Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden
Kalıp sektörü Avrupa'nın üretim üssü olmayı hedefliyor
Küresel kalıp pazarından 3,5 milyar Euro’luk cirosuyla yaklaşık yüzde 4.5 pay alan Türkiye kalıp sektörü, son 10 yılda büyüme oranını yüzde 250 artırdı. Sektör, artan üretim miktarları ve gelişen üretim modellerine paralel olarak, özellikle; otomotiv, beyaz eşya, diğer ev aletleri, elektrik-elektronik ve plastik sektörlerinin artan ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmalarına devam ediyor.
2015’in ilk üç çeyreğinde yurt içi ve dışında otomotivde devam eden yeni projelerle kapasitesini dolduran sektör, son çeyrekte ise, genel seçimin iç pazarda oluşturduğu siyasi ve ekonomik belirsizliğin etkisiyle hız kesti.
Kalıpçılığın en önemli müşterisi olan küresel otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde yıllar önce planlanmış projelerin bölgesel siyasi ve ekonomik belirsizliklerden kısa vadede etkilenmeyeceğine dikkat çeken yetkililer, “Bu olumsuzlukların sürmesi ve genel bir kriz halini alması durumunda, kalıpçılık sektörü de mevcut durumdan olumsuz yönde etkilenecektir. Özellikle döviz kurlarındaki artış, neredeyse tüm üretim girdileri yurt dışı kaynaklı olan kalıpçıların ilk yatırım ve işletme maliyetlerini artırdı” diye konuşuyorlar.
Ana sanayiinin hedefleriyle yan sanayiinin olanakları örtüşmüyor Türkiye’deki kalıp üreten firmalar, iş ölçeklerini genel olarak 400 ton altında pres gerektiren kalıpların üretimine yönelik belirliyorlar. Ayrıca, makina ve ekipman yatırımı da, bu ölçekteki parçaların kalıplarına göre yapılıyor. Bu noktada, ana sanayiinin hedefleri ile yan sanayiinin olanakları birbirini karşılamıyor. Dolayısıyla, özellikle büyük ebatlı ve dış gövde parçalarının kalıpları yurt dışına sipariş ediliyor. Bu da, maliyetleri artırıyor ve daha çok enerji harcanmak zorunda kalınıyor.
Türkiye’deki otomotiv ve dayanıklı tüketim ürünlerinin imalatında kullanılan kalıpların yüzde 30’u iç pazarda üretilirken, kalan yüzde 70’i başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ve Avrupa ülkelerine yaptırılıyor.
Çin’de uygulanan tedbirlerin alınmasıyla orta vadede rekabet gücünün artırılabileceğine vurgu yapan yetkililer, şöyle konuşuyorlar: “Çin’de uygulanan devlet sübvansiyonunun artırılması ve verginin peşin alınmaması gibi önlemlerle üretimde maliyetler azaltılabilir. Sektörde; mühendislik, teknoloji, imalat, satış ve pazarlama alanlarındaki eksiklikler bulunuyor. Uluslararası standartlara ulaşılması ve yabancı imalatçılarla yarışabilir hale gelmesi için devlet desteği verilmesi gerekiyor. Proje bazlı kalıp teşvikleri, ihtisas OSB’lerinin kurulması ve hammadde sübvansiyonlarının doğru uygulanması sektörün büyüme hızına ivme katacaktır.”
Hedef; Avrupa´nın kalıp üssü olmak Doğru projelerle Avrupa pazarındaki etkinliğini artırmak isteyen Türkiye kalıp sektörü, otomotiv sektöründeki potansiyelle birlikte Avrupa’nın kalıp üssü olmayı hedefliyor. Devam eden ana sanayii projeleri sayesinde 2015’te kapasite kullanımını üst seviyeye çıkaran sektörde, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine yönelik üretimin sürmesiyle büyümenin 2016 yılında da devam etmesi bekleniyor.
Katma değeri yüksek olan kalıp sektöründe, ihracatta kalıp tipine göre kilogramda 15 ilâ 100 Euro’luk katma değer sağlanıyor. Üretim odaklı çalışan sektörde, standart dışı üretim ise başlıca sıkıntılardan biri. Bunun sonucunda, sektördeki genel kalite ve katma değer düşerken; rekabet gücü zayıflıyor.
Yurt genelinde farklı bölgelerde müstâkil olarak faaliyet gösteren birbirinden kopuk ve uzak birçok kalıpçının bulunduğunu dile getiren yetkililer, “Söz konusu firmaların, kalıp üretebilmek için ihtiyaç duyulan tüm makina, yazılım ve ekipmana sahip entegre tesis olarak çalışmaları gerekiyor. Bunu sağlamak ise önemli yatırımlar gerektiriyor. Hem ilk yatırım, hem de işletme maliyetinin yüksek olması sebebiyle de kalıpçının rekabet gücü düşüyor” diyorlar.
Kalıpçılar Vadisi, sektörün rekabet gücünü artıracak Kalıpçılar Vadisi projesiyle ihracatta rekabet avantajı sağlamayı hedefleyen sektör, Yalova’da hayata geçirilecek projeyle yurt dışında markalaşarak, bir cazibe merkezi haline gelmesi amaçlıyor. Yalova Kalıp İmalatı İhtisas OSB’de; Kalıp Teknolojileri Ar-Ge Merkezi, Kalıp Deneme Merkezi, Ortak Kullanım Merkezi olmak üzere kalıpçıların ilk yatırım ve işletme maliyetlerini düşürecek, uluslararası rekabet güçlerinin artmasını sağlayacak merkezler bulunacak. Söz konusu merkezler bünyesinde, kalıpçıların kendi bünyelerindeki gerekli makina ve teçhizatların yanı sıra, zaman zaman ihtiyaç duydukları; büyük işleme tezgahları ve deneme presleri, ölçme, test, kalibrasyon cihazları, analiz yazılımları, Laser sinterleme tezgahları, hızlı prototip cihazları gibi pahalı ekipman ve yazılımları bulunacak. Söz konusu cihazların ortak kullanılmasıyla, ilk yatırım ve işletme maliyetleri kayda değer oranda azalacak.
Haftalar sürebilen kalıp deneme ve teslim sürelerinin bu doğrultuda kısalacağını belirten yetkililer, şunları aktarıyorlar: “Firmaların OSB statüsünde bir sistemin içinde yer alması birçok avantajı beraberinde getirecek. OSB sayesinde; yatırım teşvikleri, vergi avantajları ve kalkınma ajanslarının sağladığı birçok destekten daha fazla faydalanma imkânına da sahip olunacak.”
Özoğul: “2017´de üretime geçilmesi hedefleniyor” Kalıpçıların kümelenme mantığıyla bir araya gelerek ihtisas OSB oluşturması amacıyla Yalova’da kurulmaya başlanan Kalıpçılar Vadisi’nde alt yapı aşamasına gelindiğini belirten Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Özoğul, “2016’da alt yapı çalışmalarının tamamlanmasıyla 2017’de bölgede üretime başlanması hedefleniyor. Sanayi üretimin yoğun olduğu Bursa, İstanbul ve Sakarya üçgeninde kurulmaya başlanan Yalova Kalıp İmalatı İhtisas OSB ile Türkiye’deki kalıpçılık markalaşacak. 342 dönüm arazide, kendi alanında uzmanlaşmış 70 kalıp fabrikasının ve yaklaşık 30 adet yan sanayii firmasının faaliyet göstermesi planlanıyor. Bölgede, her biri 3 bin metrekare alana sahip modern kalıphaneler kurulacak” diye konuşuyor.
“Ulaşım sorunu da olmayacak” Körfez Köprü Geçiş Projesi’nin tamamlanması ile birliket Kalıpçılar Vadisi´nde ulaşım sorununun da olmayacağını kaydeden Özoğul, sözlerine şöyle devam ediyor: “OSB’nin, köprü ve Kocaeli’nden gelerek, Bursa üzerinden İzmir’e kadar ulaşan yeni otoyol ile doğrudan bağlantısı da olacak. OSB’nin içinde Kalıp Teknolojileri Ar-Ge Merkezi ve Ortak Kullanım Merkezi de kuracağız. Bu merkezler bünyesinde hizmet verecek olan farklı birimler olacak.”
Tersine Mühendislik Birimi, Analiz, Simulasyon ve Optimizasyon Birimi’nin yanı sıra; Metroloji Birimi, Laser Sinterleme ve İşleme Birimi, Büyük Ölçekli Talaşlı İmalat Birimi ve Kalıp Deneme Birimi’ni sırasıyla OSB içinde faaliyete geçireceklerini aktaran Özoğul, “Kalıpçılar Vadisi içinde kurulacak ortak kullanıma yönelik merkezler sayesinde işletmelerimiz; ilk yatırım maliyetlerini ve işletme maliyetlerini düşürecek, güncel teknolojiyi yakından takip edebilecek, rekabet güçlerini artıracak. OSB arazisinin kamulaştırılması için çalışmalarımızı tamamladık” diyor.
“İşletme maliyetleri yüksek bir sektör” Türkiye genelinde farklı bölgelerde müstâkil olarak faaliyet gösteren birbirinden kopuk ve uzak birçok kalıpçının bulunduğunu ifade eden Şamil Özoğul, şunları aktarıyor: “Bu firmaların, kalıp üretebilmek için ihtiyaç duyulan tüm makina, yazılım ve ekipmana sahip entegre tesis olarak çalışmaları gerekiyor. Bunu sağlamak da önemli yatırımlar gerektiriyor. Hem ilk yatırım, hem de işletme maliyetinin yüksek olması sebebiyle kalıpçıların rekabet gücü düşüyor. Gelişmiş ülkelerde, sanayi üretiminin sürekliliği açısından stratejik öneme sahip sektör olarak ele alınan ve doğrudan desteklenen kalıpçılık sektörünün geliştirilmesi için uygulanan bir model var. Bu model çerçevesinde, sanayi üretiminin yoğun olduğu bölgelerde, o bölgenin ihtiyaç duyduğu kalıpların tedarik edilebileceği ihtisas sanayi bölgeleri kuruluyor.”
Kalıpçılar Vadisi Projesi´nin gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır uygulanan ve başarısı kanıtlanmış bir model olduğuna vurgu yapan Şamil Özoğul, Yalova’da hayata geçirilecek en modern örneklerinden biri olacak projenin, yurt dışında Türkiye kalıpçılık sektörüne ilgiyi ve güveni artıracağını dile getiriyor.
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları