| 18 Ağustos 2013 Pazar |
| |
|
|
 |
|
 |
|
|
| |
|
|
| |
|
| |
Boru sektörü 2013 yılına umutla bakıyor
Türkiye, altyapı yatırımlarının vazgeçilmez unsuru olan boru sanayiinde ihracatçı konumda yer alıyor. Dünya boru üretiminin ise, 2012-2015 döneminde yüzde 5,8’lik büyümeyle, 31,5 milyon ton seviyesine ulaşması bekleniyor. Dünya genelindeki talep değerlendirildiğinde, yüzde 40 pay ile Çin en büyük boru tüketicisi konumunda.
Boru sanayiinin üretim ve ihracatında en büyük payı çelik borular alıyor. İhracat odaklı bir sektör olan Türkiye çelik boru sanayii, 2012 yılında 1,87 milyon ton ihracat gerçekleştirdi ve bu ihracat, Türkiye’nin toplam çelik ürünleri ihracatının miktar olarak yüzde 9,5’ini oluşturdu. Düzenli olarak imalat yapan ve tamamı yerli sermayeden oluşan yaklaşık 30 firmanın yer aldığı çelik boru sektöründe, 8 bin kişiye istihdam sağlanıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yaşanan borç krizi ve küresel ekonomik krizin etkilerinin devam etmesi, özellikle gelişmiş ülkelerdeki talep daralmasına neden oldu. Çelik boru üreticileri ise, ihracatlarını talebin daha yoğun olduğu gelişmekte olan ülkelere kaydırarak, söz konusu gerilemenin etkilerini en aza indirdiler.
Çelik boru ihracatı yüzde 15,3 arttı
Küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen, 2012 yılında çelik boru ihracatı, bir önceki yıla göre miktar olarak yüzde 15,3 arttı ve 1.87 milyon ton olarak gerçekleşti. Değer olarak ise, hammadde fiyatlarının gerilemesinin de etkisiyle yüzde 5,6 artışla, 1.7 milyar dolarlık ihracat yapıldı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde çelik borulara olan talep artarken, Türkiye’nin 2012 yılında en fazla ihracat yaptığı ülkeler; Irak, ABD, Cezayir, İngiltere ve Romanya oldu. Yeniden yapılanma sürecinde olan Irak, Türkiye’deki üreticiler için çok önemli bir pazar olurken, siyasi durumun normalleşmeye başladığı Mısır ve Libya’nın da, 2013 yılında üreticiler için önemli bir pazar olacağı ifade ediliyor.
ABD’nin de yatırım açısından şu anda en cazip ülkelerden birisi haline geldiğini vurgulayan yetkilileri, ABD’de bulunan zengin kaya gazı rezervlerinin, ABD’den sondaj borusuna olan talebin ciddi oranda artmasına neden olduğunu ifade ediyorlar.
İhracattaki artışın sürmesi bekleniyor
2013 yılında çelik boru sektörünün, öncelikle kazanmış olduğu pazarları korumayı hedeflediğini kaydeden yetkililer, sektörün daha sonraki hedefinin ise, mevcut pazarlardaki payını artırmak olduğunu dile getiriyorlar. İhracat pazarlarında Avrupa Birliği’nin talebinde 2013 yılının ikinci yarısına kadar bir iyileşme olmasının beklenmediğini aktaran yetkililer, şöyle konuşuyorlar: “Ancak Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kuzey Amerika ülkelerinin taleplerinde düzenli bir artış gözleniyor. 2013 yılında ihracatın bu bölgelerde daha da yoğunlaşmasını bekliyoruz. İç piyasada ise, kentsel dönüşüm projelerinin yaygınlaşması çelik boru talebini önemli ölçüde etkileyecek. Bunun dışında, Türkiye çelik boru sektörü için en önemli projelerden birisi olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) yapımına yılsonuna doğru başlanacak. Söz konusu boru hattının Türkiye’den geçecek olan kısmında 1,8 milyon ton çelik boru kullanılacak. Bu gelişmeler ışığında, sektörün 2013 yılında da üretimini ve ihracatını artırmayı sürdüreceğini tahmin ediyoruz.”
6 milyon ton üretim kapasitesine sahip
6 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan Türkiye çelik boru sektörü, yıllık yaklaşık 4 milyon ton üretim gerçekleştiriyor. 5 milyar dolar civarında bir hacme sahip olan sektör, her geçen yıl kendini yenileyerek ve katma değeri yüksek ürünler üreterek, Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor. Pazarın yıllık büyüme hızı, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere paralel olarak değişiyor. Üretimini bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5 artıran Türkiye çelik boru sektörü, 2012 yılında 3,95 milyon ton üretim gerçekleştirerek, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise beşinci büyük çelik boru üreticisi olma konumunu sürdürdü.
Sektörün rekabetçi gücünün artırılması için gerekli atılımların yapılmasının büyük önem taşıdığını söyleyen yetkililer, en büyük hedefin üretimde ve ihracatta dünyada ilk üçe girmek olduğunu belirtiyorlar. Yetkililer, “Sektör, 2023 yılı hedefinde payına düşen 7.9 milyar dolar ihracatı gerçekleştirmeye odaklanacak” diye konuşuyorlar.
Üretimin yüzde 47’si ihraç edildi
Türkiye çelik boru sektörü, üretiminin yaklaşık yüzde 47’sini ihraç ederken, 2012 yılında gerçekleştirilen 3,95 milyon tonluk üretimin 1,87 milyon tonu ihraç edildi. Söz konusu üretimin yaklaşık 2,2 milyon tonu da yurtiçinde tüketilirken, çelik boru ithalatı ise 2012 yılında yaklaşık 110 bin ton olarak gerçekleşti. Söz konusu rakam, yurtiçi tüketimin yaklaşık yüzde 5’lik kısmını oluşturuyor.
Önümüzdeki yıllarda çelik boru ihracatının daha da artmasıyla, iç pazar ve dış pazar satış oranlarının birbirine yaklaşacağının tahmin edildiğini kaydeden yetkililer, şunları söylüyorlar: “2011 yılı dünya dikişli çelik boru üretimi yaklaşık 83 milyon ton olarak gerçekleşirken, Türkiye’nin üretimi de, dünya toplam çelik boru üretiminin yaklaşık yüzde 4,5’ini oluşturuyor. Türkiye, çelik boru üretiminde Çin, Rusya, Güney Kore ve Japonya’dan sonra beşinci sırada yer alırken; dünya çelik boru ihracatında da Çin, Almanya, İtalya ve Güney Kore’nin ardından yine beşinci sırada bulunuyor.”
Plastik boru kullanımı yaygınlaşıyor
Plastik boru sanayiine bakıldığında ise, tüm dünyada ve özellikle gelişmiş ülkelerde plastik boru kullanımının her geçen gün arttığı görülüyor. Avrupa’da rakiplerini geride bırakarak, neredeyse yüzde 95 oranında tercih edilen plastik boruların Türkiye’de de kullanım alanları genişliyor. Plastik borular sadece içme suyu şebekelerinde değil, doğalgaz şebekelerinden kanalizasyon sistemlerine, tarımsal sulamadan ısıtma sistemlerine kadar pek çok alanda tercih ediliyor. Atık su, drenaj, doğalgaz dağıtım şebekelerinin yenilenmesi ve inşaat sektöründeki gelişmeler, plastik boru tüketimi ve dolayısıyla üretiminde artışı beraberinde getiriyor.
Türkiye’de boru sektörü, yerli tüketimi karşılamasının yanı sıra, net ihracatçı olarak konumlandırılıyor. Toplam boru üretiminin yüzde 45-50’sinin ihraç edildiğine işaret eden sektör yetkilileri, geri kalan bölümün ise iç piyasada kullanıldığını kaydediyorlar. 2012 yılı için kesin rakamlar açıklanmamakla birlikte, söz konusu dönemde, 700 bin tonluk plastik boru üretimine karşılık, değer bazında 1.8 milyar dolar civarında üretim rakamına ulaşıldığı tahmin ediliyor. Bu rakamın da, yüzde 8,3’lük artışı ifade ettiği belirtiliyor.
2013’te 760 bin tonluk üretim bekleniyor
Plastik boru segmentinin 2013 yılında da büyümeye odaklandığını bildiren sektör yetkilileri, plastik boru üretiminin 2013 yılında 760 bin ton ile 1.975 milyar dolara ulaşacağını öngörüyorlar. Yetkililer, sözlerini şu şekilde sürdürüyorlar: “Plastik boru ihracatı ise, 2011 yılında 282 bin ton ve 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, 2012 yılında 310 bin ton ve 810 milyon dolara ulaştı. İhracat yapılan ülkelerin başında da Irak, Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan ve Gürcistan geliyor. Türk plastik boru ve bağlantı parçaları sektörü, 810 milyon dolarlık ihracat hacmi ile dünyada Almanya, Amerika, Çin, İtalya, Çek Cumhuriyeti ve İngiltere’den sonra yedinci sırada yer alıyor.”
Plastik boru sektöründe ağırlıklı olarak yerli firmalar faaliyet gösterirken, söz konusu firmaların Kuzey Amerika kökenli bazı firmalarla ortak projeler geliştirmesi de dikkat çekiyor. Plastik sektörüne genel olarak bakıldığında, yabancı sermayeli firmaların yeni yatırım olanaklarını değerlendirdiğini ifade eden yetkililer, plastik sektörünün hızlı büyümesinin yabancı yatırımcının da ilgisini çektiğine vurgu yapıyorlar. Yetkililer, söz konusu ilginin boru sektörüne de olumlu yönde etki yapacağını da ifade ediyorlar.
CTP boru sanayii önemli bir büyüklüğe ulaştı
CTP boru sanayiinde yer alan üretici ve üretim tesisi sayısı ile üretim miktarları analiz edildiğinde, CTP boru sektörünün dünya ölçeğinde önemli bir büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor. Şu anda Türkiye’de 16 adet sürekli elyaf sarma makinasının mevcut olduğunu ifade eden yetkililer, bu durumun da, diğer CTP boru üretimi yapan ülkelerle kıyaslandığında oldukça yüksek bir kapasiteye işaret ettiğini söylediler. Kurulu kapasitenin ülke ihtiyacının üzerinde olduğunu vurgulayan sektör yetkilileri, şöyle konuşuyorlar: “2012 yılında sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yaklaşık olarak 150 bin ton CTP boru laminatı üretimi gerçekleştirdiği tahmin ediliyor. Bu üretimin yaklaşık olarak bin 500 kilometre boruya eşdeğer olduğu ifade ediliyor. 2012 yılı rakamları netleşmemesine rağmen, sektörde faaliyet gösteren firmaların yaklaşık olarak 400 milyon TL’lik bir ciro büyüklüğüne ulaştığı tahmin ediliyor. Toplam cironun da, yaklaşık yüzde 40’ının ihraç edilen ürünlerden elde edildiği öngörülmektedir.”
100 milyon dolarlık ihracat yapıldı
CTP boru sektörünün 2012 yılında yaklaşık olarak 100 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdiğini aktaran yetkililer, “Türk firmaları ihracat pazarlarında yoğun çalışmalar sergiliyor ve çok rekabetçi fiyat politikalarıyla hareket ediyorlar. Buna rağmen, bölge ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar ve özellikle Avrupa bölgesindeki ekonomik durgunluk sebebiyle 2012 ihracatında istenilen düzeye ulaşılamadı. 2013 yılında ise, bölgede istikrarın oluşması ve Avrupa’da ekonominin canlanması söz konusu olduğu takdirde, üreticilerin ihracat performansı artacaktır” diye konuşuyorlar.
Zeren: Gelişmiş ülkelerde talep daraldı
Avrupa Birliği ülkelerinde borç krizi ve küresel ekonomik krizin etkilerinin devam ettiğini belirten Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) Genel Sekreteri Mehmet Zeren, bu durumun özellikle gelişmiş ülkelerdeki talepte bir daralma meydana getirdiğini söyledi. Zeren buna karşın, çelik boru üreticilerinin ihracatlarını talebin daha yoğun olduğu gelişmekte olan ülkelerin pazarlarına kaydırarak, bu gerilemeyi karşılayabildiklerini aktardı.
Küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen, 2012 yılında çelik boru ihracatının, bir önceki yıla göre miktar olarak yüzde 15,3 artışla, 1.87 milyon ton olarak gerçekleştiğini kaydeden Zeren, “İhracat değer olarak ise, hammadde fiyatlarının gerilemesinin de etkisiyle yüzde 5,6 artışla, 1.7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Toplam üretimde rakamlar henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, 2012 yılında yüzde 5 civarında bir artış olduğunu tahmin ediyoruz” diye konuştu.
Çelik boru sektörünün hedefinin, önceki yıllar gibi, 2013’te de öncelikle kazanmış olduğu pazarları korumak olduğunu kaydeden Zeren, “Sektörün daha sonraki hedefi ise, mevcut pazarlardaki payını artırmaya çalışmak. 2013 yılının ikinci yarısına kadar Avrupa Birliği’nin talebinde bir iyileşme olması beklenmiyor. Ancak, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kuzey Amerika ülkelerinin taleplerinde düzenli bir artış söz konusu. 2013 yılında ihracatımızın bu bölgelerde daha da yoğunlaşmasını bekliyoruz” dedi.
“En fazla ihracat Irak’a yapıldı”
Özellikle, gelişmekte olan ülkelerde çelik borulara olan talebin arttığına işaret eden Zeren, Türkiye’nin 2012 yılında en fazla ihracat yaptığı ülkelerin Irak, ABD, Cezayir, İngiltere ve Romanya olduğunu kaydetti. Yeniden yapılanma sürecinde olan Irak’ın, Türkiye’deki üreticiler için çok önemli bir pazar olduğunu ifade eden Zeren, şöyle konuştu: “Bunun dışında, siyasi durumun normalleşmeye başladığı Mısır ve Libya da, 2013 yılında üreticilerimiz için önemli bir pazar olacak. ABD, yatırım açısından şu anda en cazip ülkelerden birisi haline geldi. Bu ülkede bulunan zengin kaya gazı rezervleri, sondaj borusuna olan talebin ciddi oranda artmasına neden oldu.”
“Artış trendi devam edecek”
İç piyasada kentsel dönüşüm projelerinin yaygınlaşmasının, çelik boru talebini önemli ölçüde etkileyeceği öngörüsünde bulunan Mehmet Zeren, “Bunun dışında, Türkiye çelik boru sektörü
için en önemli projelerden birisi olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın yapımına yıl sonuna doğru başlanması planlanıyor. Boru hattının Türkiye’den geçecek olan kısmında 1.8 milyon ton çelik boru kullanılacak. Dolayısıyla, 2013 yılında da Türkiye çelik boru sektörü üretimini ve ihracatını artırmayı sürdürecektir” diye konuştu.
6 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan Türkiye çelik boru sektörünün, yıllık yaklaşık 4 milyon ton üretim gerçekleştirdiğini belirten Zeren, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yaklaşık 5 milyar dolarlık bir hacme sahip olan sektör, her geçen yıl kendini yenileyerek ve katma değeri yüksek ürünler üreterek, Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor. Pazarın yıllık büyüme hızı, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere paralel olarak değişmektedir. Üretimini bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5 artıran Türkiye çelik boru sektörü, 2012 yılında 3,95 milyon ton üretim gerçekleştirerek, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise beşinci büyük çelik boru üreticisi olma konumunu sürdürmüştür. Düzenli olarak imalat yapan ve tamamı yerli sermayeden oluşan yaklaşık 30 firmanın yer aldığı çelik boru sektöründe, yaklaşık 8 bin kişiye istihdam sağlanmaktadır.”
“Sektörün rekabet gücü artırılmalı”
Sektörün rekabetçi gücünün artırılması için gerekli atılımların yapılması ile bundan sonraki en büyük hedeflerinin, üretimde ve ihracatta dünyada ilk üçe girmek olduğunu ifade eden Zeren, “Sektör, 2023 yılı için sektörün payına düşen 7.9 milyar dolarlık ihracatı gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır” dedi.
Çelik boru sektörünün, üretiminin yaklaşık yüzde 47’sini ihraç ettiğinin altını çizen Mehmet Zeren, şunları söyledi: “2012 yılında 3,95 milyon ton olarak gerçekleştiği tahmin edilen üretimin 1,87 milyon tonu ihraç edildi. Söz konusu üretimin yaklaşık 2,2 milyon tonu da yurtiçinde tüketildi. Çelik boru ithalatı ise, 2012 yılında yaklaşık 110 bin ton olarak gerçekleşti. Bu da, yurtiçi tüketimin yaklaşık yüzde 5’lik kısmına tekabül ediyor. Önümüzdeki yıllarda çelik boru ihracatının daha da artmasıyla, iç pazar ve dış pazar satış oranlarının birbirine yaklaşacağını tahmin ediyoruz.”
Yayan: Kriz ihracatı olumsuz etkiledi
Yassı çelik üretiminin yaklaşık yarısının boru sektörüne yönelik olduğunu belirten Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği (DÇÜD) Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan ise, “Boru sektörünün 2012 yılı tahmini üretimi 3,95 milyon tondur. Bu yönüyle boru sektörünün, 8,8 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenen yassı çelik üretiminin yüzde 50’si civarında sac tükettiği hesaplanmaktadır” dedi.
Avrupa’da derinleşen ve Euro Bölgesi geneline yayılan kriz koşullarının ihracatı olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Yayan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bunun yanında, Avrupa’daki talep düşüşü nedeniyle AB’de faaliyet gösteren yassı çelik üreticileri, başta Türkiye olmak üzere ihracat pazarlarına yöneldi. Yurtdışındaki devlet destekli üretim yapan üreticilerin Türkiye’ye yönelik ihracatının azalmamış olması nedeniyle, sektörün üretimi artmak bir yana geriledi.”
Global piyasadaki talep durgunluğunun sebep olduğu atıl kapasitelerin fiyatları baskı altında tuttuğunu vurgulayan Yayan, bu nedenle rekabet koşullarının keskinleşmesinin de, bu sonucun oluşmasında belirleyici rol oynadığını söyledi.
“Kapasite kullanımı yüzde 69 oldu”
2011 yılında, yassı ham çelik üretimindeki kapasite kullanım oranının yüzde 69 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Yayan, “2012 yılında kapasitedeki artışa rağmen, üretimin gerilemesi nedeniyle, kapasite kullanım oranı yüzde 56 seviyesine düştü. Ancak, kısmen ihracattaki beklenen artış, kısmen de ithal ürünlerin daha fazla yerli üretimle ikame edilmesi sayesinde, kapasite kullanım oranının, 2013 yılında yüzde 60’ın üzerine çıkması bekleniyor” dedi.
Türkiye’nin yassı mamul üretiminin ise, yılı yüzde 2 düşüşle, 8,9 milyon ton civarında tamamlamasının beklendiğini kaydeden Yayan, şöyle konuştu: “Buna karşılık, uzun mamul üretimindeki yüzde 10 civarındaki yükseliş, uzun ürüne geçiş şansı olan bazı yassı ürün üreticilerinin, uzun ürün üretimine yöneldiklerini ortaya koyuyor.”
2012 yılının Ocak-Kasım döneminde, Türkiye’nin yassı ürün ihracatının, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 24 oranında düşüşle, 2,19 milyon tondan 1,66 milyon tona gerilediğini kaydeden Yayan, “2012 yılı sonu için ise, yassı çelik ürünleri ihracatının yüzde 20 civarında düşüş yaşadığı tahmin ediliyor. 2013 yılında, AB’deki krizin etkilerinin azalması ve tüketimin bir miktar canlanmasının, hem AB’den Türkiye’ye yönelen yassı ürün miktarının azalmasına, hem de Türkiye’nin AB’ye yönelik yassı ürün ihracatının artmasına katkıda bulunabileceği öngörülüyor” dedi.
“Global pazarda arz fazlalığı mevcut”
Türkiye’nin yassı ürün tüketiminin yüzde 4 civarında artışla, 13,7 milyon ton seviyesine yükselmesinin beklendiğini kaydeden Veysel Yayan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin yassı çelik üretim kapasitesi tüketim miktarının üzerine çıkmış olmasına rağmen, üretim, tüketimin yüzde 65’i seviyesinde kaldı. Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere, son bir yıldan bu yana AB’nin de dahil olduğu ülkelerden ithalat baskısı devam ediyor. 2012 yılının ikinci yarısında olduğu gibi, zaman zaman Japonya ve Çin’de yerleşik üreticilerin, konjonktürel olarak oldukça düşük fiyatlarla piyasalarımıza yöneldiği ve global yassı çelik piyasasındaki arz fazlalığının etkili olduğu gözleniyor.”
Uysal: Plastik boru kullanımı artıyor
Tüm dünyada ve özellikle gelişmiş ülkelerde plastik boru kullanımı her geçen gün artarken, plastik boruların Türkiye’de de kullanımı alanları genişliyor ve farklılaşıyor. Plastik borular, Avrupa’da rakiplerini geride bırakarak, yüzde 95 oranında kullanım rakamlarına ulaştı. Söz konusu borular, sahip oldukları avantajlar ile sadece içme suyu şebekelerinde değil; doğalgaz şebekelerinden kanalizasyon sistemlerine, tarımsal sulamadan ısıtma sistemlerine kadar pek çok alanda tercih ediliyor.
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uysal, “Türkiye’de de; atık su, drenaj, doğalgaz dağıtım şebekelerini yenileme çalışmaları ve inşaat sektöründeki gelişmeler, plastik boru tüketiminde artışı beraberinde getirdi” diye konuştu.
Türkiye’de boru sektörünün net şekilde “ihracatçı” olarak konumlandırıldığını ifade eden Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplam boru üretiminin yüzde 45-50’si ihraç edilirken, geri kalan bölüm ise iç piyasada kullanılıyor. Elimizdeki verilere göre, toplam boru üretiminin 3,8 milyon ton ve 3,2 milyar dolarlık bölümünün ise, çelik boru sektörüne ait olduğunu görüyoruz. Çelik boru sektöründe de, yine yüzde 50 iç pazar tüketimi, yüzde 50 ihracat dikkat çekiyor.”
“Firmaların çoğunluğu KOBİ niteliğinde”
Plastik sektörü genelinde olduğu gibi, Türkiye boru sektöründe de çoğunlukla KOBİ niteliğinde firmaların faaliyet gösterdiğini aktaran Uysal, plastik boru üretimi yapan firmaların, inşaat plastikleri kategorisi içinde yer aldığını iletti. Uysal, “Ülkemizde inşaat plastiği üreten yaklaşık 700 firma içinde boru sektörüne yönelik üretim yapan 400 firma olduğunu söyleyebilirim. Bu rakam, toplam boru sektöründe faaliyet gösteren firmaların da yaklaşık olarak yüzde 90’ını oluşturuyor” diye konuştu.
Türkiye’de plastik dahil, boru ve bağlantı parçaları üretiminin toplam 4,4 milyon ton olduğunu kaydeden Uysal, bu genel tablo içinde plastik boru ve bağlantı parçaları üretiminin 700 bin ton civarında olduğunu belirtti. İnşaat plastikleri sektörü içinde önemli bir yere sahip olan plastik boru üretiminin, sektör toplamının yaklaşık üçte birini oluşturduğunu söyleyen Uysal, şöyle konuştu: “2012 yılı kesin rakamları açıklanmamakla birlikte; 700 bin tonluk plastik boru üretiminin, değer bazında 1,8 milyar dolar civarında üretim rakamına ulaşabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu doğrultuda, plastik boru sektöründeki büyüme trendi 2012 yılında da devam etti ve sektör üretimini 2011 yılına kıyasla yüzde 8,3 artırdı.”
Plastik boru segmentinde de, 2013 yılında yine büyümeye odaklandıklarını ifade eden Uysal, “Plastik boru üretimimizin 2013 yılında 760 bin ton ve 1,975 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz” dedi.
Plastik boru ihracatının 2011 yılında 282 bin ton ve 745 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Uysal, 2012 yılında da söz konusu rakamların, 310 bin ton ve 810 milyon dolara ulaştığını aktardı. Uysal, ihracat yapılan ülkelerin başında Irak, Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan ve Gürcistan’ın geldiğini kaydetti.
“Yabancı yatırımcının ilgisini çekiyor”
Plastik boru sektöründe genel olarak yerli firmaların faaliyet gösterdiğine işaret eden Mehmet Uysal, “Ancak firmalarımız, Kuzey Amerika kökenli bazı firmalarla ortak projeler geliştiriyor. Plastik sektörüne genel olarak baktığımızda, yabancı sermayeli firmaların yeni yatırım olanaklarını değerlendirdiğini görüyoruz. Plastik sektörünün hızlı büyümesi, yabancı yatırımcının da ilgisini çekiyor. Bu ilginin boru sektörüne de olumlu yönde etki yapacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Yeni Teşvik Yasası’nın, yatırımların önünü açması bakımından oldukça önemli bir adım olduğunu öne süren Uysal, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Plastik sektörü de, bu olumlu adımdan nasibini alacak. Çok kısa vadede sonuçlara ulaşabileceğimizi düşünmüyorum.”
Yeni yatırımların ekonomik anlamda yansımalarının ancak 2015 yılında etkin olarak görülebileceğini ifade eden Uysal, yatırımlara özellikle tarım alanı yoğun bölgelerde başlandığının altını çizdi. Uysal, “Örneğin, Şanlıurfa’da 1 milyar doların üzerinde bir yatırımın hayata geçirilmesi için çalışmalar devam ediyor” dedi.
“Çin en büyük tüketici”
Dünya boru üretiminin 2012-2015 döneminde yüzde 5,8’lik büyüme hızıyla, 31,5 milyon ton seviyesine ulaşmasının beklendiğini bildiren Mehmet Uysal, sözlerini şöyle noktaladı: “Dünya genelinde talebi değerlendirdiğimizde; yüzde 40 pay ile Çin, dünyanın en büyük boru tüketicisi konumunda bulunuyor. Türk plastik boru ve bağlantı parçaları sektörü 810 milyon dolarlık ihracat hacmi ile dünyada Almanya, Amerika, Çin, İtalya, Çek Cumhuriyeti ve İngiltere’den sonra yedinci sırada yer alıyor.”
|
| |
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları |
| |
Kaya petrolü üretimi, enerjideki dengeleri değiştirecek |
| |
Binalar, makinalar ve insanlar... |
| |
|
| |
|
|