| 18 Ağustos 2013 Pazar |
| |
|
|
 |
|
 |
|
|
| |
|
|
| |
|
| |
Kaya petrolü üretimi, enerjideki dengeleri değiştirecek
Kaya petrolü (shale oil) üretimi küresel petrol üretiminin yüzde 12’sine kadar ulaşma potansiyeline sahip. Bu da, günde yaklaşık 14 milyon varile denk geliyor. Bu fazladan arz, küresel petrol fiyatlarını 2035’te yüzde 25-40 oranlarına kadar aşağı çekebilir. Küresel GSYİH seviyesi ise, yüzde 2,3 ile 3,7 oranlarında (bugünün GSYİH değerleri üzerinden 1,7 ile 2,7 trilyon dolar) artabilir.
PwC tarafından yayımlanan yeni bir analize göre, kaya petrolünün küresel etkisi, gelecek 20 yılda dünya enerji piyasalarında köklü değişiklikler yaratabilir. Değişiklikler, önemli ölçüde azalan petrol fiyatları, artan küresel GSYİH, değişen jeopolitik konumlar ve petrol ve doğalgaz şirketleri için değişen iş modelleri anlamına gelecek.
PwC tarafındna hazırlanan, “Kaya Petrolü-Bir Sonraki Enerji Devrimi” başlıklı rapor, kaya petrolü üretiminin gelecekteki artışının küresel petrol fiyatları üzerindeki muhtemel etkisini inceleyen senaryolar sunuyor. Rapor ayrıca, bu değişikliklerin 2035 yılına kadar daha geniş ölçekte ekonomiyi ve petrol ve doğalgaz sektörünü nasıl etkileyebileceğini değerlendiriyor.
Ülkelere göre GSYİH üzerindeki tahmini etki ve bunun küresel ölçekteki yansıması tabloda yer alıyor.
ABD dışında kaya petrolünün miktarı bilinmiyor
ABD dışındaki kaya petrolünün kaynağının niteliği ve miktarı yeterince bilinmiyor. Bu da, kaya petrolündeki gelişiminin potansiyeli konusunda belirsizliğe yol açan en önemli unsur. PwC çalışmasında, bu önemli yeni kaynağa ilişkin anlayışın geliştirilmesi için yapılacak destekleyici yatırımın değerinin altı çiziliyor.
PwC’nin çalışmasında; kaya petrolü üretiminin ABD’deki mevcut kaynaklardan yavaş yavaş başka bölgelere yayılma potansiyeline sahip olmasının yanı sıra, bu üretimin 2035 yılına kadar dünyadaki toplam petrol arzının neredeyse yüzde 12’sine kadar artabileceği belirtiliyor. Petrol talebinin fiyat değişiklikleri karşısında göreceli olarak duyarsız kalması gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, PwC senaryo analizi, talebin bu ilave arzı içine alacak kadar artırılabilmesi için 2035 yılına kadar yüzde 40 civarında petrol fiyatı gerilemesinin (EIA referans durum tahmini bakımından) gerekebileceği söylüyor. Ancak, kaya petrolü çıktı artışının etkisine cevap olarak OPEC çıktısını azaltmaya karar verirse, petrol fiyatı gerilemesi (EIA temel tahminine kıyasla) yüzde 25 ile sınırlı kalabilir.
Hükümetler, enerji şirketleri ve bu şirketlerin müşterilerine yönelik fırsatlar ve zorluklar:
Rapor, aynı zamanda aşağıdaki hususlar da dahil olmak üzere, enerji sektöründeki paydaşların karşı karşıya oldukları fırsatları ve zorlukları da ele alıyor:
• Potansiyel kaya petrolü kaynakları bulunan petrol ithalatı yapan mevcut ülkelerin hükümetlerinin kaya petrolünden faydalanılmasının teşvikine yönelik politikalar oluşturulmasının ve bu politikaların alternatif yerel ve ulusal çevresel hedefler (örneğin karbonsuzlaştırma) ile dengelenmesinin olası ekonomik getirilerini anlamaları gerekecek.
• Geleneksel petrol ihracatına dayanan ülkelerdeki hükümetlerin uzun vadede daha düşük gelir akışlarına geçmeleri ve/veya kaya petrolü, kaya gazı da dahil olmak üzere kendilerine ait geleneksel olmayan kaynaklar geliştirmeleri gerekecek.
• Kaya petrolü (kaya gazı ile birlikte), ABD ve Çin gibi ülkeler açısından enerji bağımsızlığını artırdığı ve OPEC’in etkisini azalttığı için jeopolitik dinamikleri etkileyebilir.
• Petrol şirketleri, bir yandan mevcut portföylerini ve planlanmış projelerini düşük petrol fiyatı senaryoları ışığında yeniden değerlendirirken, diğer yandan da iş modellerini kaya petrolü için gerekli olan daha düşük ölçekli fakat daha standart hale getirilmiş üretim süreçleri ile uyumlu olacak şekilde değiştirmeli.
• Beklenilenden daha düşük olan reel petrol fiyatları büyük ölçüde petrol ve ilişkili diğer ürünlere dayanan şirketler için uzun vadeli faydalar da yaratabilir (örneğin; petrokimyasallar ve plastik, havayolları, karayolu taşımacıları, otomotiv şirketleri ve fiyatlarının genellikle petrole bağlı olması nedeniyle sıvılaştırılmış doğal gaz sektörü).
Lyons: Küresel ekonomi yeniden şekillenebilir
PwC Petrol ve Gaz Ekibi Direktörü ve raporun yazarlarından Adam Lyons, konu hakkında şunları söyledi: “Önemli kaya petrolü kaynaklarının potansiyel kullanılabilirliği ve erişilebilirliği ve artan üretimin küresel petrol fiyatlarının sınırlandırılması üzerindeki tahmini etkisi, petrol sektörünün çok daha ötesine geçen birtakım etkilere sahip. Kaya petrolünün uzun vadede küresel ekonomiyi yeniden şekillendirme ve enerji güvenliğini, bağımsızlığını ve ekonomik olarak karşılanabilirliğini artırma potansiyeli bulunuyor. Fakat bu faydalar hem yerel, hem de küresel düzeydeki daha geniş çevresel hedefler ile dengelenmeli. Bunun sonucunda, politika ve düzenleyici rejimlerde ortaya çıkan değişikliklerin şüphesiz petrol üreticileri ve tüketicileri üzerinde zincirleme bir etkisi olacak.”
Kaya petrolünde gözlemlenen büyümenin etkilerinin değer zincirinde de hissedileceğini dile getiren Lyons, “Reel petrol fiyatlarına ilişkin uzun vadeli istikrarlı artış tahminlerine dayalı yatırım tercihlerinin ve petrol sahası hizmetleri sektörlerinde yeniden değerlendirilmesi gerekebilir” diye konuştu.
Hawksworth: Önemli bir etki yaratabilir
PwC Baş Ekonomisti ve raporu hazırlayan ekipte görev alan John Hawksworth ise, konu hakkında şunları söyledi: “Artan kaya petrolü arzı sonucu gerileyen küresel petrol fiyatları, aynı maliyet ile daha fazla çıktı üretilmesine imkân vererek, dünya ekonomisinin gelecekteki evrimi üzerinde önemli bir etki yaratabilir. Kaya petrolü üretimi tüm dünyada yayıldıkça, bu etkiler küresel GSYİH’de 2035’te yaklaşık yüzde 2,3 ile 3,7 oranında tahmini bir artışı yavaş yavaş oluşturacak. Bu da, hemen hemen o yılda toplam küresel GSYİH’ye İngiltere ekonomisi ölçeğinde bir ilavenin olması anlamına geliyor.”
Petrol fiyatındaki gerilemenin ekonomik faydaları ülkelere göre önemli farklılık göstereceğini ifade eden Hawksworth, “Hindistan ve Japonya gibi büyük net petrol ithalatçıları, alternatif senaryolarımızda 2035 yılına kadar GSYİH’lerinin yüzde 4 ile 7 seviyelerinde arttığına tanıklık edebilir. Öte yandan, ABD, Çin, Almanya ve İngiltere ise, yüzde 2 ile 5 seviyelerinde GSYİH artışı kaydedebilir. Rusya ve Orta Doğu gibi büyük petrol ihracatçıları ise, büyük miktarda kendi kaya petrolü kaynaklarını geliştiremedikleri sürece uzun vadede bu süreçten ciddi zararlarla çıkacaklar” dedi.
Kaya petrolü nedir?
Kaya petrolü, kaya gazı gibi yatay sondaj ve hidrolik kırılma yoluyla üretilen bir kaynaktır. Bugüne kadar elde edilmiş mevcut kanıtlara dayalı olarak, kaya petrolü kaynakları raporda daha ayrıntılı bir biçimde ele alındığı şekilde dünya geneline yayılmış durumdadır.
PwC senaryo analizi, EIA’nın reel petrol fiyatlarının 2035’e kadar varil başına 133 dolara (ABD fiyat enflasyonuna göre düzeltilen reel değerler ile) ulaşmasını öngören temel referans durum tahmini ile başlıyor. EIA’nın bu tahmini, minimal düzeyde kaya petrolü üretimini ve de Çin ve gelişmekte olan diğer ülkelerin büyük oranda artış gösteren talebini öngörüyor. PwC senaryo analizi ise, artan kaya petrolü üretiminin 2035’e kadar reel petrol varil fiyatlarının 83-100 dolar düzeyine ulaşabileceğini gösteriyor (EIA’nın tahminine kıyasla 33-50 dolar civarında daha düşük varil fiyatı, yani nispeten yüzde 25-40 oranında bir fiyat düşüşüne eşit).
|
| |
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları |
| |
Boru sektörü 2013 yılına umutla bakıyor |
| |
Binalar, makinalar ve insanlar... |
| |
|
| |
|
|