Ulusoy: “Asansör ve yürüyen merdivenler artık birbirleriyle konuşabiliyor”

Asansör ve yürüyen merdiven sektörünün önde gelen markalarından KONE, asansör teknolojisinde büyük bir yeniliğe imza attı. Şirket, IBM Watson IoT platformunu kullanan, yeni 7/24 Bağlı Hizmetler Programı’nı hayata geçirdi.

A+ A-

Özkan ÖZÇELİK

Kentsel yaşamın akışını geliştirmek misyonuyla faaliyetlerini sürdüren KONE; asansör, yürüyen merdiven ve otomatik bina kapılarının yanı sıra, binaların ömür çevrimine değer katan bakım ve modernizasyon çözümleri sunuyor. Şirket; daha etkin ‘insan akışı’ (people flow®) sayesinde, insanların daha yüksek ve daha akıllı binalardaki hareketlerini güvenli, konforlu ve güvenilir hale getiriyor. Firma, tüm dünyadaki ortakları ve müşterileriyle birlikte, şehirlerin yaşamak için daha iyi yerler haline gelmesine yardımcı oluyor.
Asansör ve yürüyen merdiven sektörünün önde gelen markalarından KONE, asansör teknolojisinde büyük bir yeniliğe imza attı. Şirket, IBM Watson IoT (nesnelerin interneti) platformunu kullanan, yeni 7/24 Bağlı Hizmetler Programı’nı hayata geçirdi. Söz konusu program; asansör ve yürüyen merdivenlerin artık birbirleriyle konuşabildiği anlamına geliyor.

“Büyük bir devrim gerçekleştirdik”
Asansör teknolojisinde büyük bir devrim gerçekleştirdiklerinin altını çizen KONE Türkiye Genel Müdürü Haldun Ulusoy, “IBM Watson IoT platformunu kullanan, yeni 7/24 Bağlı Hizmetler Programı’mızı hayata geçirdik. Bu program şu anlama geliyor; asansör ve yürüyen merdivenler artık birbirleriyle konuşabiliyor. Bu teknoloji sayesinde asansör ve yürüyen merdivenler, bulut platformu üzerinden merkezdeki bilgisayarlara gerçek zamanlı ve anlık rapor veriyorlar. Merkezdeki bilgisayar da, bağlı tüm asansör ve yürüyen merdivenlerin hangi anda ne yaptığını biliyor. Öte yandan, asansör ve yürüyen merdivenlerin sistemlerinde meydana gelen en ufak hata ve arızalardan da haberdar olarak takibe alıyor. Sorunun durumuna göre; hemen ya da tekrarı halinde, ilgili bölgedeki teknisyeni o asansöre ve yürüyen merdivene yönlendirerek sorunu çözüyor. Sistem; ekipmanların performans, güvenilirlik ve güvenlik özelliklerini geliştirecek şekilde asansör sensörlerinden elde edilen büyük miktarlarda verilerin gerçek zamanlı olarak izlenmesine, analiz edilmesine ve görüntülenmesine imkân tanıyor. Aynı zamanda; daha az ekipman arıza süreleri, daha az arıza ve bakım işlemleri ile ilgili detaylı bilgiler sayesinde KONE müşterileri için tamamen yeni bir deneyim anlamına geliyor. Asansör ve yürüyen merdivenleri kullananlar için ise bu, daha az bekleme süreleri ve daha kişiselleştirilmiş deneyimler demek. Firmamız, önümüzdeki 5 yıl boyunca 1 milyondan fazla ilave asansör ve yürüyen merdiveni bulut ortamına bağlamayı hedefliyor” diye konuştu.

“Yapay zekâ daha fazla güvenlik sağlayacak”
Yapay zekânın asansör sektöründe sağlayacağı faydalar hakkında da açıklamalarda bulunan Ulusoy, şunları aktardı: “Yapay zekâ öncelikle hem son kullanıcılar, hem de asansör bakım, onarım teknisyenleri için daha fazla güvenlik sağlayacak. Asansör arızalarının birçoğu daha önce çeşitli sinyaller veriyor ve bu tip durumlarda ekipmanın çeşitli parçaları zaman içerisinde bozularak sonuçta arızaya neden oluyor. Yapay zekâ ise, bu parçaların çalışma performanslarının yorumlanmasını ve sonraki bakım ziyareti esnasında ya da hemen müdahale ile daha sonra arızaya neden olmadan gerekli ayar ve onarımların yapılmasını sağlıyor. Bulut sistemiyle bağlı olan asansörlerdeki çeşitli parametreler 7 gün 24 saat boyunca takip edilerek, önceden müdahale ile muhtemel arızaların bir kısmının gerçekleşmeden önce engellenmesi mümkün oluyor ve bu da, asansör bakım ve kullanım kalitesini artırıyor. Yapay zekânın tespit ettiği servis ihtiyaçları, her ekipmana özgü olacak şekilde mevcut bakım planlarına eklenerek, daha kaliteli bir bakım performansı sağlanıyor. Bu sistem ile arızalar tamamen ortadan kalkmasa bile, yine de hem arıza sayılarında azalma sağlanabiliyor, hem de sistemin raporladığı parametrelerin incelenmesi ile arıza sonrası hatanın tespit ve giderilme süreci iyileştiriliyor.”

“Asansörün güvenliği takip ediliyor”
KONE’nin 7/24 Bağlı Servisler uygulamasının, bulut platformuna bağlı ekipmanları izleyerek veri topladığını dile getiren Ulusoy, “Bu çözüm, uçtan uca güvenli bir sistem olarak tasarlanmış olmakla birlikte, asansörün çalışma güvenliğinde herhangi bir kötüleşme olması durumunda bunu izliyor ve müdahale edilmesini sağlıyor. KONE 7/24 Bağlı Servisler programı ile başka herhangi bir şebekeye erişilemiyor” dedi.
Konuşan asansörler sisteminin, 2017 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de pilot uygulamaya başlandığını açıklayan Ulusoy, söz konusu sistemin 2018 ilk çeyreğinde de tüm kullanıcılar için alınabilir bir hizmet haline geldiğini kaydetti. Ulusoy, “Türkiye’de de çeşitli sektörlerde konuşan asansörler bulunuyor ve hızlı bir şekilde yaygınlaşmaları hedefleniyor” diye konuştu.

“Hayatın ayrılmaz bir parçası olacak”
Akıllı endüstri insanların yaşamını kolaylaştırmaya başladıkça, hayatın da ayrılmaz bir parçası olacağını kaydeden Haldun Ulusoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bunu bankacılık hizmetlerinin son kullanıcı süreçlerindeki gelişme ile örneklendirebiliriz. 20 yıl önce çok az kişi bankacılık işlemleri için ATM ya da bilgisayar kullanıyordu. İşlemler çoğunlukla bankaya gidilerek yapılıyordu. 10 yıl önce çok daha fazla kişi bilgisayar kullanarak bankaya gitmeden işlem yapmaya başladı. Bugün ise artık bankalarımızı cebimizde taşıyoruz. 80 yaşındaki Ayşe teyze bile işlemlerini cep telefonundan yapmaya başladı. Akıllı endüstrinin faydaları son kullanıcılar ve işletmeler tarafından görüldükçe kullanım kendiliğinden artacaktır. Bizler bu faydaları müşterilerimize iyi anlatarak ve göstererek sürecin hızlanmasında yardımcı oluyoruz.”“Çok yakın işbirliği yapılmalı”
Endüstri 4.0 için nitelikli iş gücü eğitimi ve istihdam politikaları konusunda da görüşlerini açıklayan Ulusoy, “Meslek liseleri, üniversiteler ve sanayi çok yakın işbirliği gerçekleştirerek, endüstrinin ihtiyacı olan elemanların yetiştirilmesi konusunda hep beraber çalışmalılar. Ayrıca dil eğitimine de önem vermeliyiz. Kendimizi dijital ve akıllı çağa hazırlamak istiyorsak; ilkokuldan başlayarak dünyayı takip edebilecek şekilde dil öğrenen, kullanabilen ve ezberden uzak nesiller yetiştirmeliyiz. ‘Ne’ ve ‘nasıl’ sorularının cevaplarını düşünmeye iten bir eğitim sistemi üzerinde çalışmalıyız” dedi.

“Yenilik lideri bir firmayız”
Yenilik lideri bir firma olduklarını ileri süren Ulusoy, sektördeki söz konusu konumlarını en iyi ‘insan akışı’ deneyimini sunma vizyonları doğrultusunda ve ortaklarıyla birlikte sürekli olarak pekiştirdiklerini dile getirdi. Bugüne kadar 3 binden fazla patente sahip olan kuruluşlarının, Ar-Ge alanındaki öncülüğünü; kentleşmeyi anlayarak, insan gelişimine odaklanıp, ihtiyaç ve fırsatları önceden belirleyerek sürdürdüğünü kaydeden Ulusoy, şunları anlattı: “Şehirleri yaşamak için daha iyi yerler haline getiren yenilikler ve çığır açan buluşlar geliştiriyoruz. Daha akıllı şehirler ve binalar çevresinde yeni ekosistemler ortaya çıktıkça; bina dizaynının asansörler, yürüyen merdivenler ve diğer hizmetlere entegre edilmesine yönelik büyük bir potansiyel ortaya çıkıyor. KONE’nin sunduğu 7/24 Bağlı Servisler, asansör ve yürüyen merdivenlere akıllı servisler getiriyor. Bu da; şirketimizin her bir asansöre yönelik olarak bakım planlarını özelleştirebileceği ve böylece performans, güvenilirlik ve güvenlik alanında iyileşmeler yapabileceği anlamına geliyor.”

“Yepyeni bir çözüm daha sunduk”
KONE’nin, apartman ve sitelere akıl katan yepyeni bir çözüm daha sunduğunu aktaran Ulusoy, “Firmamızın ‘Residential Flow’ adını verdiği sistem, mobil ve bulut teknolojilerini kullanarak, konut sakinleri için üstün konforun kapılarını açıyor. Bu sistem; bina içi kolay erişim, ziyaretçi yönetimi ve bilgi iletimi alanında, insanları teknolojinin geleceğine doğru yolculuğa çıkartıyor. Artık marketten elleriniz dolu geldiğinizde hem paketlerinizle uğraşıp, hem anahtarla kapıyı açmak ya da asansörü çağırabilmek için paketlerinizi koyacak yer aramak derdi son buluyor. Çünkü, ‘Residential Flow’ adlı çözümümüzle bunların hepsi şimdi kendi kendine halloluyor. Hem yeni, hem de mevcut binalarda rahatlıkla kullanılabilen çözümümüz; ‘KONE Access’ (erişim), ‘KONE Visit’ (ziyaret) ve ‘KONE Information’ (bilgi) olmak üzere üç paket halinde sunuluyor” diye konuştu.

“Asansörü otomatik olarak çağırıyor”
‘KONE Access’ paketinin, bina kapılarını kontrol ederken, asansörü otomatik olarak çağırdığını ve evin bulunduğu kata kolayca ulaşılmasını sağladığını bildiren Haldun Ulusoy, şöyle konuştu: “Böylece, kullanıcıların anahtar taşıma veya kullanma gereğini ortadan kaldırıyor. Apartmanınızın kapısına yaklaştığınızda kapı otomatik olarak açılıyor. Asansöre yöneldiğinizde, asansör sizi giriş katında kapıları açık ve dairenizin bulunduğu kat seçili olarak bekliyor. Kabine girdikten sonra asansör sizi otomatik olarak evinizin bulunduğu kata götürüyor. Bunun için akıllı telefonunuzun Bluetooth’unun açık olması yeterli.”

“Telefon üzerinden apartman kapısı açılabiliyor”
‘KONE Visit’ paketinin, ‘KONE Residential Flow’da bina sakinlerinin, ziyaretçileri karşılayarak akıllı telefonları üzerinden kendilerine erişim izni vermelerine olanak sağlayan bir dâhili iletişim sistemine sahip olduğunu aktaran Ulusoy, “Örneğin; siz iş yerinizde, başka bir şehirde ya da ülkedeyken, apartmanın dış kapısında dairenizin ziline basıldığında diyafondaki görüntü telefonunuza aktarılıyor. Gelen kişi; postacı, pizzacı ya da bir aile yakınız olabilir. Telefon üzerinden apartman kapısını açabilir, giren kişi için asansörü çağırabilirsiniz. Kısaca; siz akıllı telefonunuz üzerinden tek tıkla ziyaretçinizin site ya da bina kapısından girmesini sağlayabilir, asansörde dairenizin bulunduğu katı önceden seçili olarak otomatik bir şekilde lobiye gönderebilirsiniz” dedi.

“Bina ile ilgili bilgiler cep telefonundan alınabiliyor”
‘KONE Residential Flow’un bir diğer yeniliği olan ‘KONE Information’ paketi ile site yöneticilerinin; bina ve site ile ilgili bilgileri doğrudan sakinlerin akıllı telefonlarına, asansör ya da lobilerde bulunan bilgi ekranlarına gönderebildiğini ifade eden Ulusoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Öte yandan, hava ve ulaşım durumları ile ilgili bazı gerekli bilgiler de size ulaşıyor. Örneğin; önümüzdeki 3 saat boyunca hava durumunun nasıl olacağını ekrandan kontrol ederek, şemsiyenizi almanızın gerekli olup olmadığını görebilirsiniz. Toplu taşıma araçlarının kalkış saatlerine ekrandan ulaşabilirsiniz. Binanız ile ilgili bildiri ve bilgileri cep telefonu uygulamasından alırken, siz de uygulama yoluyla örneğin; onarım ihtiyaçlarınızı site yönetimine bildirebilirsiniz.”

“Çok daha iyi servis verme imkânına eriştik”
Son olarak IBM ile gerçekleştirdikleri işbirliğinin firmaları açısından önemine değinen Haldun Ulusoy, “Birbirine daha bağlı olan bir dünyada IBM ile birlikte çalışarak; müşterilerimize, uzaktan teşhis ve öngörülebilirlik gibi ek hizmetlerle çok daha iyi servis verme imkânına erişmenin yanı sıra, ekipman kullanıcılarımıza da harika deneyimler sunabileceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.