| 30 Ocak 2013 Çarşamba |
| |
|
|
 |
|
 |
|
|
| |
|
|
| |
|
| |
Yavuz Çopur: 10 yılda bir başarı hikayesi yazdık (Bu haber 81 kez okundu)
1948 yılında Almanya’da kurulan Pilz, emniyet otomasyonu alanında ürettiği yenilikçi ürünlerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Üretiminin büyük bölümünü Almanya’da gerçekleştiren şirket, insan kaynaklarının yüzde 25’ini Ar-Ge’ye ayırıyor. 2002 yılında Bursa’da küçük bir ofis açarak Türkiye’de faaliyete başlayan Pilz, daha sonra merkezini İstanbul’a taşıdı. Pilz Türkiye, Ortadoğu pazarında edindiği ilave ülke sorumluluğu ve konusunda uzman personeli ile Türk sanayiine makina emniyeti ve otomasyonu konusunda hizmet veriyor.
2012 yılı itibariyle Türkiye’de 10. yılını geride bırakan şirket; Pilz Genel Müdürü Renate Pilz, Pilz Türkiye Genel Müdürü Yavuz Çopur, şirket çalışanları ve basın mensuplarının katılımıyla 10. yıl yemeği düzenleyerek, başarısını kutladı.
“Yenilikçi ürünler geliştiriyoruz”
Düzenlenen organizasyonda Makina Magazin Dergisi’nin sorularını yanıtlayan Pilz Türkiye Genel Müdürü Yavuz Çopur, Pilz’in, 1948 yılında Almanya’da kurulduğunu hatırlattı. Dünya genelinde 28 bayi ve şube, ayrıca 15 satış ortağıyla tüm kıtalarda hizmet verdiklerini dile getiren Çopur, “Bin 600’ü aşkın çalışanı ile faaliyet gösteren şirketimiz, insan kaynaklarının beşte biri ile yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla, ileri teknoloji ve yenilikçi ürünler geliştiriyor” dedi.
2002 yılında Bursa’da küçük bir ofis açarak, Türkiye’deki faaliyetlerine başladıklarını hatırlatan Çopur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Pilz, daha sonraki süreçte merkezini İstanbul’a taşıdı. Bursa ve İstanbul’daki iki ofisimiz ve konusunda uzman personelimizle, Türkiye sanayiine makina emniyeti ve otomasyonu konusunda hizmet veriyoruz.”
Pilz Türkiye’nin özellikle son 3 yıl içerisinde önemli başarılara imza attığının altını çizen Çopur, “Bu süreçte; personel sayımızı yüzde 66, bilanço değerimizi yüzde 110, satışlarımızı yüzde 318 artırdık” diye konuştu.
2012 yılı başında, Pilz Türkiye’nin mevcut müşterilerinin yaklaşık yarısı kadar yeni müşteriyle ticarete başladığını aktaran Çopur, şöyle konuştu: “Bu durum göstermektedir ki; Pilz markası Türkiye’deki bilinilirliğini artırmaya devam etmektedir. Bu, aynı zamanda çalıştığımız şirketlerin, iş sağlığı ve güvenliği yanında, makina emniyeti konusuna da ne kadar değer verdiklerini göstermektedir. Pilz Türkiye; Orta Doğu pazarını da takip etmekte ve bu bölgede de başarılı çalışmalar yürütmektedir. Pilz, Türkiye’ye duyduğunda güvenden dolayı Türkiye pazarında büyümeye, otomasyon ve makina emniyeti konusundaki üstün teknolojisini sunmaya devam etmekte kararlıdır.”
“Faaliyetlerimize Bursa’da başladık”
Pilz Türkiye’nin, birçok firmanın aksine faaliyetlerine İstanbul’da değil, Bursa’da başladığını hatırlatan Yavuz Çopur, “Genellikle şirketler faaliyetlerine İstanbul’da başlar. Ancak Pilz, Türkiye’ye ilk adımını Bursa’da açtığı ofis ile attı. Pilz’in bir yöneticisi olarak geriye baktığımda; Türkiye pazarına giriş için Bursa’nın seçilmesini çok doğru bir karar olarak görüyorum. Bildiğiniz gibi Bursa, makina imalatı sektörünün kalbi durumunda. Firmaların ürünlerini ihraç edebilmeleri için CE normlarına sahip makina üretmeleri gerekiyor. Bu makinaları üretebilmeleri için de, Pilz’in onların yanında olması ve kendi sistemlerini onlara anlatması gerekiyor. Biz de, Türkiye’ye ilk adım attığımız andan itibaren Bursa’daki makina imalatçıları ile omuz omuza faaliyetlerimizi yürütüyoruz” diye konuştu.
Geride bıraktıkları 10 yıl içerisinde adeta bir başarı hikayesine imza attıklarını belirten Çopur, “Türkiye’deki endüstri otomasyon sektörünü göz önüne aldığımızda, küçük bir işletmeden, orta ölçekli bir işletme haline geldiğimizi söyleyebilirim” dedi.
“PNOZmulti ile bir devrim yaptık”
2002’de faaliyetlerine başlamalarının ve PNOZmulti adlı ürünlerinin piyasaya sürülmesinin aynı döneme denk geldiğini aktaran Çopur, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu ürün, günümüzde artık bir ürün yelpazesi haline geldi. Rakiplerimiz PNOZmulti’yi yıllar sonra taklit etmeye başladılar. Tabi bu zaman dilimi içerisinde ürünümüz bir hayli yol aldı. Her iş için ayrı bir emniyet rölesi kullanmak yerine, bütün imkânları tek bir gövdede toplayan, PLC özelliklerinde, ancak PLC kadar pahalı olmaması PNOZmulti’nin başarısının altında yatan temel etkendir. Bu ürün, bugün birçok işletmenin derdine deva olmaktadır. Programla imkânı sayesinde de, makinalarda esneklik sağlamaktadır.”
Makinaları emniyetli hale getirmenin yavaşlamak gibi bir bedeli olduğunu ifade eden Çopur, “Çünkü, emniyet otomasyonu makinaya; ‘dur ve benden haber bekle’ diyor. Otomasyon ise; ‘durma ve devam et’ diyor. Bu iki unsur arasındaki çelişkiyi ancak teknolojik ürünlerle ortadan kaldırabilirsiniz. PNOZmulti bunu başardığı için sadece Türkiye’de değil, tüm dünya üzerinde çok talep gören bir ürün olmuştur. Sofistik bir takım işleri çok basit bir arayüzle sunan ürünümüz, aynı zamanda çok kolay bir kullanıma da sahip. 2012 yılı itibariyle, yani ürünün piyasa çıkışından 10 yıl sonra 1 milyonuncu PNOZmulti satıldı. Ürün, Türkiye’de de 10 binlerce referansa sahip” diye konuştu.
“Sektörde ışık perdesi modası var”
Sektörde önemli sorunlar yaşandığını da dile getiren Pilz Türkiye Genel Müdürü Yavuz Çopur, konu hakkında şunları söyledi: “Öncelikle, sektörün önünde çok büyük bir tehlike var; o da moda tehlikesi. Türkiye’de her şey hızlı bir şekilde moda oluyor. Mesela, bugünlerde makinalara ışık perdesi koymak moda haline geldi. Makinalara ışık perdesi takıldığında, ürünün emniyetli hale geldiği gibi çok büyük bir yanılgı var. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Tüm sanayicilerimize şunu söylemek isterim ki; ışık perdesi takmak, makinanızı emniyetli hale getirmeyecektir. Aksine, makinanızı daha eski yapacaktır. Çünkü, ışık perdesi makinanın dışına yani görünen yerine takılıyor ve operatör de, ‘güvenlik bariyeri var, bu beni koruyacak’ diyor. Ama, ışık perdesinin arka tarafı boş durumda. Bir otomobile fren pedalı koyup, bunu lastiklere bağlamamak gibi bir şey bu.”
Makinanın durma sisteminin doğru tasarlanması gerektiğinin altını çizen Çopur, “Bu sistem doğru tasarlanmadığı sürece, makinaya istediğiniz kadar ışık perdesi koyun hiçbir işe yaramayacaktır. Maalesef bunu birçok sanayicimize anlatamıyoruz. Ancak, yine de elimizden geldiği kadarıyla bunun mücadelesini veriyoruz. Makinada ışık perdesi olduğu halde, iş kazasının yaşandığı onlarca örnek biliyorum. Yani kısacası, makinada güvenliği sağlamak sadece ışık perdesi ile olabilecek bir durum değil, tüm sistemi güvenli hale getirmek gerekiyor. Maalesef, bu durumu da bir çok ışık perdesi tedarikçisi firma destekliyor. ‘Müşteri ışık perdesi istedi, biz de veriyoruz’ diyerek, müşteriyi konu hakkında yeterince bilgilendirmeden satış gerçekleştiriyorlar. Pilz ise, bu konuda diğer firmalardan çok farklı bir yaklaşım içerisindedir. Bizden ışık perdesi isteyen bir müşterimiz vardı. Müşterimize ürünü nerede kullanacağını sorduğumuzda, ışık perdesini preslerde kullanacağını öğrendik. Biz de, ışık perdesinin tek başına kullanılamayacağını ve onun yanında başka ürünler kullanılması gerektiğini de aktarmıştık. Ancak, müşteriyi ikna etmeye başaramadık ve ürünü müşterimize satmadık. Çünkü, Pilz insanların hayatını kurtarmak için bu sektörde faaliyet göstermektedir, insanları kandırmak için değil” diye konuştu.
“Üniversitelerde makina emniyeti dersi konulmalı”
Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa’da birinci sırada yer aldığını hatırlatan Çopur, Türkiye’de İş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli bilincin olmadığını belirtti. Üniversitelerde makina emniyeti dersinin konulması gerektiğini savunan Çopur, söz konusu derslerin de otomasyon bölümündeki eğitmenler tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı.
Makinaların, üzerlerindeki otomasyon sistemleri olmadığı sürece demir yığınından başka bir şey olmadığını dile getiren Çopur, sözlerine şu şekilde devam etti: “Makinalara ileri teknoloji otomasyon sistemleri konulursa, 20 bin Euro’ya hurda fiyatına değil, 250 bin Euro’ya satılır. İşte Almanya’nın becerdiği de tam olarak bu. 20 bin Euro’luk demiri 250 bin Euro’ya satıyor ve katma değer elde ediyorlar. Türkiye’nin de bunu yapabilmesi için imal ettiği makinalara otomasyon teknolojisi koyması gerekiyor. Yani, Ar-Ge yapmanız ve katma değer yaratacak buluşlara imza atmanız gerekiyor. Makina sektörü 2023 yılındaki 100 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak istiyorsa bunları yapmak zorundadır. Pilz olarak, sanayicilerimize makinalarını çok daha yüksek fiyata satabilmelerini sağlayabilecek teknolojiler sunuyoruz.”
“2013’te çift haneli bir büyüme bekliyoruz”
2013 yılından beklentileri hakkında da bilgi veren Yavuz Çopur, “Pilz, 2013’te global anlamda çift haneli rakamlarla büyüme bekliyor. Pilz Türkiye olarak bakarsak, ülkemiz pazarının henüz çok aç olduğunu ve büyük bir potansiyelinin olduğunu söyleyebilirim. Önümüzdeki 10 yılın sektörümüz açısından çok parlak geçeceğini düşünüyorum. Emniyet otomasyonun Türkiye’deki tarihçesi henüz çok yeni. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda, bu konuda ülkemizin onlardan çok geride olduğunu söyleyebilirim” dedi.
|
| |
Bu sayıdaki diğer Şirketlerden bölümü yazıları |
| |
Çevre teknolojilerinde dünyaya örnek mühendislik gücü |
| |
Hüseyin Durmaz: Tramvaydan sonra metro da üreteceğiz |
| |
Festo mühendisleri, insan-makina etkileşiminde yeni konseptler sunuyor |
| |
Yenilikçi filtrasyon teknolojisi |
| |
Akış kontrol ürünleri |
| |
CLMD serisi ABB alçak gerilim güç kondansatörleri |
| |
Hassas ve esnek tornalama |
| |
Dökme demir tornalamada karşılaşılan zorluklar |
| |
İki teknolojinin mükemmel birleşimi ve daha fazlası… |
| |
Yeni nesil emniyet röleleri: PNOZsigma |
| |
Kishan Auto, Equator ile maliyetlerini düşürdü |
| |
Akıllı vinç: Smarton® |
| |
T-Scan CS ve T-Track CS |
| |
Montajı kolay, Ethernet tabanlı dijital doğru akım sürücüleri |
| |
RMB-E ve RHM-E genişletilebilir raybalar |
| |
Kitamura Mycenter-3XG hassasiyette sınır tanımıyor |
| |
CoroDrill® 801 ve CoroDrill® 818 |
| |
Akım koruma eldiveni |
| |
Yeni bağlantı ekipmanları |
| |
Dassault Systèmes, 2012 mali hedeflerini yükseltti |
| |
MKT Makina, hassas parçaları 5 eksen tezgahla üretecek |
| |
Henkel, üçüncü çeyrekte en güçlü performansını sergiledi |
| |
InoTec Şirket Okulu’na kayıtlar devam ediyor |
| |
Sandvik; İsveç Sandviken’de ve Çin Langfang’de yatırım yapıyor |
| |
ÇEPAŞ, yatırımlarına devam ediyor |
| |
Yalın Enstitü Derneği, NetCRM’i kullanmaya başladı |
| |
|
| |
|
|