Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden
Otomasyonla daima bir adım ileride
Festo
Yeni kuşak Cama ambalajlama makinaları eskiye kıyasla üçte bir oranında daha az kurulum alanına ihtiyaç duyuyor. Cama’nın yeni nesil makinalarını “çığır açan kuşak“ olarak adlandırmasının sebebi de bu.
Cama Group/İtalya ArGe Müdürü Stefano Rini, “Festo’nun CPX/MPA serisi valf adası konsepti, bizi yepyeni, çığır açan bir makina jenerasyonunun tasarımında destekliyor“ diye konuşuyor. Böylece marka ürünü üreticileri için tesislerin düzen ve tasarımı açısından yepyeni ufuklar beliriyor; hem yer kazanıyorlar, hem de kazanılan yere başka öğeleri yerleştirebilecek esnekliğe kavuşuyorlar.
Yeni ufuklar Yukarıda da belirtildiği gibi Cama firması, bu yeni inovasyon sürecini “çığır açan jenerasyon“ olarak adlandırıyor. Bu yeni makina konsepti, ikincil ambalajlama makinaları ve robot üreticisi olarak isim yapmış olan Cama’nın Lean Design (yalın tasarım) çizgisini vurguluyor. Gelişmelerden duyduğu memnuniyeti yüzünden okunan Stefano Rini’nin sözleriyle ifade etmek gerekirse; “Bu makina jenerasyonu büyüme açısından bize yepyeni ufuklar açacak.”
Büyük boyutlu, direkt olarak makina veya tesisin içinde yer almayan kontrol kabinleri halen konvansiyonel makina ve tesislerin karakteristik özellikleri olarak karşımıza çıkarlar. Kontrol kabini, çok sayıda ve metrelerce uzunluktaki kablo ve hortumlarla üretim alanında yer alan tahrikler, sensörler ve valflerle bağlantılıdır.
Daha kompakt yapılı makinalar Cama, “çığır açan jenerasyon“ başlığı altında tanımladığı makinalarını tamamen yeniden tasarlayarak, kurulum alanını azaltmayı başardı. Bu süreçte, elektriksel ve pnömatik komponentleri içeren kontrol kabinleri makina tabanlarının köşelerine entegre ediliyor. Daha az kurulum alanına ihtiyaç duyulması şu olumlu etkileri beraberinde getiriyor: Kablo ve hortumların sayısı ve uzunluğu azalıyor. Gerekli eleman grupları ve komponentler tam ihtiyaç duyulan noktalara yerleştirilebiliyor bu sayede erişimleri kolaylaşıyor. Planlamada çekirdek ürün olarak, IP65 koruma sınıfına uygun Festo CPX/MPA serisi valf adasıyla çalışılıyor.
Stefano Rini’ye dönelim ve konuyla ilgili yorumunu alalım: “Kablo ve hortumlarda sayı ve uzunluk bakımından hissedilebilir ölçüde azalma var. Bu da, kurulumu önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Bu, sadece bizim yeni makina jenerasyonumuza özgü bir özellik.”
Pnömatik ve elektriksel kontrol zincirlerini birleştiren CPX her iki zinciri; yalın, hızlı, esnek ve kusursuz bir şekilde tüm otomasyon konseptleri ve şirkete özel standartlarla bağlantılıyor. Rini, “CPX serisi sunduğu arıza arama fonksiyonlarıyla, bizim gibi büyük çaplı marka ürün üreticilerinin talepleri arasında yer alan önleyici bakımın kolayca gerçekleşmesini sağlıyor” diyor.
Daha fazla emniyet Yeni jenerasyonda makina emniyeti konusu da başarıyla endüstriyel pratiğe dönüştürüldü. Hava boşaltma işlemleri Festo’nun MS6-SV serisi basınç yükleme ve boşaltma valfiyle gerçekleşiyor. Beklenmedik çalışmayı başarılı bir şekilde önleyen bu ürünün hava boşaltma verimi havalandırma veriminden 1,5 kat daha yüksek.
Cama’nın tanıttığı aşırı esnek uygulamalı CL175 serisi Side-Loader/istifleyici-yükleyici de, “çığır açan makina jenerasyonu“ ailesi içinde yer alıyor. Şirket, bu ambalajlama makinasını tasarım ve fonksiyon bakımından tepeden tırnağa komple yenilemiş.
Makina; shrink film tipi ambalajı, torbaları, çantaları, ısıl şekillendirmeli ambalajları, blister ambalajları ve diğer birincil ambalaj türlerini önceden hazırlanmış kolilere yükleyebiliyor. Birinci adımda; koliler bir depodan alınıyor, açılıyor ve rotasyon birimi yardımıyla bir konveyörün iş parçası tablasına yerleştiriliyor.
Teknolojinin akıllıca harmanlanması Yükleme görevini üstlenen handling birimi, ürünleri sürekli periyodik bir hareketle kolilere aktarıyor. Handling biriminin ana unsurları arasında şu ürünler yer alıyor: Ara pozisyonların yüksek hassasiyetle sürülmesini sağlayan Festo ürünü EGC serisi elektriksel eksen artı DGSL serisi pnömatik mini kızak. Uygulayıcının kendi başına kombine edip kurduğu diğer sistemlere kıyasla EGC montaj sürelerini neredeyse yüzde 30 oranında kısaltıyor. Pnömatik ve elektriksel tahrik teknolojilerinin bilinçli bir şekilde uygulanması, yüksek hassasiyet ve yüksek yükleme kapasitesi sağlıyor. Bir sonraki adımda, koliler kapatıldıkları son istasyona aktarılıyorlar. İstasyon kesintisiz veya sürekli periyodik hareketlerle işleyebiliyor. Netice itibariyle koliler çıkış konveyörüne ulaşıyorlar.
Stefano Rini, şunları aktarıyor: “Bizde Festo markası, inovasyon ve yetkinliği çağrıştırır. CPX’li, endüstriyel ağ sistemli valf adaları tüm kablo ve hortum bağlantılarının sayı ve uzunluğunu önemli seviyede azaltarak, makinalarımızın kurulum alanı ihtiyacını ciddi ölçüde aşağıya çekmektedir. Festo’nun geliştirdiği inovasyonlar, biz orijinal ekipman üreticilerinin ve son kullanıcıların büyük adımlarla ilerleyebilmesine yardımcı oluyor.“
Küresel çapta tedarik ve erişim Festo’nun dünyanın 176 ülkesinde faal olması müşteri açısından oldukça pratik bir durum. Zirâ, bu sayede Festo servis elemanları gerek komponent ve sistemlerin işletmeye alınması, gerekse diğer konularda hızla Cama-Group müşterilerine ulaşabilmekteler. Bu, güven demektir.
Bu sayıdaki diğer Şirketlerden bölümü yazıları