Sitemizde en çok hangi konu başlığı altındaki haberleri takip ediyorsunuz?
Araştırma-Makale
Güncel-Fuar
Haberler
Şirketlerden
Paslanmaz çelik sektörü yeni pazar arayışında
Türkiye, paslanmaz çelik ihtiyacının önemli bir kısmını Uzak Doğu ve Avrupa pazarından sağlıyor. Avrupa ile yapılan Serbest Dolaşım Anlaşması ve Uzak Doğu´daki ürünlerin fiyat düşüklüğü, Türkiye´nin söz konusu pazarlara yönelmesinin başlıca sebepleri olarak gösteriliyor. Yurt içinde yapılan yatırımlara rağmen, son dönemde sektörde ithalatın yükselmesi dikkat çeken bir unsur olarak öne çıkıyor. Yüksek ithalatın sebeplerinin başında, özellikle ince malzemelerin Türkiye’de üretilmemesi yer alıyor.
2014 yılında paslanmaz çelik ithalatı, bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak, 521 bin tona ulaştı. Türkiye´nin paslanmaz çelik ihracatı ise, söz konusu dönemde 92 bin tonu buldu. İhracatın yarıdan fazlası mevcut çelik servis merkezlerinde işlenerek yapılırken, yıllık yaklaşık 75 bin ton ürün de, nihâi mâmul içinde dolaylı biçimde ihraç edildi.
İhracat hedefi revize edildi Sektörün başlıca ihracat pazarları arasında Orta Doğu, Doğu Avrupa, Ukrayna, Rusya ve Turki Cumhuriyetleri bulunuyor. Bu ülkelerdeki ekonomik istikrarsızlık ve siyasi belirsizlik, sektörün de ihracat hedeflerini revize etmesine neden oldu. 2014 yılında 230 milyon dolarlık ihracat yapan paslanmaz çelik sektörü, 250 milyon dolar olan 2015 hedefinde değişikliğe gidip, bu rakamı 2016 yılı için öngördü. Kendisine yeni pazar arayışına de giren sektör, özellikle Kuzey Afrika, Sahra Altı ülkeleri ve Körfez ülkelerini mercek altına aldı.
Türkiye´nin global pazardaki payı yüzde 1,27 Türkiye’nin 2014 yılı ithalat rakamları doğrultusunda global paslanmaz çelik pazarından yüzde 1,27 pay aldığını ifade eden yetkililer, şöyle konuşuyorlar: “2014 itibarıyla dünyadaki mevcut ergitme paslanmaz çelik kapasitesi yıllık 64,5 milyon tona ulaştı. Buna karşın, 2014 yılında ergitme paslanmaz çelik üretimi yaklaşık 41 milyon tonu buldu. Söz konusu paslanmaz çelik üretimi, yaklaşık yüzde 36’lık atıl kapasiteye yol açtı. Dünya üretim kapasitesinin yüzde 53’lük dilimi Çin’in elinde bulunuyor. Bu oran, diğer Asya ülkeleri ile beraber yüzde 72 seviyelerine ulaşıyor. Güney Kore’nin üretim kapasitesi ise, yaklaşık yüzde 3’ü buluyor. 1 Mayıs 2013’te yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması ile; Güney Kore’den ithal edilen soğuk ve sıcak haddelenmiş paslanmaz çelik ürünlerinde de kayda değer bir artış yaşandı.”
Türkiye, dünyanın en büyük krom üreticileri arasında yer alıyor. Paslanmaz çeliğin hammaddelerinden olan kromun işlenerek üretime girdi olarak kullanılabilecek ferrokrom haline dönüştürülebilmesi noktasında yatırımların yeterli olmaması, paslanmaz üretiminin önündeki önemli sorunlardan biri. Türkiye’de paslanmaz çelik üretiminin entegre bir şekilde yapılması noktasında da global pazardaki atıl kapasite, yatırım için gerekli hammadde arzının Türkiye’deki yetersizliği, aşırı enerji gereksinimi ve yüksek yatırım tutarından kaynaklanan işletme geri dönüş ve amortisman süreleri başlıca sıkıntılar arasında gösteriliyor.
Türkiye önemli avantajlara sahip Türkiye’nin paslanmaz çelik ithalatının 521 tona ulaştığını belirten yetkililer, yerli sanayiinin paslanmaz çelik üretebilmek için Türkiye’nin var olan avantajlarını dikkate alması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Yetkililer, “Türkiye’nin çelik sektöründe oluşan tecrübesi, paslanmaz çelik üretimine de olumlu yansıyacaktır. Genç ve eğitimli nüfus, yapılacak yatırımların ihtiyaç duyacağı insan gücünü rahatlıkla karşılayabilecek düzeyde. Özellikle, Türkiye’nin paslanmaz çelik üretiminin temel hammaddesi olan krom metaline sahip olması, coğrafi acıdan önemli bir avantaj. Krom rezervi bakımından zengin olan Türkiye’de, ferrokrom tesisleri yüksek ve düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapabiliyor. Ülkemize yakın coğrafyada paslanmaz çelik üretimi yapılmıyor. Paslanmaz çelik üretimi, en yakın coğrafya olarak batıda İtalya’da ve doğuda ise Hindistan’da yapılıyor. Bu noktada, petrol endüstrilerinin yanı sıra, son yıllarda inşaat sektöründeki büyük yatırımları ekleyen Arap yarımadası ve Türk Cumhuriyetleri, bu konuda Türkiye’nin potansiyel pazarı konumunda bulunuyor. Paslanmaz çelik üretim yatırımı için İskenderun en uygun bölge. Öncelikli pazarlara hâkimiyeti ve krom cevheri ile ferrokrom fabrikalarına yakınlığı dolayısıyla bu bölge öne çıkıyor” diye konuşuyorlar.
Yüksek enerji fiyatları önemli bir sorun Yatırımların, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanması gerektiğini savunan yetkililer, yıllık üretim kapasitesinin en az 800 bin ton olması gerektiğini ileri sürüyorlar. Türkiye’nin sahip olduğu hammaddelerin ülke ekonomisinin yararına kullanılması yönünde stratejiler geliştirilmesinin önemine değinen yetkililer, sözlerini şu şekilde sürdürüyorlar: “Paslanmaz çelik üretiminde Türkiye’nin avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajları da bulunuyor. Bu dezavantajların başında yüksek enerji fiyatları geliyor. Enerji maliyeti, enerji tüketiminin sık olduğu paslanmaz çelik üreticisinin rekabet edebilirliğini sınırlamaktadır. Ayrıca Türkiye, paslanmaz çeliğin bazı kalitelerinde kullanılan nikel metalinin rezervleri bakımından da yetersiz düzeyde. Ancak, söz konusu hammadde Rusya’dan sağlanabilir.”
Bu sayıdaki diğer Araştırma-Makale bölümü yazıları