Takım tezgahları sektörü: ‘Makina üreten makinalar’

Takım tezgahları sektöründe son 10 yılda kalite açısından büyük gelişme kaydeden Türkiye'de, halen savunma, havacılık, medikal ve otomotiv gibi katma değeri yüksek sektörlerin tezgah ihtiyacı büyük oranda ithalatla karşılanıyor.

A+ A-

Sanayinin kalbi niteliğinde olan takım tezgahları, 'makina üreten makinalar' olarak da adlandırılıyor. Özellikle sac işlemeye yönelik takım tezgahlarının üretiminde son 10 yılda kalite açısından büyük gelişme kaydeden Türkiye, tüm dünyada tanınan markalar da çıkardı. Ancak buna rağmen, katma değerli ürün konusunda sıkıntı yaşanan sektörde, söz konusu ürünlere olan ihtiyaç da büyük oranda ithalatla karşılanıyor. Halen savunma, havacılık, medikal ve otomotiv gibi katma değeri yüksek sektörlerin tezgah ihtiyacı ithalatla karşılanırken; söz konusu durumu tersine çevirecek teknoloji adımlarının bir an önce atılması gerektiği ifade ediliyor.

Diğer sektörleri de doğrudan etkiliyor
Türkiye'nin gelişme sürecinde, sanayideki sektörler içinde makina imalat sanayiinin önemi giderek artıyor. Özellikle üretimin temel makinaları olan takım tezgahlarının gelişimi diğer sektörleri de doğrudan etkiliyor. Son yıllarda Endüstri 4.0 ile akıllı makinaların sanayide yer almasıyla birlikte, tüm dünyada üretim teknikleri yeniden şekilleniyor. Artık imalatta; nesnelerin interneti, robotlar arası iletişim ve karanlık fabrikalar gibi konular gündemde. Bu yönde çalışmalar yapan Avrupa'nın önde gelen ülkelerinin yanı sıra; Güney Kore, Tayvan ve Çin gibi Uzakdoğu ülkeleri de sanayilerini Endüstri 4.0 devrimine hazırlıyorlar. Yine küresel pazarda takım tezgahları üretimi ve teknolojisini geliştiren ilk beş ülke olarak; Japonya, Almanya, ABD, Tayvan ve Güney Kore öne çıkıyor.

Türkiye, sac işleme makinalarında öne çıkıyor
Türkiye'de özellikle sac işlemeye yönelik makinalarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Yurtiçinde yaklaşık 700 milyon dolarlık üretim yapılıyor. Türkiye'nin üretimde güçlü olduğu başlıca makina tipleri ise şöyle: Lazer tezgahları, dövme presleri, kavislendirme/düzeltme presleri, hidrolik presler, giyotin, punch, abkant tezgahları ve testere makinaları. Ancak savunma, havacılık, medikal ve otomotiv gibi katma değeri yüksek sektörlere yönelik üretimin yetersiz olduğu ve ihracat değerinin artırılması için güncel ve yüksek teknolojiye sahip takım tezgahlarına olan ihtiyacın her geçen gün daha da arttığı vurgulanıyor. Otomobil, beyaz eşya, ağır sanayii ve savunma sanayiinde katma değerli üretim için söz konusu makinalara ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca, Türkiye'nin Endüstri 4.0 ile katma değeri yüksek sektörlere yönelik insan hatalarından arındırılmış ve yalın üretime dayalı makinaları imal ederek, üretimde verimliliği artırmasının ekonomik gelişim için son derece önem taşıdığı belirtiliyor.

İşgücünün niteliğinin artırılması gerekiyor
Öte yandan, Türkiye'de yüksek teknoloji endüstrisinin her alanında bulunmuyor. Bir tarafta yükte hafif pahada ağır yüksek teknolojili ürün imal eden bir firma görülebileceği gibi, ilkel koşullarda standartların çok altında üretim yapan işletmeler de mevcut. Üretimde dengesizliği ortadan kaldırmak için Endüstri 4.0'ın hayata geçirilmesi ve yüksek teknolojinin endüstrinin her alanında yer almasının sağlanması gerektiğinin altı çiziliyor. Bunun yanı sıra, yüksek teknolojiyi kullanabilen işgücünün niteliğini artırmak da, rekabette öne çıkmak için hayati bir önem taşıyor. Bunun için, teknoloji kullanıcılarına da eğitim verilmesi ve uluslararası standartlara uygun bir şekilde belgelendirilmesi gerekiyor.

2016'da ticaret hacmi geriledi
Sektörün 2016 yılındaki performansına bakıldığında ise, yurtiçi takım tezgahları pazarının ticaret hacmi 2016'da global pazarda olduğu gibi düşüş gösterdi. Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TİAD) verilerine göre, 2016 yılında üretimde yüzde 10, ihracatta ise yüzde 6'lık bir düşüş yaşandı. Söz konusu dönemde ithalatta ise yüzde 1,4'lük artış görüldü. Yine takım tezgahları kullanımında yüzde 2,4'lük düşüş söz konusu. Bu durum, sektör iç pazar büyüklüğünü ise yaklaşık 1,3 milyar dolara geriletti. 2016'da ihracat ise 412,5 milyon dolara geriledi. 2016 yılında, 2015'e göre ithalat yüzde 0,42'lik bir artışla 979,7 milyon dolara yükseldi. İthalat yapılan ilk beş ülke sırasıyla; Almanya, Tayvan, İtalya, Japonya ve Çin oldu. Sektörde 2016 ile 2014 yılı karşılaştırıldığında ise, yüzde 15'lik bir daralma görülüyor.

Her yıl 8 bin CNC operatörüne ihtiyaç duyuluyor
Türkiye'de kurulu yaklaşık 60 bin CNC tezgah bulunuyor ve her yıl söz konusu rakama 3 bin 500 adet tezgah ekleniyor. Bu da, her yıl yaklaşık 8 bin yetişmiş CNC operatörüne ihtiyaç duyulması anlamına geliyor. Bu nedenle, yetişmiş teknik eleman sorunu sektörün önemli bir problemi. Ayrıca, sektörün bir diğer problemi ise makina arızaları. Söz konusu arazıların yüzde 70'i bakımsızlıktan kaynaklanırken; bakımsızlıktan kaynaklı arıza ve duruşlar firmalara ve dolayısıyla Türkiye ekonomisine kayda değer oranda zarar veriyor. Küresel rekabette daha hızlı yol alabilmek için plansız duruş ve arızaların önüne geçilmesi ve planlı bakımın göz ardı edilmemesi büyük önem taşıyor.

Aydoğdu: "Yeni pazarlara odaklanılmalı"


Ülkelerin gelişme sürecinde makina imalatının öneminin giderek arttığını belirten Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aydoğdu, takım tezgahları ihracatının 2016'da yüzde 6 düştüğünü hatırlattı. Aydoğdu, konuşmasını şu şekilde sürdürüyor: "ABD ve Avrupa ülkelerine yapılan ihracatta bir problem yaşanmıyor. Halen ihracatın yüzde 69'luk kısmı ABD, Kanada, Rusya ve Avrupa ülkelerine yapılıyor. Fakat, çevre ülkelerdeki siyasal belirsizlikler nedeniyle söz konusu bölgelere yapılan ihracat miktarı genel anlamda düşük. Bu nedenle ihracatçılar, Uzakdoğu ve Güney Amerika ülkelerindeki pazarlara odaklanmalılar."

"Üretim için büyük önem taşıyor"
Takım tezgahlarının özellikle üretim için önemli makinalar olduğunu ve bu alandaki gelişmelerin diğer sektörleri de doğrudan etkilediğini bildiren Aydoğdu, sanayide imal edilen her ürünün ya bir takım tezgahı ya da bir makina vasıtası ile üretildiğini söylüyor. Takım tezgahı satışlarındaki artış veya düşüşlerin ülkelerin ekonomileri hakkında da fikir verdiğini ifade eden Aydoğdu, "Satışların artması üretimin arttığını gösterdiği için ülke ekonomosinde de olumlu bir gelişmeye işaret ediyor. Takım tezgahları satışının düşük olması da üretimdeki durağanlığa işaret ediyor" diye konuşuyor.

"2009'dan sonra sıçrama yaşandı"
Türkiye'de takım tezgahları kullanımında son 10 yılda dalgalanmalar yaşandığını dile getiren Hakan Aydoğdu, 2016 yılında yüzde 2,4'lük düşüş yaşandığını ve 1,26 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğünün olduğunu söylüyor. Sektörün 2009 yılındaki ekonomik krizin ardından sıçrama yaşadığını ifade eden Aydoğdu, "Ancak bu sıçramanın etkisi 2014'e kadar sürdü. 2009 yılında 645 milyon dolar olan kullanım büyüklüğü 2014'e gelindiğinde yüzde 129'luk artışla 1,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Fakat, 2014 ile 2016 yılı karşılaştırıldığında yüzde 15'lik bir daralmayla yurtiçi pazarı 1,26 milyar dolara geriledi" diyor.

"Tüm dünyada tanınan markalar ortaya çıktı"
Türkiye'de özellikle sac işlemeye yönelik takım tezgahlarının üretiminde son 10 yılda kalite açısından kayda değer gelişmelerin yaşandığının altını çizen Aydoğdu, tüm dünyada tanınan markaların da ortaya çıktığını vurguluyor. Aydoğdu, konuşmasını şu şekilde sürdürüyor: "Buna karşılık maddi değer olarak bakıldığında, 10 yıl içinde sadece yüzde 25'lik bir değer artışı söz konusu. Takım tezgahları ihracatına bakıldığında ise, 2016 yılında makina başına ortalama ihracat değeri yaklaşık 18 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin takım tezgahları ticaretine bakacak olursak, küresel pazar ile paralel olarak ticaret hacminde bir düşüş yaşanıyor. 2016 yılı verilerine göre; üretim yüzde 10, ihracat ise yüzde 6 düştü. İthalatta yüzde 1,4'lük artış görülürken, bunlara bağlı olarak takım tezgahları kullanımında yüzde 2,4'lük düşüş yaşandı."
Türkiye'de üretilen ürünlerin savunma, havacılık, medikal ve otomotiv gibi katma değeri yüksek sektörlerin ihtiyacını karşılayamadığının altını çizen Aydoğdu, buna karşın Türkiye'nin üretimde güçlü olduğu; lazer tezgahları, dövme presleri, kavislendirme/düzletme presleri, hidrolik presler, giyotin, punch, abkant tezgahları ve testere makina tiplerinin bulunduğunu bildiriyor. Aydoğdu, "Lazer, elektro erozyon, su jeti gibi makina türlerinde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97 seviyesinde. Pres tipindeki makinalarda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranında yüzde 25'lik dış ticaret fazlamız var. Bu iki grupta yer alan makinaların ihracatı, metal işlemeye yönelik takım tezgahları ihracatının yüzde 83'ünü oluşturuyor" diye konuşuyor.

"Endüstri 4.0 üretimin kaderini değiştiriyor"
Endüdüstri 4.0'ın üretimin kaderini değiştirdiğini dile getiren Hakan Aydoğdu, Avrupa ülkelerinin yanı sıra Kore, Tayvan ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerin dördüncü sanayi devrimine hazırlandığını ifade ediyor. Endüstri 4.0 ile artık imalat alanında nesnelerin interneti, robotlar arası iletişim ve karanlık fabrikaların konuşulduğunu anlatan Aydoğdu, şunları aktarıyor: "Türkiye'de yüksek teknoloji endüstrinin her alanına yayılmış değil. Yükte hafif pahada ağır yüksek teknolojili çip üreten bir firma görülebileceği gibi, merdiven altı diye tâbir edilen ilkel koşullarda ve standartaların çok altında üretim yapılan bir şirket de görülebilir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da, Endüstri 4.0'ı gündeme almış durumda ve bu yeni devrime ilişkin çalışmalar yapıyor."

"Sanayideki dengesizlik ortadan kaldırılmalı"
Endüstri 4.0'ı hayata geçirmek için sanayideki dengesizliği ortadan kaldırıp, yüksek teknolojiyi endüstrinin her alanına yaymak gerektiğini vurgulayan Hakan Aydoğdu, bunun da ancak yüksek teknolojiyi kullanabilen işgücünün niteliğini artırmakla sağlanabileceğini dile getiriyor. Aydoğdu, konuşmasını şu şekilde sonlandırıyor: "Bunun için, teknoloji kullanıcılarına yoğun eğitim verilmesi ve yetkinliklerinin de küresel standartlara uygun olarak belgelendirilmesi gerekiyor. Bazı meslek gruplarına Mesleki Yeterlilik Kurumu'ndan belge alınması zorunluluğu getirildi. Böylece, mevcut işgücünü belgelendiren TİAD Mesleki Test Merkezi gibi kurumların önemi daha da anlaşılacak."