| |
Hüseyin Durmaz: Tramvaydan sonra metro da üreteceğiz (Bu haber 115 kez okundu)
Özlem Ermiş BEYHAN
Makina üretiminde Türkiye’nin lider şirketlerinden biri olan Durmazlar, Bursa’da 100 bin metrekarelik kapalı alanda, bin 250 çalışanla; lazer ışını ile çeliği şekillendiren, uçak kanadı, roket yakıt deposu yapan makinalar üretiyor. 80 ülkede bayisi olan şirketin “Durma” markalı makinaları 120 ülkede kullanılıyor. Sektöründe ilk Ar-Ge merkezini kuran şirketin, Ar-Ge merkezinde 65 mühendis çalışıyor. Durmazlar, her yıl yüzde 15 büyüyerek, Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023’te 500 milyon Euro’luk ihracat yapmayı hedefliyor.
Otomotiv üreticilerine “Türkiye’de yerli otomobil yapılmıyor” serzenişleri yapılırken, Bursalı bir makina üreticisi Türkiye’nin ilk yerli tramvayı ile ihaleye girememenin üzüntüsünü yaşıyor. Siemens, Bombardier ve Alstom gibi güçlü markalarla dünya çapında rekabet etmeye
hazırlanan, dünyanın 7’nci tramvay markası olan İpekböceği’nin üreticisi Durmazlar Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, “İçimiz biraz buruk, tramvaylarımız daha önce hiç kullanılmadığı için ihalelere girişte zorluk yaşıyoruz” diye konuştu.
“Tırnaklarımızla kazıya kazıya öğrendik”
Makina üretiminde Türkiye’nin her şeyi tırnaklarıyla kazıya kazıya öğrendiğini söyleyen Durmaz, “Ancak bugün, Türk malı makina dediğimizde aslanlar gibi ürünümüzü satıyoruz. Türk makinalarının kalitesi artık kanıtlanmış durumda ve artık göğsümüzü gere gere makinalarımızı ihraç ediyoruz. Trinidad Tobago’da bile otellerde Türkiye’de yapılan Durma makinaları kullanılıyor. İrlanda’da Bombardier fabrikasında uçak kanatları yapımında bizim makinalarımız kullanılıyor. Bizimle birlikte diğer firmalar da atak yaptılar. Onlar da, global
pazarlarda koşturuyorlar” dedi.
Almanya’da, İtalya’da kendi işlerini yapan firmaların kalmadığını dile getiren Durmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Yani Türkiye, belirli makinaların üretiminde Avrupa’nın imalat üssü olma noktasında. Şimdi Durmazlar işi bir adım daha ileriye götürüp, hafif raylı sistemler üretimine giriyor. Hafif raylı sistemlerde de 50 yıllık bir geçmişimiz olsaydı, dünyayı yerinden oynatırdık.”
“İlk yerli tramvay büyük ilgi gördü”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın teşvikiyle Türkiye’nin ilk yerli tramvayı İpekböceği’ni ürettiklerini söyleyen Hüseyin Durmaz, “Baktık ki Ar-Ge yapımız buna uygun. Biz de ,maliyetini hesapladık, böyle bir riske girilir mi dedik ve sonucunda ilk yerli tramvayı üretmeye karar verip, bunu da hayata geçirdik. Şu anda tramvayın statik testleri tamamlandı ve bugünlerde hareket halindeki testleri yapılacak. Tramvayımız, Berlin’de Innotrans 2012’ye gitti ve burada büyük ilgiyle karşılandı. İki yıl önce ilk kez fuara ziyaretçi olarak gitmiştik, iki yıl sonra ise, fuara ürünlerimizi götürdük” diye konuştu.
Durmaz, fuarda gördükleri ilgi karşısında çok keyiflendiklerini belirterek, şunları söyledi: “Bir kere rakiplerden büyük bir ilgi var. Çünkü, zor bir sektör olan bu alanda dünyada çok fazla üretici bulunmuyor. Sektörde, Fransızlar, Almanlar, Çinliler, Japonlar, Çekler, Polonyalılar var. Avrupa çok önce girdi bu işe, bizim gibi sonradan bu sektöre giren yok.”
“Dünyanın her yerinde ihalelere gireceğiz”
1977 yılından beri ihracat yaptıklarını söyleyen Durmaz, ürettikleri tramvayla yurtiçinde ve özellikle de yurtdışındaki ihaleleri kovalayacaklarını ifade etti. Yabancılarla mesaiye ve onlara mal satmaya çok alışık olduklarını kaydeden Durmaz, sözlerine şöyle devam etti: “İhracat yapmaya bütün sistemimiz alışık. Dolayısıyla, bu raylı sistemler de ihracata göre dizayn edildi. Dinamik testlerini bitirirsek, dünyanın her yerinde ihalelere girebileceğiz.”
Eskimiş tramvaylar nedeniyle Rusya’nın iyi bir pazar olduğunu ve söz konusu bölgeyi yakından takip edeceklerini aktaran Durmaz, Türkiye’deki durum hakkında ise şöyle konuştu: “Toplu taşımacılığa bütün şehirlerimizde ivedilikle girmeliyiz. Bizim global pazarda güç kazanmamız için önce Türkiye’deki ihalelere girebilmemiz lazım. Konya, İstanbul, Bursa alacak ki, yurtdışındaki ihalelerde elimiz güçlü olsun. Hiç korkumuz yok, çok iyi bir ürün ortaya çıkardık. Türkiye’deki ihalelere girmek istediğimizde, ‘tecrüben var mı?’ diyorlar. Sen benden ürün alırsan tecrübem olur. Neden yerli firmamız olmasın? Yerli firmaları desteklemek gerekiyor. Ülkesinde ihale alamamış bir firma yurtdışında ihale alabilir mi?”
“Yan sanayii de gelişecek”
Otobüs üretimiyle birlikte Bursa’da otomotiv yan sanayiinin oluştuğunu dile getiren Hüseyin Durmaz, “Güleryüz, şimdi Bursa’da otobüs üretiyor. Bizim tramvay üretimimizle birlikte, raylı sistemlerin de yan sanayisi gelişecek” diye konuştu.
İlk prototipin yüzde 100 yerli olduğunu bildiren Durmaz, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Yani tüm yedek parçaları da Bursalı üreticilerden tedarik ettik. Bu üreticilerin gerekli kuruluşlardan kalite belgesi bulunmadığı için üretilen ilk tramvayda yerlilik oranı yüzde 50’lere geriledi. Ancak, bu oranın yakında hızla artacağından umutluyum. Seri üretime başlayınca Bursa’daki üreticiler de gerekli belgeleri alacak. O zaman, kimse bana bu kapıyı neden Bursa’dan aldın diye soramayacak. Belgesini göstereceğim, bitecek. Böylece, bir yan sanayii gelişecek.”
“Hızlı tren de üreteceğiz”
Gelecek dönemde, metro ve hızlı tren üretmeyi hedeflediklerini dile getiren Durmaz, “Bir hızlı tren projesine bakıyorsunuz 2 milyar dolarlık rakamlar konuşuluyor. Potansiyeli siz tahayyül edin. Biz tramvayla sektöre giriş yaptık, hedeflerimiz çok yüksek. Metro üretmek için testleri yaptık, projeler bitti. Tramvaylar alçak, yürütme sistemini yerleştirmek zor. Onun için fuarda altına girip resmini çekiyorlar. Biz zorundan başladık, bundan sonrası daha kolay. Yeter ki; bize destek verilsin, arkamızda durulsun” diye konuştu.
“Babam çok çalışkan bir insandı”
Durmazlar’ın kurucusu, Bursa’nın çok sevilen duayen ismi Ali Durmaz’ın kendilerine bıraktığı en büyük mirasın çalışkanlık olduğunu ifade eden Hüseyin Durmaz, “Çalışkanlığından, disiplininden dolayı babama Alman Ali derlerdi. Babam, 1960’larda Kamil Koç otobüslerinin kampanalarını tornalarmış. Babam 2 tane tornalarken, yanındaki arkadaşı 1 tane tornalarmış” diye konuştu.
Bursa’da açtıkları Hilton otelleri ile de öncülük yaptıklarını, dünyada ilk kez 3 yıldızlı ve 5 yıldızlı iki Hilton’u yan yana açtıklarını anlatan Durmaz, “Bizim ardımızdan Bursa’ya diğer büyük otel markaları da geliyor. Bunlar bir sinerji yaratıyor. Otele, Michelin yıldızlı bir şef getiriyoruz. Otelin en üst katındaki yarış arabaları ile kurumlara, şirketlere takım çalışmaları yapma, ekipleri ile pit stopa girip yarışma imkânı sunuyoruz. Bunlar, Bursa’nın gelişmesi açısından önemli örnekler” dedi.
“Leasingde KDV yüzde 1 olmalı”
1 makinanın, 1 vardiyada 1 istihdam anlamına geldiğini söyleyen Durmaz, makina sektörünün satışının artmasının istihdamı hızla artıracağını vurguladı. Hüseyin Durmaz, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sektörün bir sıkıntısı var. Torna ve frezeye leasingde KDV yüzde 1. Ancak, diğer tezgahlara KDV yüzde 18 olarak uygulanıyor. Tüm makinalarda leasingde KDV yüzde 1’e düşürülmeli. Üretici gelsin, yatırım malı makinalarını alsın ki, istihdam artsın.”
Dünyada işlerin en hızlı olduğu 2008’de, dünya ticaretinin 31 trilyon dolar olduğunu, bunun da 14 trilyon dolarının makinadan geldiğine dikkat çeken Durmaz, “Sektör, dünya ticaretinde petrol ve türevlerinin ardından ikinci sırada yer alıyor. Çin’in sadece makina ihracatı 1990’lı yılların başında 3 milyar dolar, 2000’li yılların başında ise 300 milyar dolar.”
“Peşin ödeyip, vadeli satıyoruz”
Mekaniğin artık elektronik ile büyüdüğünün altını çizen Durmaz, “Artık mekatronik çok önemli hale geldi” dedi.
İmalat sanayiinin elektrik ve elektronikle paralel büyüdüğünü vurgulayan Durmaz, “Memleketimizin bir Siemens’inin olmasını çok arzu ediyorum. Arçelik ve Vestel’in böyle bir potansiyeli var. Hep ithalata bağımlı kalıyoruz. KKDF ödememek için yabancılara paraları peşin ödüyoruz. Biz ise, ürettiğimizi satarken vadeli satmak durumunda kalıyoruz. Vadeden kaybettiğimizi hesaplasak, herhalde bu rakam milyar dolarları bulur. Aslında tam tersini yapmamız, yani vadeli alıp peşin satmamız gerekiyor. Tüm dünyada yapılan bu” diyerek sözlerini noktaladı.
|