Abonelik Reklam Arşiv Künye İletişim eDergi  
 
08 Haziran 2016 Çarşamba
 




 
Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
 
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden

 
   
  Vinç sektörü büyük ölçekli projelere odaklandı

Türkiye´nin içinde bulunduğu coğrafyadaki istikrarsızlığın sürmesi ve global ekonomide devam eden durgunluk, küresel pazarın en büyük beşinci üreticisi konumunda bulunan Türkiye vinç sektöründe hedef değişikliğine neden oldu. Bu yıl yönünü iç pazara çeviren sektörde, ana hedef mevcudu koruma üzerine oluşturuldu. Ağırlıklı olarak; enerji santralleri, otoyol projeleri, metro çalışmaları ve konut üretiminde hayata geçirilen büyük ölçekli projelere odaklanan sektörde, bu sayede dış pazar kaynaklı kayıpların telâfi edilmesi hedefleniyor. 2016 yılı stratejilerinde 2013 yılı rakamlarını yakalamanın öne çıktığını belirten sektör yetkilileri, iç pazardaki büyük ölçekli projeler sayesinde sektörden toparlanma sinyali aldıklarının altını çiziyorlar.
Sektörün riskleri fırsata çevirebilecek bir konumda bulunduğunu ifade eden yetkililer, firmalara; “riskin olduğu yerde fırsat da vardır” düşüncesinden hareketle yatırımların sürmesi önerisinde bulunuyorlar. Yapılacak çalışmaların sadece yurt içiyle sınırlı olmaması gerektiğini vurgulayan yetkililer, yurt dışında farklı pazarlara odaklanılmasını ve yeniden şekillen Ortadoğu’ya firmaların hazırlıklı olmasını tavsiye ediyorlar.

Yatırımların sürmesi bekleniyor
Yurt içinde büyük yatırımların devam ettiği ve vinç işletmecilerinin bu yatırımlarda vazgeçilmez bir noktada olduğuna dikkat çeken yetkililer, sözlerini şu şekilde sürdürüyorlar: “Türkiye’de projelere paralel olarak, vinç işletmecilerinin yatırımları da devam edecek. Mobil ve araç üstü, elektrikli gezer ve kule vinç diye üç ana başlıktan oluşan vinç sektörü, vinç imalatının seri üretime uygun olmadığından sektör hem mühendislik, hem de emek yoğun bir yapıya sahip. 2013 yılını yükselişle kapatan Türkiye vinç sektörü, 2014’te beklentileri karşılamasa da, yüzde 3,3 oranında büyüdü. İç pazarda devam eden alt ve üst yapı yatırımları ile inşaat çalışmaları sonuncu gecen yılın son üç ayında küçük de olsa bir hareketlenme yaşayan sektör, yakaladığı bu performansla yılı 2014’e eşit bir tabloyla geride bıraktı.”

Vinç imalatında Türkiye beşinci sırada
Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği´nden (İMDER) alınan bilgiye göre, vinç imalatı konusunda dünyada beşinci üretici konumunda bulunan Türkiye, halen 25 ülkeye ihracat yapıyor. Türkiye’de üretilemeyen vinçler nedeniyle ihracatın iki katı oranında ithalat söz konusu iken, geçen yıl 400 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. 400 milyon dolarlık ithalatın yüzde 18’i kule vinçlere, yüzde 43’ü elektrikli vinçlere ve yüzde 39’u ise mobil vinçlere ait. Türkiye vinç sektörünün toplam pazar büyüklüğü ile ilgili net bir bilgi olmamakla birlikte; kule vinç, mobil ve araç üstü vinç ile elektrikli gezer vinç sektörünün toplam büyüklüğünün ise 2 milyar doları aştığı tahmin ediliyor.

Araç üstü vinç sektörü rekabetçi bir yapıya sahip
30 yıllık bir geçmişe sahip olan mobil ve araç üstü vinç sektörü, bugün itibarıyla ulaştığı kapasite ve uyguladığı rekabetçi fiyatlarla büyük ölçüde vinç ithalatının önüne geçerek, istihdam ve yerli üretime katkıda bulunuyor. İMDER’den alınan bilgilere göre, araç üstü vinç sektöründe çoğunluğu KOBİ niteliğinde 50 civarında üretici faaliyet gösterirken, mobil vinçlerde ise faaliyet gösteren 10 civarındaki firmadan iki tanesi imalat yapıyor. İmalatçıların genellikle Konya’da kümelendiği mobil ve araç üste vinç sektöründe 2 bin 300 kişi istihdam ediliyor. Yıllık 2 bin 500 adet üretim kapasitesi bulunan sektör, yıllık 200 milyon dolarlık bir satış hacmine sahip. Mobil ve araç üstü vinçlerde toplam pazar ihtiyacının yüzde 80’i yerli üreticiler tarafından karşılanırken, yüzde 20’si ise ithalat yoluyla karşılanıyor.

İhracatın hızla artması bekleniyor
Türkiye’nin şu anda katlanır bomlu ve teleskopik bomlu kamyon üstüne monte edilen vinçlerde ihracat yapan bir ülke konumuna geldiğine dikkat çeken yetkililer, ihracatın henüz istenilen seviyede olmadığını, bununla birlikte gelişen konjonktüre göre ihracatın hızla artmasının planlandığını ifade ediyorlar.
Ulaştırma başta olmak üzere; alt yapı projeleri, inşaat seköründeki dikey yapılaşma, limancılık sektöründeki gelişmeler ve sanayi talebine bağlı olarak, orta vadede vinç talebinin ve dolayısıyla üretiminin artması bekleniyor. Vinç sektörünün ana bileşenlerden biri olan elektrikli gezer vinç sektöründe ise, irili ufaklı yaklaşık 300 firma faaliyet gösteriyor. Genellikle; enerji, çelik servis merkezleri, galvaniz, alüminyum, ambalaj ve makina gibi sanayi alanlarına hizmet veren sektör, yıllık ortalama 10 bin adetlik üretim kapasitesine sahipken, sektörün pazar büyüklüğünün ise, 300 ilâ 350 milyon dolar arasında değiştiği tahmin ediliyor.

20 ülkeye ihracat yapılıyor
20 ülkeye ihracat yapan sektör, 3 bin civarında kişiye de iş olanağı sağlıyor. Günümüzde inşaat çalışmalarının vazgeçilmezi olan kule vinçler, vinç sektörünün de lokomotifi konumunda bulunuyor. Konut, AVM ve yaşam alanlarında faaliyet gösteren birçok firmanın yapı yüksekliklerinin artması nedeniyle, artık kule vinçli imalat yöntemini tercih ediliyor. 2008 krizinden sonra kule vinç ihtiyacını kiralama yöntemiyle karşılayan inşaat firmalarının ulaştıkları ekonomik büyüklüğün de etkisiyle, kule vinçleri kiralamadan çok satın almayı tercih ettikleri belirtiliyor.
Kamu ve “Yap-İşlet-Devret” kapsamındaki büyük projeler olan; 3. Boğaz Köprüsü, İstanbul-İzmir otoyolu içinde yer alan İzmit Köprüsü gibi vinç sektörünün gündemini oluşturan projelerde makina tedarikleri neredeyse tamamlanırken, bu projelerde doğan ihtiyaçlar ise kiralık makina parklarından karşılanıyor. 2013 yılında gerçekleşen 245 adetlik satış rakamının sektör için yeni bir hedef basamağı olarak belirleyen sektör, proje halindeki hidroelektrik santralleri, termik ve nükleer santrallere göz dikti.

Dünya genelinde 40 civarında kulu vinç üreticisi var
Dünya genelinde 40 civarında kule vinç imalatçısı firma faaliyet gösterirken, Türkiye’de ise dört adet yerli üretici firma sektöre yönelik hizmet veriyor. Türkiye kule vinç üreticilerinde iç pazar ihtiyacını karşılayacak çeşitlilik ve kapasite olmadığı için, sektörün ithalat rakamları da yüksek seviyelerde seyrediyor. İMDER’den alınan verilere göre, 2014 yılında kule vinc sektöründe ithalat 53 milyon doları bulurken, 2015’te bu rakam yüzde 24 artarak 66 milyon dolara çıktı. 2015’te ithalatta sekizinci sırada yer alan Türkiye, ihracatta ise 28’inci sırada bulunuyor.
Kule vinç sektörünün kiralama pazarı son yedi yıldır devam eden büyüme hızını 2015’te de korurken, bu yılda da kiralamanın büyüyerek devam etmesi bekleniyor. Kule vinç alanında Türkiye’nin dünya genelinde daha yolun başında olduğuna dikkat çeken yetkililer, yerli üretimi artıracak teşviklerle hem kamuya, hem de özel sektöre önemli görevler düştüğünü dile getiriyorlar.

Üretim ve iş verimliliği her geçen gün artıyor
Ar-Ge ve inovasyonla ilgili önemli gelişmeler yaşanan Türkiye vinç sektöründe, özellikle enerji verimliliği için gerek üretim safhasında, gerekse üretilen vinçlerde kullanılan yüksek kaliteli elektronik ve mekanik ekipmanlar, üretim ve iş verimliliği her geçen gün artırıyor. Ar-Ge, inovasyon çalışmaları ve üretimde son teknoloji ekipmanların kullanılması, yerli imalatçıların üretimde uluslararası standartları yakalamasına ve AB ülkeleriyle rekabet edebilme gücüne kavuşmasını da beraberinde getirdi.
Sektörün daha da gelişmesi için yerli imalatçıların tercih edilmesinin teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden yetkililer, ara eleman ihtiyacının da mutlaka kamu tarafından karşılanması gerektiğini bildiriyorlar. Yetkililer, sözlerini şu şekilde sürdürüyorlar: “Sektördeki toplam kalitenin artırılması konusunda, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca yapılan denetimlerin artırılması gerekiyor. Denetimlerin yanı sıra, tüm üreticilerin CE, İSO, TSE gibi belgelere uygun üretim yapması sağlanmalı. Merdivenaltı üretim ve haksız rekabetin önüne geçilmesi de sektör açısından büyük önem taşıyor. Alınacak önlemler ve denetimlerle yerli üreticinin rekabet gücü daha da artacak ve daralan pazarlarda Türk imalatçıların daha fazla pay almasına katkı sunacaktır. Ayrıca, Avrupa İstif Makinaları Federasyonu (FEM) ile teknik çalışmalarını artıran sektör temsilcisi konumundaki dernek ve birlikler, vinç üretimi yapan imalatçıları uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek seviyeye getirmeyi planlıyorlar.”

Aksoy: “Teknolojiyi yakından takip etmek çok önemli”
Uzun yıllar geleneksel yöntemleri kullanan iş makinaları sektörünün inşaat metotlarında, vinçlere verdiği önemin artık belli bir seviyeye ulaştığını söyleyen Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Genel Sekreteri Faruk Aksoy, "Bu gelişme, bizleri mutlu ettiği kadar teknolojiyi takip etme ve piyasayı yeniliklerle besleme adına daha dinamik bir duruş sergilemeye zorluyor. Bundan beş sene öncesinde vinç almayı kendi projeleri için lüks sayan birçok firma, 2014 ve 2015 yıllarında hem mobil, hem de kule vinç olarak makina parkları oluşturdu. Bunun neticesinde de, inşaat alanında kalite ve hız anlamında global sıralamaya girmiş bir Türkiye görüyoruz” diye konuşuyor.
Tüm olumlu gelişmelere rağmen, sektörün temel sorunlarının halen gündemdeki yerini koruduğunu dile getiren Aksoy, sektörün en önemli sorunlarından birisinin piyasa gözetim ve denetimi olduğunu aktarıyor. Aksoy, sözlerine şöyle devam ediyor: “Standart dışı vinç ve komponent üretimlerinin gerçekleştiği yönünde firmalar ve müşterilerden fazla şikayet gelmeye başlamasıyla birlikte, konuyu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na taşıdık. Bakanlığın bu sene mobil vinçlerle ilgili olarak çalışma yapacağını söyleyebiliriz.”

“Piyasaya standart dışı ürünler sürülüyor”
Yapılan standart dışı üretimler sebebiyle iş güvenliği şartlarını sağlamayan makinaların piyasaya sürüldüğünü ifade eden Aksoy, “CE işaretlemesi; self declaration, yani üreticinin kendi imkânlarıyla veya bir test kuruluşuna ürününün testini yaptırmak suretiyle verildiği için, olası bir sorun yaşanana dek ürünün sakıncaları ortaya çıkmıyor. Aslında bu tip işletmelerin kendileri de büyük iş kazası riskleriyle karşı karşıya bulunuyor. En önemlisi de, vinç tedarikini bu firmalardan sağlayan kullanıcılar kendi paraları ile risk satın alıyorlar. İkinci önemli sorun ise, prensip olarak yüksekte personel çalıştırmayı gerektiren vinç sektörü, iş sağlığı ve güvenliği açısından 6331 Sayılı Kanunu yeterli bulmasa da, genel olarak gerekliliklerini yerine getiriyor. Bu yönde OSGB’lere gerektiğinde eğitim ve doküman olarak katkıda bulunmayı planlıyoruz. Özellikle 2015’te yaşanan üzücü kazaların birçoğu sektörümüzde gerçekleşti ve komite olarak da, basın bilgilendirmelerinde üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik” diyor.

“Denetimler yetersiz kalıyor”
Sorunların çözümü konusunda Vinç Komitesi´nin yıl içinde periyodik olarak toplandığını hatırlatan Faruk Aksoy, şunları aktarıyor: “Komite; ticari beklenti ve gelişmelerin değerlendirmeleri dışında, bakım-kurulum, depolama gibi konuların spesifik ürünler olması nedeniyle yönetim kuruluna sunulmak üzere bir takım çalışmalarda bulunuyor. Üretimi yapılan makinaların sağlaması gereken asgâri şartlar çok net bir şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, denetimsizlik sebebiyle piyasaya standart dışı mallar sürülebiliyor. Sonuç olarak bu durum, meydana gelen haksız rekabet nedeniyle firmaların gelişememe sorununu beraberinde getiriyor. Gelişemeyen firmaların uluslararası piyasada rekabet etmeleri mümkün olmuyor. Gelişimin doğal sonucu olan teknoloji kullanımı gerçekleşmediği için ihracat yapılan ülkelerde imajımız karalanırken, iç piyasada ithal ürün talebi doğuyor ve Ar-Ge çalışmalarına yeterli kaynak ayrılamıyor.”
Kontrolsüz satış, pazarlama, kiralama ve üretimleri denetlemek üzere kurgulanan Piyasa Gözetimi ve Denetimi Projesi’ne (PGD) komite olarak teknik destek verdiklerini kaydeden Aksoy, “Ancak, bu proje ile istenilen denetim elde edilemeyince şu an için durduruldu. Komite olarak; tüm denetim ve kontrolleri kamudan beklemenin yeterli olmayacağını düşünüyoruz. Akredite olmuş denetim ve kalite kuruluşlarının bu ihtiyacı karşılamasının bir çözüm olacağı fikrindeyiz. Ve bu konuda kontrolör firmalarla görüşmeler devam ediyor” diye konuşuyor.

“İstihdama katkı sağlamayı hedefliyoruz”
Vinç komitesi olarak; Türkiye´nin katma değerine, cari açıkla mücadeleye ve istihdama katkı sağlamayı hedeflediklerini açıklayan Aksoy, ayrıca kontrolsüz üretimle rekabet etmenin de ana hedefleri arasında olduğunu dile getiriyor. Aksoy, sözlerini şöyle noktalıyor: “Tüm sektörlerde olduğu gibi yıllardır dile getirilen kalifiye eleman ihtiyacımız da devam ediyor. Operatörlük sertifika programları, ilgili sertifika ile alakasız makinalarda veriliyor. İMDER olarak 2016 yılında, bir eğitim ve sertifika organizasyonu ve test sürüşlerinin yapılabileceği bir eğitim alanı projesini hayata geçirmeyi planlıyoruz.”
 



 
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları
 
   
   
 
  © Tüm Hakları Dünya Süper Veb Ofset A.Ş'ye aittir.