Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden
Endüstriyel boya sektörü büyümeye devam ediyor
Üretimin son adımı olarak kabul edilen endüstriyel boya, imalat sanayiindeki gelişme doğrultusunda büyümeye devam ediyor. Gelişmiş ülkelerde endüstriyel boya tüketiminin yoğun olduğu gözlenirken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise sektör, hızlı bir büyüme eğilimi içinde. Türkiye’nin endüstriyel boyada kayda değer bir potansiyel barındırdığına dikkat çeken yetkililer, sektörün sanayiye yapılacak yatırımlarla büyüme ivmesini artıracağını ifade ediyorlar.
Türkiye´de, kimya sektörü içinde alt üretim alanı konumunda çalışmalarını sürdüren boya ve hammaddeleri sektörü, son 10 yıllık ekonomik ve teknolojik gelişmelerle beraber etkin bir rol almaya başladı. Boya Sanayicileri Derneği´nden (BOSAD) edinilen bilgilere göre, Türkiye´nin boya ve hammaddeleri sanayisi, ulaştığı sektörel büyüklükle global pazardan yüzde 2 pay alıyor.
İmalat sanayiinin başlıca unsurlarından Boya sanayiinin alt dalları arasında bulunan ve son 20 yılda kullanım alanı genişleyen endüstriyel boya sektörü, bugün itibarıyla imalat sanayiinin başlıca unsurları arasında yer alıyor. Otomotiv boyaları, metal sanayii boyaları, ahşap ve mobilya boyaları, deniz boyaları ve toz boya grubunda yoğunlaşan sektörün sanayi boyaları grubu, yaklaşık 20 alt sektöre yönelik ürün geliştiriyor.
Türkiye boya sanayiinin, yurt içinde 2014 yılında 900 bin ton üretim yaptığını belirten yetkililer, sektörün 2,2 milyar dolarlık iç pazar büyüklüğüne ulaştığını kaydediyorlar. Öte yandan, Türkiye´nin boya tüketim miktarının yaklaşık yüzde 60´ını inşaat boyaları oluştururken, yüzde 40´lık paya da sanayi boyaları sahip. Ciro açısından ise farklılık gösteren dağılımda, sanayi boyalarının payının yüzde 60, inşaat boyalarının payının ise yüzde 40 olduğu belirtiliyor.
Türkiye’de, çeşitli büyüklüklerde yaklaşık 100 firma endüstriyel boyama tesis çözümleri sağlarken, yaklaşık 10 şirket de, anahtar teslim boya tesisi kurulumu gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip. İhracata ise sınırlı sayıda firma yöneliyor. Dış pazara satış yapan firmaların ağırlık verdiği bölgeler arasında; Orta Doğu, Kuzey Afrika, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri yer alıyor.
Toz boya kullanımı artıyor Endüstriyel boya sektörünün alt grupları içinde yer alan toz boya, üreticiler tarafından son yıllarda dayanıklılık, çatlama ve çizilmeye karşı direnci sayesinde, geleneksel sıvı boya yönteminin yerini almaya başladı. Yaş boyaya göre kullanım ve sürdürülebilirlik boyutunda sunduğu avantajlar, toz boya talebini artırıyor. Aynı zamanda, söz konusu ürün grubuyla daha düşük işletme maliyeti sunuluyor. Toz boya, özellikle ev aletleri, mobilya metal aksamları, mimari, madeni eşya, otomotiv parçaları ve üretim makinalarında kullanılıyor. Türkiye, bu alanda Avrupa´da en büyük üçüncü üreticisi konumunda yer alıyor.
Endüstriyel boya sektöründeki büyümeye paralel üretim yapan firmaların, boya kalitesine daha fazla önem verdiklerini ifade eden yetkililer, kullanılan ürünlerin çevresel etkilerine yönelik bilinçlenmenin başladığını söylüyorlar. Aynı zamanda, firmaların boyahane tesisi yatırımı yaparken de, belli noktalara dikkat etmesi gerektiğini savunan yetkililer, “Firmalar, yatırımın öncesinde boyahane kuracakları alan ölçülerini ve özelliklerini; boyamadan önce uygulanacak yüzey işlemine, boyayacakları parçaların özelliklerine, ebatına, şekil, malzeme türü, vardiya ve renk adetine göre tercih yapmalılar” diye konuşuyor.
Hammaddede dışa bağımılık önemli bir sorun Yetkililer, endüstriyel boya sektöründen hizmet alan müşterilerin ucuz iş beklentisine girerek, orta vadede beklenmeyen mali tablolarla karşılaşabileceklerine işaret ediyorlar. İlk yatırımda, yapılan işin maliyeti ikinci planda tutularak, kaliteli ürünün uygulanması gerektiğini vurgulayan yetkililer, hem firmanın, hem de müşterinin hizmet konusunda yeterli bilgiye sahip olması gerektiğinin altını çiziyorlar.
Boya sanayiinin genelinde olduğu gibi, endüstriyel boya sektörünün de başlıca sorunları arasında hammaddede yurt dışına bağımlılık ve yüksek maliyetler geliyor. Hammadde ithalatının önüne yeni yatırımlarla geçileceği görüşünde birleşen sektör yetkilileri, Türkiye’de hammadde yatırımlarının destek görmesi ve artması gerektiğini vurguluyorlar. Firmaların kurumsal bir çatı altında toplanamamasının da, pazarla ilgili net verilere ulaşılmasını engellediği ifade ediliyor.
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları