Abonelik Reklam Arşiv Künye İletişim    
 
18 Ağustos 2013 Pazar
 
 
Makina sektörünün 2023 yılında 100 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabileceğini düşünüyor musunuz?
 
Evet
Hayır
Fikrim Yok

 
   
  Türkiye, Şubat ayında ihracatını yüzde 5,6 artırdı

2013’ün Şubat ayında ihracatını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,6 artıran Türkiye, söz konusu dönemde 11 milyar 692 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk iki ayında ihracatını yüzde 5 artırarak, 23 milyar 201 milyon dolara yükselten Türkiye, son 12 aylık dönemde ise, yüzde 11,82 artışla, 153 milyar 640 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Şubat ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 787 milyon dolar ile otomotiv sektörü yaparken; kimyevi maddeler sektörü 1 milyar 450 milyon dolar ile ikinci, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ise, 1 milyar 402 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı.
Şubat ayı ihracat rakamlarını Edirne’de düzenlenen toplantıda açıklayan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, söz konusu dönemde ihracatın, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,6 artışla, 11 milyar 692 milyon dolar olarak gerçekleştiğini dile getirdi. Büyükekşi, “İlk iki ayda ihracatımız yüzde 5 artarak, 23 milyar 201 milyon dolara yükseldi. Son 12 aylık ihracatımız ise, yüzde 11,82 artışla 153 milyar 640 milyon dolar oldu” diye konuştu.

“AB’ye yapılan ihracat yüzde 6 arttı”
AB’ye gerçekleştirilen ihracatın Şubat ayında yüzde 6 arttığını vurgulayan Büyükekşi, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Uzakdoğu’ya ihracatımız yüzde 34, BDT’ye ihracatımız yüzde 18, Afrika’ya ihracatımız ise yüzde 1 artış gösterdi. AB’ye ihracatımızın artış trendine geçmesini son derece olumlu buluyoruz. Şubat ayında en fazla ihracat yaptığımız ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracatımız yüzde 1 arttı. İkinci sırada yer alan Irak’a ihracatımız yüzde 7, üçüncü İngiltere’ye yüzde 9, dördüncü Rusya’ya yüzde 16, beşinci İtalya’ya yüzde 10 arttı. Şubat ayında ihracat artışında ön plana çıkan ülkeler; yüzde 303 artışla Malta, yüzde 219 artışla Norveç, yüzde 130 artışla Singapur, yüzde 112 artışla Yemen, yüzde 98 artışla Ürdün, yüzde 75 artışla Çin, yüzde 57 artışla Brezilya oldu.”
İller bazında bakıldığında, en fazla ihracat yapan ilk 10 il arasında ihracatını en fazla artıran şehrin yüzde 41 ile Hatay olduğunu aktaran Büyükekşi, “Hatay’ı; yüzde 18 ile Ankara, yüzde 11 ile Denizli, yüzde 9 ile Adana, yüzde 7 ile İzmir ve Bursa, yüzde 3 ile İstanbul ve yüzde 1 ile Gaziantep izledi. Kocaeli’nin ihracatı yüzde 1, Manisa’nın ise yüzde 18 düştü” diye konuştu.

“Toparlanma zaman alacak”
Dünya ekonomisine dair gözlemlerini de paylaşan Büyükekşi, 2012 yılının, dünya ekonomisi açısından oldukça olumsuz bir yıl olduğunu ifade etti. Büyükekşi, konuşmasına şöyle devam etti: “Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere, ekonomiler küçüldü, kimi ülkeler resesyona girdi. Genelde işsizlik yükselirken, tüketici güveni erozyona uğradı. Ancak, bu yavaşlamanın sonuna yaklaşıldığı kanaatindeyiz. Toparlanma zaman alacak ve bu yüzden, dünya ekonomisinde yılın ilk yarısında büyümenin zayıf ve faizlerin düşük kalması bekleniyor.”
ABD ekonomisine ilişkin iyimser beklentilerin sürdüğünü söyleyen TİM Başkanı Büyükekşi, ancak ekonomide ve işsizlikte toparlanmanın, beklentilerden daha yavaş gerçekleştiğini belirtti. Avrupa Birliği ve Euro cephesinde ise, mali risklerin azaldığını vurgulayan Büyükekşi, “Avrupa Birliği’nde, 2014-2020 bütçesinde kesinti yapılması konusunda uzlaşma sağlandı. Avrupa Merkez Bankası’nın adımları sayesinde, piyasa güveni büyük ölçüde sağlandı diyebiliriz. Bankacılık sektöründe de olumlu gelişmeler var. Euro’ya güven artıyor. Son yaşanan İtalya krizi de atlatıldığı takdirde, Euro bölgesi daha iyi bir sürece girecek. Bununla birlikte, AB’de 2012 son çeyrek büyümesi beklentilerden kötü geldi” dedi.

“Avrupa, üçüncü çeyrekten itibaren büyür”
2013’ün ilk iki çeyreğinde de küçülmenin sürebileceğini ileri süren Büyükekşi, Avrupa’nın ancak üçüncü çeyrekten itibaren büyümeye başlayacağının öngörüldüğünü aktardı. Bu durumun, Türkiye’nin AB’ye gerçekleştirdiği ihracat açısından bir risk oluşturduğunu vurgulayan Büyükekşi, şöyle konuştu: “Ancak, ihracatımızın ilk iki aylık performansı bizi umutlandırıyor. İlk iki ayda AB’ye ihracatımız yüzde 6 artış gösterdi. AB ekonomilerindeki resesyon ne kadar hızlı sona ererse, ihracat bundan o kadar hızlı avantaj sağlayabilir.”

“Çin’de büyüme hızlanıyor”
Diğer taraftan, Çin’de 2013 yılının ilk göstergelerinin, büyümenin yeniden hızlanmakta olduğunu teyit ettiğini aktaran Büyükekşi, Türkiye’nin Çin’e gerçekleştirdiği ihracatın 2013 yılında çok iyi başladığını kaydetti. Büyükekşi, “İlk iki ayda Çin’e ihracatımız yüzde 51 artış gösterdi. Şu anda en fazla ihracat yaptığımız 12. ülke olan Çin, geçen senenin aynı döneminde en fazla ihracat yaptığımız 15. ülkeydi. Çin’in büyümesi bize de olumlu yansıyor” diye konuştu.

“Kur savaşları devam edecek”
Dünya ekonomilerinin kur savaşları ile çalkalandığını ifade eden Büyükekşi, sözlerine şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, 2013 yılı da dünyada kur savaşlarının öne çıkacağı bir yıl olmaya aday. Gelişmiş ülkeler, izledikleri politikalar ile paralarının değerini düşük tutmaya çalışıyor. Böylece, açık ve örtülü bir kur çatışması yaşanıyor. Japonya, agresif para politikası ile Yen’in değerinde hızlı düşüşe yol açtı. Bu da, kur savaşlarını tetikledi. ABD, zaten bir süredir genişletici para politikası ile doları zayıf tutmaya çalışıyor. İngiliz Sterlini, dolar ve Euro karşısında değer kaybediyor. İsviçre, Euro karşısında 1.20 paritesini gözetiyor. Euro bölgesi şimdilik bu konuda geri planda. Ama yükselen Euro’nun değeri, yavaş yavaş kaygı verici olmaya başladı. En son yapılan G-20 zirvesinde kurları piyasa belirlesin temennisi çıktı. Yani rekabetçi kur, artık her zamankinden daha önemli. Birçok ülke, ihracat artışı için kur ile oynuyor. Kuru, kızışan rekabette en önemli silah olarak kullanıyor. Türkiye’nin de bu konudaki gelişmeleri yakından izlemesinin ve önlem almaya devam etmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Bize göre, Türkiye için en mantıklı çözüm; iyi bir kur riski yönetimi ile kurdaki aşırı dalgalanmaları önlemek ve de Türk Lirası’nın rekabetçi seviyelerini korumak olacaktır.”

“Ekonomideki dengelenme devam ediyor”
Türkiye’deki ekonomik gelişmeler hakkında da açıklamalarda bulunan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ekonomideki dengelenmenin devam ettiğini söyledi. Ekonomi yönetiminin ve Merkez Bankası’nın hedeflediği ekonomik inişin gerçekleştiğini ifade eden Büyükekşi, “Fakat veriler, 2012’nin son çeyreğinde iktisadi faaliyetlerin zayıfladığını ortaya koyuyor. Sanayideki büyüme, yılın son çeyreğinde yüzde 0,6 ile en zayıf dönemini yaşadı. 2012 yılı büyümesi yüzde 2,5 seviyesinde kalacak gibi. 2012 yılında cari açık yüzde 37 gerileyerek, 77 milyar dolardan 49 milyar dolara indi. Cari açıkta sağlanan bu önemli iyileşmede ihracatın rolü çok büyük oldu” diye konuştu.
İhracatın cari açığın panzehiri olduğunu ifade eden Büyükekşi, şunları söyledi: “Bu başarının hakkını vermemiz gerekiyor. Çünkü, 2012 yılında cari açıkta yaşanan 28,3 milyar dolarlık gerilemenin 23,5 milyar doları dış ticaret dengesindeki düşüşten geldi. Dolayısıyla, uzunca bir süredir ifade ettiğimiz; ‘Cari açığın panzehiri ihracattır’ söylemi, bir kere daha tescillendi. İhracat, ekonomideki kırılganlıklarının giderilmesi için en büyük avantajımız oldu. İhracat, sadece cari açığa panzehir olmakla kalmadı. Büyümeye net katkı sağlarken, yarattığı istihdamla işsizlik oranını da aşağı çekti.”

“Dünya ihracatı yeniden keşfediyor”
Dünyanın ihracatı yeniden keşfettiğini belirten Büyükekşi, “Bugün dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, krizden çıkış senaryolarını durduk yere ihracat üzerine kurmuyor. ABD, boş yere ihracatı yeniden keşfetmiyor. Dış ticarette dünyanın en büyük ekonomisi ABD, geçen yıl bu unvanı Çin’e kaptırdı. ABD, doğal olarak şimdi bu düşüşün nedenlerini sorguluyor. Başkan Obama, ‘Üretime ve ihracata daha fazla önem vermeliyiz’ diyor. Çünkü, artık onlar da tek çıkış yolunun ihracat olduğunu anladı. ABD bile ihracata dikkat çekiyorsa, Türkiye’nin ihracata ne kadar önem vermesi gerektiğini sizlerin takdirine bırakıyorum” dedi.

“Türkiye ekonomisini soğuttu”
Türkiye’nin 2012’de ekonomiyi soğuttuğunu kaydeden Mehmet Büyükekşi, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Büyük hedefliyoruz; ama bu hedeflerin altını yeterince dolduramıyoruz. Biliyorsunuz, Merkez Bankamız en son 3x5 formülü açıkladı: Yüzde 5 büyüme, yüzde 5 cari açık (yani cari açığın milli gelire oranı), yüzde 5 enflasyon. Halbuki, 2012 yılında yüzde 2,5 ekonomik büyüme ile yüzde 6 cari açık rakamına ulaşılacağını tahmin ediyoruz. Yani 2012 yılında ekonomimizi ısıtmadık, büyümeyi düşürdük. Ancak, cari açık istenilen düzeye düşmedi. Çünkü, büyümenin cari açık elastikiyeti düşük. Neden mi? Merkez Bankası yıllık kredi genişlemesini yüzde 12 ila 15 bandında tutuyor. Bu sınırın aşılmasını istemiyor. Bu nedenle de, faizler indirilse bile, munzam karşılık artışları ile kredilerde sıkılaştırma sürüyor.”

“Sıkılaştırma politikaları iç piyasayı yavaşlattı”
Sıkılaştırma politikalarının da, iç piyasayı daha çok yavaşlattığını dile getiren Büyükekşi, “İç piyasa yavaşladığına göre yüzde 5 büyüme nereden gelecek? Tabii ki ihracattan gelecek. Yüzde 5 büyümenin de, yüzde 5 cari açık hedefinin de temel mantığında ihracat artışı var. Yani bu sene bütün yük ihracatçılarımızın omzunda. Bir başka ifade ile; bu rakamlara ulaşılabilmesi için ihracatın orta vadeli program hedefi olan 158 milyar doların çok üzerinde gerçekleşmesi gerekiyor. Peki bu nasıl olacak? Platon, ‘Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür’ der. İşte 55 bin ihracatçımız, bu yıl da yeni ihracat rekorları kırabilmek için susmayacak. 2023 yılı için 500 milyar dolar ihracata koşarken, tüm doğru bildiklerini dile getirecekler” diye konuştu.

“Kârlılık oranları giderek azalıyor”
Dünyada yaşanan gelişmelerin, Türkiye’nin mevcut pazarlardaki ihracat artışlarını da sınırlandırdığını ifade eden Büyükekşi, ihracatçıların kârlılıklarının son yıllarda giderek azaldığını söyledi. Büyükekşi, şöyle devam etti: “Çünkü, dış pazarda kıyasıya bir rekabet ortamı var. İhracatçılarımız, dış pazarda rekabetçi fiyat sunamamaktan yakınıyor. Yılın son çeyreğinde girdi maliyetlerinin arttığını belirten ihracatçı firmalarımızın oranı son anketimizde yüzde 62’ye çıktı. İhracatçılarımızın yaklaşık yarısı, kârlılık düzeyinin azaldığını söylüyor. Anketimiz ayrıca, ihracatçılarımızın finansman ihtiyacının da arttığına dikkat çekiyor. Böyle bir tablo karşısında ihracatımızı 158 milyar doların üzerine çıkarmak için özel bir çaba sarf etmemiz gerekiyor.”

“İhracata ilave destek verilmeli”
İhracata tempo vermek için ilave desteğe gerek duyulduğunu kaydeden Büyükekşi, bu desteğin başında da finansmanın geldiğini söyledi. Büyükekşi, “İçeride kredi sıkılaştırması, dışarıdaki risklerle birleşince, sanayide yeni yatırım iştahı azalıyor. Bugün, daha fazla üretim, daha fazla ihracat prensibini benimsiyor ve ihracatı devlet stratejisi yapıyoruz. Halbuki, daha fazla ihracat için gerekli olan ilave yatırımların önü kesiliyor, kredi genişlemesi kısıtlanıyor. Burada selektif bir yol izlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü, kredi ve yatırım olmadan ihracatın büyümesine imkân yok” dedi.

“Teknik bir çalışma grubu oluşturduk”
Tekrar tekrar ihracatçıların finansman sıkıntısının üzerinde durduklarını söyleyen Büyükekşi, “Çünkü, bu sıkıntı giderek artıyor. Bu konuda ihracatçılar olarak somut adımlar atıyor, çeşitli girişimlerde bulunuyoruz. Eximbank, Bankalar Birliği ve Katılım Bankaları Birliği ile beraber teknik bir çalışma grubu oluşturduk. Bu grubumuz, uzun bir çalışmanın ardından önemli bir rapor hazırladı. Hazırladığımız bu raporu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a sunduk. İhracat kredilerinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi için önerilerimizi ilettik. Ayrıca, geçtiğimiz günlerde bu kurumlarla birlikte ortak bir protokole de imza attık. Hedefimiz, ihracatın ve ihracatçının finansman olanaklarının genişletilmesidir. İhracatçılarımızın önünü açmak için tüm çabamızı ortaya koyuyoruz. Bu çabamızı kararlılıkla sürdürmeye de devam edeceğiz. Çünkü, ihracatımızın desteklenmesi bugün her zamankinden daha kritik bir öneme sahip” diyerek sözlerini noktaladı.

 
Bu sayıdaki diğer Haberler bölümü yazıları
 
  MTG, WIN Automation Fuarı'na katıldı
  Çelik ihracatında Ortadoğu ülkeleri 1 numaralı pazar oldu
  UKUB, Kalıpçılar Vadisi 2 için Bursa'da yer arıyor
  Murat Yalçıntaş: Reel sektördeki iyimserlik düzeyi artıyor
  İMMİB, ihracatının yıldızlarını ödüllendirdi
  İMDER'den 7 Bölgeye 7 Okul Projesi
  İDDMİB, Afrika'yı Mısır'dan fethedecek
  Patent davalarında Avrupa'da yeni dönem
  TET, Ticari Heyet Organizasyonu düzenledi
  Avrupa pazarı, otomotiv endüstrisinin yüzünü güldürdü
   
   
  © Tüm Hakları Dünya Süper Veb Ofset A.Ş'ye aittir.