‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasının sonuçları açıklandı

‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2017’ araştırmasına göre, 51.1 milyar TL’lik üretimden satışları ile sanayinin zirvesinde yine Tüpraş yer aldı. Ford Otomotiv ikinciliği korurken, üçüncülük koltuğunda ise Toyota Otomotiv yer aldı.

A+ A-

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1968’den bu yana aralıksız olarak açıkladığı ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasının sonuçları, düzenlenen basın toplantısında İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Araştırmaya göre, 2017 yılında sanayinin zirvesinde 51.1 milyar TL’lik üretimden satışları ile yine Tüpraş yer aldı. İSO 500’ün üretimden satışlarının 2016’da yüzde 6.7’sini gerçekleştiren kuruluş, 2017 yılında ise söz konusu oranı yüzde 7.8’e yükseltti. Ford Otomotiv 22.7 milyar TL’lik üretimden satışlarıyla ikinciliği korurken; üçüncü ise 2016 yılına göre üç basamak yükselen 17.8 milyar TL’lik üretimden satışlarıyla Toyota Otomotiv oldu.
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu son 13 yılın en yüksek büyümesini gerçekleştirdi. 2017 yılını yüzde 19 büyümeyle kapatan sanayi devlerinin finansman giderleri de, yüzde 21.3 artarak 35.2 milyar TL’ye yükseldi. Finansman giderlerinin net satışlara oranı gerilerken; sanayiciler halen faaliyet kârlarının yüzde 49.8’ini finansman giderlerine ayırmak zorunda kalıyorlar. Sanayicilerin 2010’dan bu yana azalan kısa vadeli mali borçları da 2017 yılında tekrar artış gösterdi.

Üretimden satışlar önemli oranda arttı
İSO 500’ün üretimden satışları, 2017 yılında yüzde 33.2’lik artışla 490 milyar TL’den 653 milyar TL’ye çıkarak yüksek bir büyüme performansı gösterdi. Son üç yıldır İSO 500’ün üretimden satışlarında görülen zayıf büyüme, 2017 yılında yüzde 19’luk oranla yerini reel büyümeye bıraktı. Satışlardaki artışta iç ve dış talepteki büyümenin yanı sıra, ihracat gelirlerinde etkili olan döviz kurlarındaki artış rol oynadı. Gerçekleşen büyüme oranı da, İSO 500’de son 13 yılın en yüksek büyümesi olarak dikkat çekti.500 büyüğün ihracatı yüzde 17 arttı
İSO 500’ün ihracatı ise yüzde 17 büyüyerek 64.5 milyar dolara yükseldi. Türkiye ihracat artışının üzerinde bir performans sergileyen İSO 500, 2017 yılında Türkiye ihracatının yüzde 41.1’ini ve sanayi ihracatının da yüzde 42.8’ini gerçekleştirdi. Ağırlıklı olarak otomotiv ve demir çelik şirketlerinin yer aldığı 500 büyüğün ilk 10 şirketinin toplam üretimden satışlar içinden aldığı pay 2016 yılında yüzde 25 iken, 2017’de yüzde 26.7’ye yükseldi.

Finansman giderleri 35.2 milyar TL oldu
İSO 500’ün faaliyet kârı oranı sınırlı bir iyileşme ile yüzde 9.6 olurken, toplam faaliyet kârı mutlak büyüklüğü 70.6 milyar TL’ye yükseldi. Kârlılıkta temel belirleyici olmayı sürdüren finansman giderleri, yüzde 21.3’lük artışla 29 milyar TL’den 35.2 milyar TL’ye çıktı. Finansman giderlerinin net satışlara oranı yüzde 5.2’den yüzde 4.8’e gerilese bile, sanayici esas faaliyetinden kazandığının yarısını finansman gideri olarak ödemeye devam etti. Sanayinin mevcut mali yapısı içinde faiz ve kur dalgalanmaları, sanayi sektöründe kârlılığı ve sermaye birikimini etkilemeye devam etti.
İSO 500’ün FAVÖK mutlak büyüklüğü yüzde 24.4 artarak 94.7 milyar TL’ye, vergi öncesi dönem kâr ve zarar toplamı da yüzde 40.7’lik artışla 53.1 milyar TL’ye çıktı. Borçlanma ile öz kaynakların dağılımını yansıtan kaynak yapısında, öz kaynaklar aleyhine bozulma eğilimi görüldü. 500 devin toplam borçların payı 2017 yılında 1 puan daha artarak yüzde 62.9’a yükselirken, öz kaynakların payı ise yüzde 37.1’e geriledi.
İSO 500’ün mali borçlarında artış bir önceki yıla göre biraz daha yavaşlamış olsa da, reel olarak büyüme eğilimini sürdürdü ve yüzde 17.1’lik artışla 243 milyar TL oldu. Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı da, yüzde 37.8’den yüzde 41.9’a yükseldi. Kısa vadeli mali borç oranının dünya ortalaması yüzde 25’ler civarında iken, bu tablo sanayi sektörünün finansman yapısındaki negatif ayrışmanın sürdüğünü ortaya koyuyor.

Devreden KDV yükü 7,2 milyar TL’ye çıktı
Sanayicinin üzerindeki devreden KDV yükü bir önceki yıla göre yüzde 20 gibi ciddi bir oranda artarak 7,2 milyar TL’ye çıktı. Finansman konusunda sıkıntılı olan ve finansal kaynaklara ancak yüksek maliyetlerle ulaşabilen sanayici, önemli bir miktarı sıfır faiz ile devlete borç vermiş oldu. İSO 500’ün duran varlıkları 2017’de yüzde 41.5’e geriledi. 2017 yılında yatırım koşullarındaki göreceli iyileşmeye ve önemli yatırım teşvikleri verilmesine rağmen duran varlık yatırımları yeterli büyümeyi gösteremedi. İSO 500’de kâr eden kuruluş sayısı 392’den 422’ye yükseldi. Faiz, amortisman, vergi öncesi kâr eden firma sayıları ise, 2017 yılında 488’e çıktı ve ölçülmeye başladığı son beş yıl içindeki en yüksek sayıya ulaştı.
Yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payı yüzde 39,9 ile son iki yılda olduğu gibi yine orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler aldı. Düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 1.2 puan azalarak yüzde 36.2 oldu. Orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı yüzde 19.5’ten yüzde 20.2’ye yükselirken, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3.6 ile bir önceki yıl ile hemen hemen aynı kaldı.

254 firma Ar-Ge çalışması yaptı
İSO 500’de Ar- Ge yapan firma sayısı 239’dan 254’e yükseldi. Ar-Ge harcamaları yüzde 23,7 artarak 3,5 milyar TL’ye çıktı. Fakat, üretimden satışlardaki hızlı yükselişin de etkisiyle Ar- Ge’ye ayrılan payın üretimden satışlara oranı yüzde 0.53’e geriledi. Ar-Ge harcamaları İSO 500’de 2015 yılında 0.74’lük pay ile zirve yaparken, 2016 verilerinde yüzde 0.57’ye düştüğü görülmüştü.

Bahçıvan: “Finansman giderleri çok yüksek”
Türkiye’de finansman giderlerinin dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunun altını çizen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, bu yıl göreceli olarak biraz iyileşme olmasına rağmen, son 4-5 senede sanayide finansmanın payının toplam giderler içerisinde yüzde 50’ler seviyesinde olduğunu söyledi. Söz konusu rakamın dünyada hiçbir ülkede olmadığı şekilde yüksek olduğunu ve sanayi sektörüne olumsuz yansıdığını ifade eden Bahçıvan, şirketlerin sermaye piyasalarından beslenmesi konusunda da istenilen ilerlemenin sağlanamadığını kaydetti. Söz konusu tablonun kısa vadede çözüme ulaşmasının zor olduğunu, sanayiye yönelik yeniden reform edilmiş, tasarlanmış bir Kalkınma Bankası’nın öneminin yeniden ortaya çıktığını vurgulayan Bahçıvan, “İddia ediyor ve inanıyoruz ki; Türkiye’de yeni yatırım döneminin başlaması ancak ve ancak güçlü, stratejik ve milli kaynaklardan, milli sermayeden beslenen bir kalkınma bankası modeli olabilir. Uzun vadeli fon akışlarını ve yönlendirmeyi ancak bir Kalkınma Bankası modeliyle biz Türk sanayisinin hizmetine sunabiliriz” diye konuştu.

“Kısa vadeli borçlar arttı”
Kısa vadeli borç oranlarının artışıyla ilgili açıklamalarda da bulunan Erdal Bahçıvan, “Bunun altında yatan en önemli nedenlerden birisi Kredi Garanti Fonu’nun şirketlere kısa vadeli kaynak yaratmasıdır. Ayrıca, faizlerin artması nedeniyle sanayicilerin uzun dönemden ziyâde kısa dönemli kredileri tercih etmesi de, kısa vadeli borçların altında yatabilecek bir neden” diye konuştu.
Kâr artışının yatırıma dönüşmesine ilişkin ilk sinyalleri aldıklarını belirten Bahçıvan, şirketlerin özellikle öz kaynaklarını güçlendirdiklerini açıkladı. Kârların temettü ile dağıtıldığını da tahmin ettiklerini dile getiren Bahçıvan, kârların üretime nasıl döneceğini ilerleyen günlerde daha iyi göreceklerini bildirdi.
Ar-Ge yatırımlarının ve yatırım yapan şirket sayısının artmasından memnuniyet duyduklarını bildiren Bahçıvan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Ar-Ge’ye verilen teşviklerin kalıcı ve istikrarlı olması halinde bu ekosistem büyüyecektir. Kârlılıkla birlikte gelecek yıllarda Ar-Ge’ye ayrılan pay ve şirket sayıları artacaktır.”
Araştırma sonuçlarına göre ISO 500’e 46 tane yeni firmanın girdiğini söyleyen Bahçıvan, “Bu 46 firmadan 25’i geçen yılki İSO İkinci 500’den gelenler. 21 firmamız ise, İkinci 500’de de olmayıp direkt ISO 500’e girenlerden oluşuyor” dedi.