Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden
GE, dijital rüzgâr santrali ile yenilenebilir enerjiyi daha verimli hale getiriyor
Yalçın GÜR
Enerji tasarrufu, ekonomik enerji üretimi ve sürdürülebilirlik konularında otomasyondan yararlanma yaşamın hemen her alanına yayılıyor. Geleneksel otomasyon uygulamalarının yerini giderek daha akıllı otomasyon sistemleri alıyor. Akıllı sistemler, nesnelerin interneti (IOT-Internet Of Things) olarak tanımlanmış endüstriyel internet alanından (büyük veri sisteminden) en yüksek ölçüde yararlanıyorlar. Bu yaklaşım ve uygulamalarla, nesnelerin her biri kendilerine yüklenen yazılım, cihaz ve donanımlarla tabir uygunsa akıllı hale geliyor ve birbirleriyle iletişime geçebiliyorlar. İletişimden öte; harekete geçirme, durdurma, yavaşlatma vb. birçok eylem, iki veya daha fazla nesnenin kontrolünde gerçekleşiyor. Bu tür uygulamalar bir bütün olarak; dijital teknolojiler, dijital uygulamalar ve hatta dijital yaşam olarak adlandırılmaya başlandı.
Sayısal-dijital çok geniş bir alanı tanımlar hale geldi Dijital ya da sayısal kelimeleri başlangıçta cihaz ve bilgisayarların temel çalışma prensibi olarak dilimizde yer almaya başlamıştı. Artık günümüzde sayısal-dijital çok geniş bir alanı tanımlar hale geldi. General Electric’ten (GE) konuyla ilgili “GE, dijital rüzgâr santrali ile yenilebilir enerjiyi daha verimli ve ekonomik hale getiriyor” başlıklı bir yazı aldığımda, konunun daha iyi anlaşılması için önce bu açıklamayı yapma gereği duydum. Konunun ayrıntılarına geçmeden önce kısaca özetlersek;
* GE, endüstriyel internetten faydalanarak, endüstrinin gücü ile yazılımı rüzgâr santralinde bir araya getirerek verimliliği artırıyor.
* Sensör, veri ağları ve analitiğin kullanımı ile, enerji üretiminde yıllık yüzde 20’ye varan yüksek verimlilik artışı sağlayan özel uyarlanmış türbinler ortaya çıkıyor.
GE, önerdiği ve sunduğu teknolojiyle ilgili çok çarpıcı bir bilgiyi de paylaşıyor: Kombine teknoloji eğer bu yıl kurulacak olan 50 Gigawatt’ın (GW) tamamına uygulansaydı, rüzgâr endüstrisinde 50 milyar dolara varan bir değer yaratılabilirdi.
GE yeniliğini; “dünya standartlarındaki rüzgâr türbinlerini, rüzgâr endüstrisine yönelik dijital alt yapıyla eşleştiren dinamik, bağlantılı ve uyarlanabilir dijital rüzgâr santrali teknolojisi” olarak duyurdu. Teknolojiyle ilgili açıklamalar ise özetle şöyle: “Dijital rüzgâr santrali, yenilenebilir enerjide uzun süredir duyulan daha fazla esneklik ihtiyacını karşılamak için endüstriyel internet olarak adlandırılan etkileşimli dijital teknolojiyi kullanıyor. Bu teknoloji, yenilenebilir enerjinin mevcut enerji şebekesine daha etkin bir şekilde entegre olmasına yardımcı oluyor.”
Bolze: En büyük fırsat enerjide GE Power & Water Başkanı ve CEO’su Steve Bolze, konu hakkında şunları söylüyor: “GE sahaları dâhil her işletme ve her endüstri, daha akıllı dijital teknolojiler tarafından dönüştürülmekte. En büyük fırsat ise enerji alanında bulunuyor. Önemli olan; bu yeni dijital dönüşümden en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğinizi bilmek. Endüstri liderlerini, geride kalanlardan ayıracak olan da budur.”
Dijital rüzgâr santrali ekosisteminin çalışma sistemi GE yetkililerinin teknolojiyle ilgili olarak verdikleri bilginin özeti ise şöyle: “Bu yeni rüzgâr ekosistemi; üretimi artırmak, maliyetleri azaltmak ve rüzgâr santralinin işletme verimliliğini kullanım ömrü boyunca yükseltmek için dünya standartlarında bir türbini, dijital bir alt yapıyla eşleştiriyor. Ekosistem, önce türbinlerin üretimiyle başlıyor. Gelecek nesil akıllı rüzgâr türbinleriyle, GE’nin yeni modelleri, en yüksek verimlilikte enerji üretebilmek için bir rüzgâr santralindeki her bir türbin tabanı yerleşiminde, çevre koşullarına bağlı olarak, 20 adede kadar farklı türbin konfigürasyonu inşa etmek için bir dijital ikiz modelleme sistemi kullanıyor. Ayrıca her türbin, gerçek zamanlı olarak türbin işleyişini analiz edebilen ve çalışma verimliliklerini artırmak için ayarlamalar yapabilen gelişmiş ağlara bağlı şekilde çalışıyor. Türbinler inşa edildikten sonra, üzerlerindeki sensörlerin bağlantıları kuruluyor. Operatörlerin türbinlerden, santrallerden hatta bütün endüstri filosundan gelen verilerle performans izlemelerine olanak sağlayan GE’nin Predix yazılımıyla, bu sensörlerden toplanan veriler gerçek zamanlı olarak analiz ediliyor. Veriler, performansı etkileyebilecek sıcaklık, türbin hizasızlıkları veya titreşimler hakkında bilgi sağlıyor.”
Bu sayıdaki diğer Şirketlerden bölümü yazıları