Türkiye’de hibrid araçlara ilgi artıyor

‘2018 Küresel Otomotiv Araştırması’na göre, Türkiye'deki tüketicilerin yüzde 55’i, yeni otomobil alacağı zaman hibrid araçları tercih edeceğini ifade ediyor.

A+ A-

KPMG tarafından gerçekleştirilen ‘2018 Küresel Otomotiv Araştırması’nın Türkiye sonuçları, tüketicilerin yüzde 55’inin yeni otomobil alacağı zaman hibrid araçları tercih edeceğini ortaya koydu.
Araştırmanın Türkiye sonuçları şu şekilde:
- Bağlanabilirlik ve dijitalleşme, Türkiye’deki otomotiv yöneticilerinin ana gündem maddesi. Geçen yıl dokuzuncu sırada olan söz konusu başlık 2018’de ilk sırada yer alıyor.
- Dünyada liste başı olan yakıt hücreli elektrikli mobilite ise Türkiye’de ikinci sırada.
- Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 60’ı, her şeye rağmen gelecek 15 yılda içten yanmalı motorların hâkimiyetinin süreceğine inanıyor.
- Yöneticilerin yüzde 75’inden fazlası, elektrikli mobilite alanında esas çığır açacak gelişmenin yakıt hücreli elektrikli araçlar olduğu görüşünde.
- Küresel otomotiv yöneticileri üç yıldır, 2025’te elektrikli mobilite pazarında liderin BMW grubu olacağına inanıyor. Türk yöneticiler ise, geçen yıl üçüncü sırada olan Tesla Motors’u 2018’de ilk sıraya taşıyor.
- Türkiye’de yöneticilerin yüzde 70’i, araçlarda veri güvenliği ve siber güvenliğe gereken önemi vermeyen şirketlerin itibarının zedeleneceğine inanıyor.
- Türkiye’deki otomotiv yöneticilerinin yüzde 75’i, gelecekte insan taşımacılığında drone’ların kullanılabileceğini düşünüyor.

Hibrid araçlara yönelik eğilim artıyor
- Küresel tüketicilerin yüzde 49’u, Türkiye’deki tüketicilerin ise yüzde 55’i, gelecek beş yıl içinde otomobil alacak olursa hibrid araç tercih edeceğini söylüyor.
- Dizel araç tercih etmeyeceğini belirten Türk tüketicilerin yüzde 33’ü tamamen elektrikli, yüzde 30’u ise benzinli araç almaktan yana.
- Küresel tüketicilerin yüzde 35’i maliyet nedeniyle tamamen elektrikli araç satın almak istemeyeceğini belirtiyor. Türk tüketicilerin yüzde 41’inin ilk endişesi ise aracı şarj etmek.
- Tüketicilerin yüzde 60’ı, elektrikli araçların şarj ihtiyaçlarıyla ilgili en büyük zorluğun seyir halinde şarj olduğunu düşünüyor.
- Türkiye’de tüketicilerin yüzde 90’ı, elektrikli araç alacak olursa; uygun bir elektrik tedarik sözleşmesi sunmak, şarj etme ünitesini kurmak, seyir halinde hızlı şarj mekanizmaları sunmak gibi şarjla ilgili tüm konulardan aracın üreticisinin sorumlu olmasını bekliyor. Küresel tüketicilerde de bu oran yüzde 80.
- Küresel yöneticiler, 2020’de trafikteki araçların yüzde 40’ının şahsi araçlar, yüzde 20’şer oranla geri kalanların ise mobilite hizmeti aracı, şahsi otonom araç ve otonom mobilite hizmeti araçlarından oluşmasını bekliyor. Türk yöneticiler ise, 2020’de halen trafikteki araçların tamamının şahsi araçlar olacağını düşünüyor ve diğer seçeneklerin ancak 2030’da trafiğe dâhil olacağına inanıyor.
- Her dört yöneticiden biri, araç sahibi olma maliyetinden dolayı 2030 yılında tüketicilerin araç sahibi olmak istemeyeceğini düşünüyor. Yüzde 40’ı ise, öncelikli sebebin yaşam koşulları olacağı görüşünde.
- Türk tüketicilerin yarısı, bugün araç sahibi olan tanıdıklarının yarıdan fazlasının 2025 yılında araç sahibi olmak istemeyeceğine inanıyor.
- Türkiye’de tüketicilerin çoğunluğu, araç paylaşımı ya da araç çağırma hizmetlerinin kullanımı ve erişimi kolay olduğunda ya da bunların aylık ortalama maliyeti araç sahibi olma maliyetinden düşük olduğunda kendi arabalarından vazgeçmeye hazır.
- Küresel tüketicilerin yüzde 54’ü ise yine de arabasını elinde tutmayı planlıyor.

Ölekli: “Dijitalleşme gündeme girmeye başladı”
‘Küresel Otomotiv Araştırması’nın Türkiye sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Otomotiv Sektör Lideri Hakan Ölekli, “Küresel sonuçlarda olduğu gibi, Türkiye’de de dijitalleşme ve araçlardaki veri güvenliği tüketici gündemine girmeye başladı. Araç sahipliği konusunda ise farklı sonuçlar ortaya çıktı” diye konuştu.