Global pazarda rekabet için büyük ölçekli üretim yapabilecek bir yapının kurulmasını bekleyen Türkiye takım tezgahları sektörü, katma değeri yüksek ürünlerin imalatının artırılmasını hedefliyor. “Makina üreten makinalar” olarak adlandırılan takım tezgahlarının teknolojisinin geliştirilmesi, birçok sektör için de büyük önem taşıyor.
Sektörde 2014 yılının son çeyreğinden itibaren kayda değer bir yavaşlama ve daralma yaşandığını kaydeden sektör temsilcileri, aynı eğilimin 2015 yılında da devam ettiğini vurguluyorlar. Pazarın 2015´i yaklaşık yüzde 11’lik daralmayla kapatması bekleniyor. Öte yandan, ihracat pazarlarının durumu ve yaşanan uluslararası yıkıcı rekabetin etkileri de, ihracatı olumsuz şekilde etkiliyor.
Makina İmalatçıları Birliği’nden (MİB) alınan verilere göre, ilk dokuz aylık TÜİK verileri karşılaştırıldığında, ihracatın 2014’te yüzde 0,4, 2015 yılında ise yüzde 0,2 arttığı görülüyor. İhracatta son yıllarda görülen yavaşlama eğilimi, ithalatta da yaşanıyor. 2011 yılında gerçekleşen yaklaşık yüzde 61’lik artıştan sonra, 2015´e kadar ithalatta kayda değer bir düşüş yaşandı.
2012 yılında ithalat artışının yüzde 10 seviyelerine gerilediği görülüyor. 2013 yılında ise, ithalat yüzde 9,7 daralırken, 2014 yılında yüzde 1,8’lik bir artış gerçekleşti. Ancak, bu artışın 2013 yılının düşüşünü telafi etmeye yetmediği vurgulanıyor. MİB verileri, 2014 ve 2015 yıllarının dokuz aylık verilerine göre, iç pazardaki durgunluğun arttığına işaret ediyor. Mevcut durumun, 2016 yılının ilk yarısında da devam edeceğini tahmin eden yetkililer, sonraki yıllarda sektörün ve özellikle yerli imalatçının tutumunun kısa vadede değişmesini beklemediklerini kaydediyorlar.
200 ülkeye ihracat yapıyor Türkiye; Almanya, İngiltere, ABD, Fransa, Rusya ve İtalya gibi sanayileşmiş ülkeler başta olmak üzere 200 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor. Türkiye makina sektöründe ihracatın ithalatı karşılama oranının da son 10 yılda yüzde 27 seviyesinden yüzde 43 seviyelerine çıktığını dile getiren yetkililer, sektörün her yıl istikrarlı bir politika izleyerek ilerlediği görüşünde birleşiyorlar.
İthalat verilerinin de, yerel pazarda daralma yaşandığını ortaya koyduğunu aktaran yetkililer, şöyle konuşuyorlar: “Olumsuz görünen bu gelişmelerden, kısa vadede çıkış, ancak ihracatın artması ile sağlanabilir. Orta ve uzun vadede, sektörün rekabet gücünün sürdürülebilir büyüme ile desteklenmesi gerekiyor. Stratejik sektör ilan edilen makina imalat sektörünün ve alt sektörü takım tezgahlarının katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi ve bu aşamada üniversite-sanayi işbirliklerinin teşvik edilmesi büyük önem taşıyor.”
Sektörün gelişiminin sürmesi bekleniyor Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği’nden (TİAD) alınan bilgilere göre, Türkiye’de takım tezgahı imalatçı firma sayısı 200’ü buluyor. İmalatçıların çoğu mikro KOBİ ölçeğindeki firmalardan oluşuyor. İstihdam endeksi kullanılarak yapılan öngörüye göre, takım tezgahları toptan ticaretinde istihdam 2014 yılında 4 bin 146 kişiye ulaştı. Sektörde, yıllık yaklaşık 3 bin 500 CNC kontrollü takım tezgahı satılıyor. Türkiye’de 2014 yılında takım tezgahı kullanımı 1,2 milyar doları buldu.
Özellikle 2000’den sonra müşteri talebinde artan adet ve hızlı teslim istekleri, üretici firmaları daha yeni teknolojili makina yatırımı yapmaya yönlendirdi. Bu da, CNC takım tezgahları satışının artışını sağladı. Yetkililer, Avrupalı üreticilerin Türkiye´yi güçlü ve kaliteli bir tedarikçi olarak görmesinin de, sektörün gelişmeye devam etmesini sağlayacağını ifade ediyorlar.
Global pazarın lideri Çin Takım tezgahı kullanımında, yaklaşık 32 milyar dolarla Çin ilk sırada yer alırken, Türkiye söz konusu sıralamada 12’inci basamakta bulunuyor. Takım tezgahı üretiminde ise, Çin yaklaşık 24 milyar dolar ile yine ilk sırada yer alıyor. Türkiye de, 722 milyon dolarla 12’nci sırada yer alıyor. Yaklaşık 9 milyar dolarla global pazarda takım tezgahı sektörü ihracat sıralamasında ilk sırayı Almanya alıyor. Türkiye ise, 484 milyon dolar ile söz konusu sıralamada 15’inci sırada yer alıyor. Takım tezgahı ithalatında 11,2 milyar dolarla Çin başı çekerken, Türkiye 989 milyon dolarla sekizinci sırada yer alıyor.
Takım tezgahı sektörünün 2015 yılında; kullanımda yüzde 2,5, ithalatta yüzde 2, imalatta yüzde 2,5 ve ihracatta yüzde 1 büyümesi bekleniyor.
Kayıt dışı faaliyetler önemli bir sorun Sektörün öne çıkan sorunlarının başında ise, kayıt dışı faaliyetlerin geldiğini aktaran yetkililer, kayıt dışılığın azaltılmasının sektörün gelişimini destekleyecek önemli bir unsur olduğunu kaydediyorlar. Yetkililer, “İnsan kaynağının kalitesi ve yoğunluğu da, üzerinde önemle durulması gereken konulardan biri. OSB’ler gibi yatırım ve faaliyet amaçlı kurulan alanların daha verimli olacak bölgelerde kurulmasına ve amaca yönelik kullanılmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Makina imalatına yatırım yapacak yerli ya da yabancı yatırımcının arsa bedeli ödeyerek araziye yatırım yapmak zorunda bırakılması doğru değil. Yatırımcıların, paralarını makina parkına ve işletme sermayesine kullanması için uygun ortam sağlanmalı. Ayrıca, ana ve yan sanayii üreticilerinin dayanışma içinde olacağı bir çalışma kültürünün yaygınlaşması da, sektör açısından önemli bir konu. Döviz kurunun yüksekliği de, sektörün başlıca gündem maddeleri arasında ön sıralarda yer alıyor. Her ne kadar endüstri meslek liseleri ile çıraklık okulları üzerine düşeni yapsa da, kalifiye elaman konusunda istenilen seviyeye ulaşılamadı. Öte yandan, Türkiye’de gelişmeye açık ve gelişmekte olan birçok KOBİ bulunuyor. Bu firmaların önündeki en büyük engellerden biri büyümeye yönelik hamlelerindeki finansman sorunu. Söz konusu firmalar, kendi öz sermayelerini sürekli yeni teknoloji ve malzeme gibi yatırımlarda kullanıyorlar. Bu tip yatırımlar sonucu daha büyük üretim alanları gerekiyor. Bu noktada firmalara yatırım desteği verilmesi hayati bir önem taşıyor” diye konuşuyorlar.
Aydoğdu: “Avantajlı bir coğrafyadayız” Makina sektörünün, gelecek için güçlü bir potansiyel taşıdığını dile getiren Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aydoğdu, şunları söylüyor: “Zirâ, hammadde ve cevher kaynakları ile jeopolitik konum gereği lokasyon konusunda avantajlı bir coğrafyadayız. Avantajlarımızı kullanabilmek için endüstriyel üretim yapılması şart. Üretmeyen ülkeler, refah seviyesine ulaşamıyor ve her zaman üçüncü dünya ülkesi olarak anılıyor. Endüstriyel üretim yapabilmek için de, ‘makina üreten makinalar’ olarak adlandırılan imalatın yapı taşı takım tezgahları, makina sektörünün geneli için olmazsa olmazları arasında. Takım tezgahı sektörünün gelişmesine paralel olarak, makina sanayii de gelişme gösteriyor.”
Yıllık yaklaşık 3 bin 500 takım tezgahı satılıyor Sektörde yıllık yaklaşık 3 bin 500 CNC takım tezgahının satıldığını tahmin ettiklerini belirten Aydoğdu, Türkiye’de 2014 yılında takım tezgahı kullanımının yıllık 1,2 milyar dolar olduğunu aktarıyor. Takım tezgahı kullanımında, yaklaşık 32 milyar dolarla Çin’in ilk sırada yer aldığını bildiren Aydoğdu, Türkiye´nin de, 722 milyon dolarla 12’nci basamakta bulunduğunu dile getiriyor. Aydoğdu, “Takım tezgahı üretiminde ise, yaklaşık 24 milyar dolar ile Çin yine ilk sırada yer alıyor. Takım tezgahı sektörü ihracat sıralamasında ise, yaklaşık 9 milyar dolarla ilk sırayı Almanya aldı. Türkiye, 484 milyon dolar ile bu sıralamada 15’inci basamakta kendine yer buldu. Takım tezgahı ithalatında 11,2 milyar dolarla Çin başı çekerken, Türkiye 989 milyon dolarla sekizinci sırada yer alıyor” diyor.
“İstikrarlı bir pazara sahibiz” Türkiye’deki takım tezgahı sektörünün, global pazara bakıldığında istikrarlı bir pazar olarak görüldüğünü vurgulayan Hakan Aydoğdu, Türkiye pazarının küresel ekonomik krizin yaşandığı 2009 yılı haricindeki her yıl büyüdüğünü söylüyor. Sektördeki büyümenin yaşanmasında, arz-talep ilişkisinin etkisini fazlasıyla gördüklerini belirten Aydoğdu, zirâ otomotiv sektörünün gelişimini takım tezgahlarına borçlu olduğunu öne sürüyor.
Aydoğdu, “Dünyadaki gelişmelere bağlı olarak savunma sanayii için de aynısını söylemek mümkün. Üretime yönelik tüm sektörlerin gelişimi, takım tezgahlarına bağlı. Pazarın ihtiyaçlarının artmasıyla ve endüstriyel gelişmelere bağlı olarak, sektörün 2016 yılında da hatırı sayılır büyüme kaydedeceğini öngörüyoruz. Hatta, MAKTEK Avrasya 2016 Fuarı’nın bu büyümeye katkıda bulunacağı aşikâr. Takım tezgahlarının toptan ticareti sektöründe girişim sayısı 2009’da 370 işletme iken, bu sayı 2012’de 617´ye yükseldi. Yani, toptan ticaretteki girişim sayısında yaklaşık iki kat artış görüldü. TÜİK iş istatistiklerine göre, imalat ve toptan ticaret sektöründe 2012 yılında toplam bin 774 işletme faaliyet gösteriyordu. Ayrıca, söz konusu yılda 2 bin 444 kişi olan istihdam, 2012 yılında 3 bin 622 kişiye çıktı. Dönem içinde istihdam artışı yüzde 48 düzeyinde oldu. İstihdam endeksi kullanılarak yapılan öngörüye göre, takım tezgahları toptan ticareti sektörü istihdamı 2014 yılında 4 bin 146 kişiye ulaştı. Sektör hakkında; ´sadece sanayileşmemiş ülkelere ihracat yapılıyor´ diye düşünülmesi çok yanlış olur. Çünkü, 2012 ve 2013´te; Almanya, İngiltere, ABD, Fransa, Rusya ve İtalya gibi sanayileşmiş ülkeler başta olmak üzere 200 ülkeye ihracat yapıldı” diye konuşuyor.
“İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 43´e ulaştı” Türkiye makina sektöründe ihracatın ithalatı karşılama oranının son 10 yılda yüzde 27'den yüzde 43'e ulaştığını kaydeden Aydoğdu, sektörün her yıl istikrarlı bir politika izleyerek ilerlediğini ifade ediyor. Asya ve Uzakdoğu’da; Japonya, Güney Kore ve Tayvan menşeli üreticiler adından söz ettirdiğini vurgulayan Aydoğdu, TİAD’ın hem Avrupa, hem de Asya ülkelerindeki üreticilerle ticaret yapan üyelerinin olduğunu bildiriyor. Türkiye’de yapılacak işe ve sermayeye göre farklı ülkelerin makinalarının tercih edildiğini söyleyen Aydoğdu, şöyle devam ediyor: “Ancak, verilere göre son 20 yılda Uzakdoğu ülkelerinin makinaları ülkemizde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Öte yandan, TİAD kurulduğu günden bu yana takım tezgahı sektöründeki ithalat, ihracat ve imalat alanlarında faaliyet gösteren sayısız sanayici ve işadamını bir araya getirerek, sektörün mesleki ilkelerini oluşturulup, uygulanmasını sağladı. 2000 yılında Avrupa Takım Tezgahları, Takım ve Aksesuarları Ticari Birliği’ne (CELIMO) üye olarak, sektörün sadece yurt içinde değil; yurt dışında da iyi şekilde temsil edilmesini sağladık. 2011 yılında Avrupa Birliği (AB) Projesi’ne dâhil olduk. 2011 ilâ 2013 yılları arasında derneğimiz tarafından yürütülen ´Takım Tezgahları Sektöründe VOC-Test Merkezi Kurulması ve İşletilmesi Projesi’nin sonucu olarak kurulan ´TİAD Mesleki Test Merkezi’nde; takım tezgahları alanında satış sonrası hizmetlerde mekanik servis yetkilisi, elektrik elektronik yetkilisi ve tezgahların kullanımı, programlanması ve operatörlüğü anlamında üç konuda Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) ve Mesleki Yeterlilik Kurumu’ndan (MYK) akreditasyon süreçlerimizi tamamladıktan sonra, sektör çalışanlarını belgelendirmeye başladık. TİAD MTM, şimdiye kadar üye firma çalışanlarından 50 kişiyi belgelendirdi. Bu belgelendirme sürecinin, sektöre bir standart getireceğini öngörüyoruz. Faaliyetlerimizi, üyelerimize danışarak ve fikir alarak şekillendiren bir sivil toplum kuruluşuyuz. Bu noktada, TİAD üyelerinin dernek faaliyetlerine katılımı önem taşıyor.”
Türker: “İhracatın artırılması gerekiyor” Sektörde 2014 yılının son çeyreğinde daralma yaşandığını söyleyen Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Genel Sekreteri M. Nail Türker ise, söz konusu eğilimin 2015´te de devam ettiğinin altını çiziyor. Türker, “Azalan imalat ve ithalat verilerine karşılık, ihracatta geçen yıllara göre küçük bir artış görülüyor. Üretimin daha yüksek bir oranı ihracata yönlendirilerek, yerel imalatta yaşanan daralma biraz olsun telafi edilmiş görünüyor” diyor.
2015´te Türkiye takım tezgahları pazarında yüzde 11’lik daralma beklediklerini aktaran Türker, MİB’e üye 78 firmanın takım tezgahları sektöründe de faaliyet gösterdiğini aktarıyor. Söz konusu firmalarda yaklaşık 7 bin kişinin istihdam edildiğinin bilgisini veren Türker, şunları aktarıyor: “MİB’e üye olmayan diğer takım tezgâhı imalatçısı firmalarla birlikte, takım tezgahları sektöründeki üretici sayısı 200´ü geçti. Üyemiz olmayan imalatçıların çoğu mikro KOBİ ölçeğindeki firmalardan oluşuyor. İthalat verileri de tek başına yerel pazarda daralma yaşandığını gösteriyor. Olumsuz görünen bu gelişmelerden kısa vadede çıkış, sadece ihracatın artması ile sağlanabilir.”
İç talebin artması ve yatırım ortamının tekrar canlanmasını beklediklerini dile getiren Türker, orta ve uzun vadede ise sektörün rekabet gücünün sürdürülebilir büyüme ile desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Türker, “Türkiye pazarının dinamik özelliklerine bağlı olarak, finans kaynaklarının imalata, özellikle nitelikli imalat olan ve yoğun teknoloji kullanan makina imalatına daha fazla yoğunlaşması gerekiyor” diyor.
“Yıkıcı bir rekabet ortamı var” İhracat pazarlarının durumu ve yaşanan uluslararası yıkıcı rekabetin etkilerinin ise, ihracat artışını olumsuz etkilediğini ileten Türker, ilk dokuz aylık TUİK verileri ile karşılaştırıldığında, ihracatın 2014 ve 2015 yıllarında aynı dönemler için yüzde 0,4 ve yüzde 0,2 arttığını belirtiyor. 2011 yılı dâhil olmak üzere, ihracatın azalma eğilimi gösterdiğini dile getiren Türker, şöyle devam ediyor: “Benzer eğilim ithalatta da yaşanıyor. Özellikle, 2011 yılında gerçekleşen yüzde 61 artıştan sonra, artış hızında kayda değer bir düşüş yaşandı. 2012 yılında da, artış hızının yüzde 10 seviyelerine gerilediği görülüyor. 2013 yılında yüzde 9,7 daralma yaşanırken, 2014´te yaşanan yüzde 1,8’lik artış, 2013 yılının düşüşünü telafi etmeye yetmedi. 2014 ve 2015 yıllarının dokuz aylık verilerine göre, iç pazardaki durgunluk arttı.”
“Firmalar sürekli yeni pazar arayışındalar” Mevcut durumun, 2016 yılının ilk yarısında da devam edeceğinin tahmin edildiğini bildiren Türker, sonraki yıllarda sektörün ve özellikle yerli imalatçının kısa vadede tutumunun değişmesini beklemediklerini kaydediyor. İmalatçı firmaların sürekli yeni pazar arayışı içinde olduğuna değinen Türker, “Çeşitli devlet teşvikleri ile bu çalışmalara destek sağlanıyor. Yine de, bu çalışmalar yeterli seviyede ihracat artışı sağlayamıyor. Dünya pazarlarında rekabette yaşanan gelişmeler, dış ticareti, yani ihracatımızı her gün daha da zorlaştırıyor. Çin gibi dünyada satılan takım tezgahlarının yarıya yakınını ithal eden bir pazarda, Türkiye imalatçılarının payı yok denecek kadar az. Üyesi olduğumuz Avrupa Takım Tezgahı İmalatçıları Birliği (CECIMO) istatistik çalışmalarına göre Türkiye, 2014 yılında dünya sıralamasında imalat değerinde 13´üncü, ihracatta 16´ncı ve ithalatta dokuzuncu sırada bulunuyor. İmalat ve ihracat sıralamasında Türkiye son yıllarda aynı seviyeyi koruyor” diye konuşuyor.
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları