Abonelik Reklam Arşiv Künye İletişim eDergi  
 
06 Ocak 2015 Salı
 


 
Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
 
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden

 
   
  Demir çelik sektörü destek bekliyor


Hammadde fiyatlarının uç noktalarda fiyat farkı yaşaması, demir çelik sektörünün 2014´teki gündeminde ilk sıralarda yer aldı. Geçen yılın ilk çeyreğinde düşüşe geçen cevher fiyatları, yıl boyunca aşağı yönde seyretti. Sektör yetkilileri, cevher fiyatlarının aksine, güçlü konumunu koruyan hurdanın fiyat artışını 2014 genelinde sürdürdüğüne dikkat çekiyorlar. Cevher ve hurda arasındaki fiyat farkının hem üreticiler arasındaki maliyet farkını iyice açtığı, hem de global piyasalardaki ticaret dengelerini alt üst ettiği ifade ediliyor.
Elektrik ark ocağından çelik üretimi yapan tesislerin, maliyet kalemlerinin yaklaşık yüzde 65’ini hurdanın oluşturduğuna işaret eden yetkililer, söz konusu üreticilerin entegre tesisler ile rekabet etmekte zorlandığını aktarıyorlar. Cevher fiyatlarının 2014 başından itibaren yaklaşık yüzde 38 düşüş göstermesine karşılık, hurda fiyatlarının sadece yüzde 16 düşüş yaşadığı kaydediliyor. Yetkililer, "Genel olarak cevher ile hurda arasında bire üç oranındaki bir fark, elektrik ark ocaklı tesislere, entegre tesisler ile üretim maliyeti açısından eşit avantaj sağlıyor. Bununla birlikte, geçen yıl söz konusu fark, bire 4,5 oranlarına ulaştı" diye konuşuyorlar.
Demir cevheri fiyatlarındaki yüksek düşüşe sebep olarak; dünyada cevher tedarikçisi konumunda en büyük üç firma olan Rio Tinto, Vale ve BHP Billiton’un yaptıkları yatırımlar ve kapasitelerini artırmaları gösteriliyor. Bunun yanı sıra, küresel ekonomideki durgunluk ve özellikle Çin’in büyüme hızının yavaşlaması sonucunda çelik talebinin azalmasının da, cevher fiyatlarını etkilediği dile getiriliyor.

Çinli üreticiler önemli bir avantaj yakaladılar
Üretim maliyetlerinde cevher fiyatlarından dolayı ciddi avantaj yakalayan Çinli üreticilerin, gerek Türkiye’nin ihracat piyasalarına, gerekse Türkiye piyasasına verdikleri rekabetçi tekliflerin, hurdadan üretim yapan Türkiye çelik üreticilerini zor durumda bıraktığı dile getiriliyor. Türkiyeli üreticilerin marjlarındaki daralma ile mücadele ettiğine işaret eden yetkililer, sözlerini şöyle sürdürüyorlar: "Ayrıca, Çinli üreticilerin Türkiye’nin önemli ihraç pazarlarına agresif fiyat politikaları ile satış yapmaları da, yerli üreticilerin bu bölgelerde pazar payı kaybetmelerine neden oluyor. Devlet desteği alan Çinli üreticilerin demir cevheri bazlı üretim yapmaları sayesinde, üretim maliyetlerinin de düşük olması, Türkiye pazarına düşük fiyatlı uzun mâmul satışı yapmalarına imkân sağlıyor."

Çin´in ağırlığı artıyor
Uluslararası piyasalarda Çin’in ağırlığını artırması ve talepte yaşanan daralmaya paralel olarak, Türkiye çelik sektöründe baskının hissedildiği ve Ekim ayında Türkiye’nin ham çelik üretiminde düşüş yaşandığı görülüyor. Ocak-Ekim döneminde, Türkiye’nin toplam ham çelik üretimi önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 0,9 düşüşle, yaklaşık 28,4 milyon tonda kaldı. Söz konusu dönemde, elektrik ark ocaklı tesislerin ham çelik üretimi yüzde 3,2 düşüşle 19,9 milyon tona gerilerken, entegre tesislerin üretimleri yüzde 4,9 artış göstererek, 8,5 milyon tona ulaştı.
Ocak-Ekim döneminde Türkiye’nin kütük üretimi de yıllık bazda yüzde 4,5 düşüş göstererek, 20.8 milyon tona gerilemesine rağmen, söz konusu dönemdeki slab üretimi yüzde 10,3 artışla yaklaşık 7,6 milyon tona ulaştı.

Haberin devamını Ocak sayımızda bulabilirsiniz...
 



 
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları
 
  Tezgah kullanımına temel yaklaşım
  İş sağlığı ve güvenliğinde makina emniyeti
   
   
  © Tüm Hakları Dünya Süper Veb Ofset A.Ş'ye aittir.