PlastEurasia kapılarını açtı

8,9 milyon tonluk üretim kapasitesi ile Avrupa’nın ikinci, dünyanın ise altıncı büyük üreticisi olan Türk plastik endüstrisi, 27. PlastEurasia Fuarı’nın açılışını Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi.

A+ A-

Türkiye ekonomisinin ve sanayisinin güçlü aktörleri arasında yer alan Türk plastik sektörü, üretim ve ihracattaki ilerleyişine devam ediyor. PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) ve Tüyap iş birliğinde düzenlenen dünyanın ikinci, Avrasya’nın ise en büyük plastik fuarı olan PlastEurasia-Uluslararası İstanbul Plastik Endüstrisi Fuarı’nın 27.’si Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. 6-9 Aralık tarihleri arasında kapıları açık olacak etkinlik bu yıl; Uzakdoğu ve Ortadoğu’dan Avrupa’ya, Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar 99 ülkeden 50 bin ziyaretçi ile rekor kırmayı hedefliyor.
Yerli ve yabancı firmaların buluşma noktası haline gelen PlastEurasia’da, 43 ülkeden bin 83 firma ve firma temsilcileri yerini alırken; Rusya, Suudi Arabistan, Irak, Filistin, Yunanistan ve Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkeden gelen alım heyetleri, yeni pazar ve işbirlikleri için fırsatlar yaratacak.
Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl toplam 10 salonda yerini alan firmalar, dört gün boyunca; plastik makinalarından kimyasallar ve hammaddelere, makina yan sanayiinden ısı, kontrol cihazları ve kalıplara kadar birçok farklı alanda en son teknolojik ürünlerini sergileyecekler.

Eroğlu: “Rekor sayıda ziyaretçi bekliyoruz”


Fuarın açılışında yaptığı konuşmada PlastEurasia Fuarı’nın 27 yılda geldiği konumu anlatan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Türk plastik sektörü olarak, dünyanın her yıl düzenlenen ikinci büyük, Avrasya’nın en büyük plastik fuarına 27. kez ev sahipliği yapıyor olmaktan son derece mutluyuz. PAGEV olarak; Türk plastik sektörü temsilcilerimizle birlikte olmak, firmalarımızı dünyadaki diğer meslektaşları ile buluşturmak, ticari ilişkilerini geliştirmek ve yenilikleri yakından takip edebilmelerini sağlamak amacıyla PlastEurasia Fuarı’nı her yıl daha da büyüterek devam ettirmek hedefindeyiz. Sektörümüzde bugün çoğu küçük ve orta ölçekli firmalar olmak üzere 11 bin civarında üretici firma faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam yaratıyoruz. 2016 yılında ülke ekonomisine 14 milyar dolarlık katkı sağlarken; başarılı üretim grafiğimiz ile Avrupa’daki ikinci, dünyada ise altıncı sırada yer alıyoruz. Liderliğe de emin adımlarla ilerliyoruz. Sektörümüzün gücünü dünyanın dört bir yanından ağırladığımız yerli ve yabancı tüm katılımcılarımıza gösterme şansını bir kez daha elde ettik. Fuarımızı çok daha güçlü hale getirmek için çalışıyoruz. Yurtdışı firmaların katılımını ve ziyaretçilerin sayısını her yıl giderek artırıyoruz. Ayrıca, alım heyeti gerçekleştirilen ülkelerin sayısı da artıyor. Bu yıl fuarda rekor bir ziyaretçi sayısına ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

“Çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz”
PAGEV olarak sektörün gelişimine, büyümesine katkı sağlamak ve sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yoğun bir şekilde çalıştıklarına da değinen Yavuz Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bildiğiniz gibi; tanıtım grupları, İran sorunu, birliklerin bölünmesi ve sektörümüzü ilgilendiren daha birçok konuda verdiğimiz mücadelelerde haklılığımızı kanıtladık ve sorunları çözdük. Son olarak yaklaşık bir aydır ordino bedelinin kaldırılması için yoğun uğraşlar verdik ve sonunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız, tüm gümrüklere gönderdiği resmi yazıyla bazı gümrüklerde uygulamada ordino belgesi istendiğini kabul ederken; bundan sonra kesinlikle istenemeyeceğini ve malların konşimento sahibine ordino belgesi olmadan teslim edileceğini açıkladı. Böylece çalışmalarımız sonuç verdi, firmalarımız ve ülkemiz dış ticareti üzerindeki 700 milyon TL’ye varan bir yük kaldırıldı. Ancak, firmalarımızdan aldığımız şikâyetlerde bazı acentelerin Bakanlık yazısına rağmen, yeni yöntemlerle ordino belgesi istediklerini duyuyoruz. Acenteler; ‘ordino’ kelimesi yerine teslim evrakı, yük teslim talimat formu vb. yeni isimlerle bu bedeli almaya devam etmeye çalışıyorlar. Ayrıca, malların gümrük işlemleri, kanuna uygun bir biçimde ordinosuz olarak tamamlansa dâhi, limandaki gümrük ambarı üzerinden tekrar ordino belgesi istiyorlar. Bu belge bedeli acenteye ödenmeden, firmalarımızın mallarının ambardan çıkışına müsaade etmiyorlar. Bu şekilde yapılan işlemle ilgili gerek acente, gerekse buna alet olan limandaki gümrük ambarları kanun dışı bir uygulamaya imza atıyorlar. Çünkü gümrük ambarlarının işletmesi özel firmaya devredilse bile, kanun gereği gümrük mevzuatına uymak ve firmaların mallarını ordino istemeden teslim etmek durumundadır. Bakanlığın resmi yazısından ve firmalarımızın tepkisinden sonra bu süreci devam ettirmeleri artık mümkün değildir. Firmalarımız kanun dışı bir şekilde halen ordino bedeli talep eden acentelere ödemeyi ihtirazi (çekinceli) kayıtla yapmalıdır. Bu şekilde hukuki haklarını korurken, diğer yandan geriye dönük ödedikleri bedeli alma imkânları olacaktır.”