‘Türkiye Otomotiv Tedarik Sanayi Zirvesi’ Bursa’da düzenlendi

İhracatın lokomotif sektörü otomotiv endüstrisinde yüksek teknolojiye geçiş konusu, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği tarafından Bursa’da organize edilen ‘Türkiye Otomotiv Tedarik Sanayi Zirvesi’nde masaya yatırıldı.

A+ A-

Esra ÖZARFAT / BURSA

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle, Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından düzenlenen ‘Türkiye Otomotiv Tedarik Sanayi Zirvesi’ Bursa’da gerçekleştirildi. Etkinlikte; otomotiv endüstrisinde gelişen trendler doğrultusunda söz konusu ürünlerin ve yüksek teknolojiye geçişteki somut adımların belirlenmesi için sanayiciler ile görüş alışverişinde bulunuldu. Zirveye, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün yanı sıra; Bursa Valisi İzzettin Küçük, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zübeyde Çağlayan, TAYSAD Başkanı Alper Kanca, TSE Başkan Yardımcısı Yusuf Yazar, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı İsmail Arı, TİM Sektörler Konseyi Otomotiv Endüstrisi Sektör Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu, TOBB Yan Sanayi Meclis Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu ile birlikte otomotiv endüstrisinin temsilcileri katıldı. Etkinlikte; teknolojik yetkinlik, Ar-Ge yetkinliği, insan kaynağı, rekabetçiliğin artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi konuları, sektör temsilcileriyle karşılıklı sorucevap şeklinde masaya yatırıldı.

Çağlayan: “Çok önemli bir sektör”


Sanayide yüksek teknolojiye geçiş programıyla ilgili bilgi veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zübeyde Çağlayan, otomotiv endüstrisinin Türkiye için büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Çağlayan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ülkemizin ihracatı ağırlıklı olarak, orta düşük ve düşük sınıfta yer almaktadır. İthalat tarafında ise, orta yüksek ve ileri teknoloji düzeyinin ağırlıklı olduğunu görüyoruz. İthalatta daha yüksek teknolojili ürünler ithal ederken, ihracatta ise biraz daha orta düşük, düşük sınıf ağırlıklı ürünler satıyoruz. Teknoloji açığımızın olduğunu söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönem için hem bu dış ticaret açığını kapatmak, hem de teknoloji açığımızı azaltmak yönünde hedefler koyduk.”
Türkiye’nin ileri teknoloji payının yüzde 3,9 seviyelerinde olduğuna işaret eden Çağlayan, kısa, orta ve uzun vadede söz konusu rakamın yüzde 15-20 seviyelerine çıkarılmasını hedeflediklerini kaydetti.
Çağlayan, “Diğer yandan, son 15 yılda aslında sanayide orta yüksek teknoloji grubunda yüzde 50, orta yüksek, yüksek teknoloji grubunda yüzde 32’lik artış var. Türkiye, orta düşük teknoloji grubundan orta ileri teknoloji grubuna geçiş yapıyor. Önümüzdeki süreçte gerek yerlileştirme, gerekse 4. Sanayi Devrimi gerekleri doğrultusunda imalat sanayisinin yüksek teknoloji üretimine geçiş kapasitesine sahip olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

“Beş sektör belirledik”
İthalat dağılımına bakıldığında toplam ithalat içinde ara malının yüzde 74’lük oranla önemli bir yer tuttuğuna işaret eden Zübeyde Çağlayan, ara malı ithalatı içinde otomotivin 10,5 milyar dolar ile yüzde 6,1 oranında yer tuttuğuna dikkat çekti. Ara malı ithalatının önlenmesi ve yurtiçinde üretiminin sağlanması yönünde adımlar atacaklarını vurgulayan Çağlayan, “Bakanlık olarak, sanayide teknolojik dönüşümün sağlanması ve katma değerin artırılması için odak sektörler çalışması yaptık. Bu çalışmada, sanayi katma değerimizi önümüzdeki süreçte iki katına çıkaracak beş sektör belirledik. Bunlardan biri de otomotiv endüstrisi. Yerlileştirilecek ürünleri de ileri teknolojilere göre belirledik. Yeni nesil elektronik fren yazılım donanım, sürücü destek sistemleri, multimedya araç içi aksamlar, elektrikli ve hibrit araçlar için batarya ve güç üretim sistemleri, dijital gösterge panelleri yeni teknolojiye uygun olarak önümüzdeki dönem otomotiv sanayiimiz için önemli fırsatlar sunuyor” dedi.
İthal sanayi ürünlerinin yerlileştirilmesi için ocak ayında Yerlileştirme Kurulu oluşturulduğunu hatırlatan Çağlayan, şöyle konuştu: “Bakanlık tarafından TÜBİTAK aracılığıyla imalat sanayiinde 1011 firmaya 173 milyon lira, KOSGEB tarafından 13 bin 477 firmaya toplam 196,3 milyon lira destek sağlandı. Bu destekler içinde otomotiv endüstrisi TÜBİTAK’tan 90 firma ile 22,8 milyon TL, KOSGEB’den ise 363 firma ile 6,6 milyon TL destek aldı.”
Bursa’da yapılacak olan Otomotiv Test Merkezi ile ilgili de güncel bilgileri paylaşan Çağlayan, fizibilite çalışmalarının temmuz ayında tamamlanacağını, inşaat çalışmalarının da aralık ayında başlayacağını dile getirdi.

“Projelere destek sağlayacağız”
2030 yılında toplam hafif araçlar satışının yüzde 20’sinin, 2040’ta ise yüzde 50’sinin elektrikli olacağının öngörüldüğüne değinen Çağlayan, otomotiv sektörünün bilişim sektörünün bir parçası olduğunu, otomotiv ve bilişim sanayii projelerinin bakanlık tarafından destekleneceğini ifade etti. Otomotivin ana girdisi olan çelik ve alüminyumun yurtiçinde üretiminin hızlandırılmasının da öncelikleri arasında bulunduğuna dikkat çeken Zübeyde Çağlayan, “Plastik ve kompozit hammaddelerinin geliştirilmesi amacıyla üreticilerin ortak projeler geliştirmesini bekliyoruz. İleri teknoloji projeleri de, sektör tarafından geliştirilerek bakanlığa sunulması halinde desteklenecek” diye konuştu.

Kanca: “404 üyeye sahibiz”


404 TAYSAD üyesi firmanın 127 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile bir otomobilin yüzde 80’ini üretebilme kapasitesine sahip olduğunu belirten TAYSAD Başkanı Alper Kanca ise, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Dernek üyelerimiz; 25 milyar dolarlık iş hacmini, 10 milyar dolarlık ihracatı ve 200 bin kişilik bir istihdamı temsil ediyorlar. TAYSAD üyesi şirketlerin 43 ülkede 160 yatırımı bulunuyor. Sadece kendi evimizdeki maçları kazanmamız yetmez; küresel oynamalıyız. Ülkemize yatırım yapabilmek için yurtdışında da güçlü olmalıyız. Artık sadece Türkiye’de yatırım yapan şirketler yerli ve milli değil; sermayesi burada olan ve dünyada üretim yapan firmalarımızı da yerli ve milli olarak görmeliyiz.”
Yüksek katma değerli ürünler üretilmesi noktasında çağrıda bulunan Kanca, özellikle Amerika, Almanya ve Çin’de araç teknolojisine yüksek oranda yatırım yapıldığına işaret etti. Kanca son olarak, araç tipi ve kullanıcı beklentileri doğrultusunda otomotivcilerin ürün gamını değiştirmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi.