Otomotiv sektörünü birleşme ve devralmalar destekleyecek

KPMG Türkiye’nin hazırladığı ‘Otomotiv Sektörel Bakış 2019 Raporu’nda, ekonomik sıkıntılar ve uluslararası konjonktürdeki dalgalanmalara rağmen, satın alma ve birleşmelerle sektörün destek bulacağı öngörülüyor.

A+ A-

KPMG Türkiye tarafından hazırlanan ‘Otomotiv Sektörel Bakış 2019 Raporu’, Türk otomotiv sektörünün önümüzdeki dönemde de, küresel ve yerel unsurlardan kaynaklı bir takım zorluklarla baş etmek durumunda kalacağını gösteriyor. Brexit ve ticaret savaşları gibi gelişmelerin etkisiyle zor günler geçiren sektörün, güçlü yabancı ortaklıkları ve olgunlaşmış üretim yapısıyla ihracatın ve sanayinin taşıyıcı unsuru olmaya devam edeceğinin vurgulandığı raporda, tedarik sanayiinde gerçekleşen satın alma ve birleşmeler sayesinde, otomotiv sektörünün 2019'u bir önceki yıla göre daha rahat geçirilebileceği yorumu yapıldı.
Raporda, küresel ekonomiden kaynaklı zorluklarla baş edebilmek ve sürdürülebilir bir sektör ekosistemi için dayanışmanın gerekli olduğu kaydedildi. Bu noktada; 2018 sonunda Ford ile Volkswagen'in elektrikli ve otonom araçlarını birbirlerinin fabrikalarında üretme kararı almaları, VW'nin ticari aracı Crafter ve Transporter'ın üretiminin, Ford Otosan'ın Transit ve Custom üretimini gerçekleştirdiği Gölcük fabrikasında yapılacak olması, hem sektör dinamikleri, hem de gelecek işbirlikleri açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.

Ölekli: “Son derece zorlu bir yıl olacak”Türkiye ekonomisinin büyüme beklentileri de göz önüne alındığında, bu yılın otomotiv sektörü açısından son derece zorlu geçeceğini dile getiren KPMG Türkiye Endüstriyel Üretim ve Otomotiv Sektör Lideri Hakan Ölekli, "Üreticiler, teşvik ve destekleyici enstrümanların devamının zorunluluğuna işaret ediyorlar. 2018'in son döneminde gerçekleşen vergi indiriminin yarattığı performans dikkat çekiciydi" diye konuştu.

Bir yılda üretilen brüt katma değer 1,9 trilyon dolar
Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Birliği'nin (OICA) araştırmasına göre, dünya otomotiv sektörü bir ülke olsaydı, bir yılda üretilen brüt katma değer (1,9 trilyon dolar) üzerinden 2017 itibariyle dünyanın en büyük altıncı ekonomisi olacaktı.
Dünya otomotiv sektöründe son 10 yılda üretim, Avrupa ve ABD'den Asya'ya kaydı. 2007 krizi öncesinde otomotivdeki üretim payı yüzde 26,1 olan Amerika'nın payı 2017'ye gelindiğinde yüzde 21,2'ye, Avrupa'nınki ise yüzde 31,2'den yüzde 22,28'e geriledi. Asya'nın payı ise, 10 yıllık dönemde yüzde 41,9'dan yüzde 55'e çıktı.

Sektörü bekleyen zorluklar
Dünya otomotiv sektöründe son dönemde üreticileri zorlayan konular şu şekilde sıralanıyor:
1. Düşük karbon emisyonlu, çevre dostu hibrit ve elektrikli araçların daha çok tercih edilmesi,
2. İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma süreci (Brexit),
3. Küresel ticaretteki korumacı eğilimler,
4. Rekabeti düzenleyen ve tüketici haklarını koruyan yasal gelişmelerin getirdiği yeni maliyetler.
Satışların gücünü koruması ve üretimde verimlilik artışı sağlayan süreç iyileştirmeleri sayesinde, sektör dünya genelinde kârlılığını koruyor. Ancak yine de firmalar, mevcut zorluklarla daha etkin mücadele edebilmek için son yıllarda daha çok iş birliğine gidiyor.

Türkiye'de üretim küresel krizden etkileniyor
Türk otomotiv sanayii, son dönemdeki küresel eğilimlerden olumsuz etkileniyor. Yerel üretim, 2018'de küresel talepteki yavaşlama ve yurt içi talepteki daralma nedeniyle yüzde 10,2 küçüldü.
2018 genelinde yaşanan kur ve faizlerdeki hızlı yükselişler, yurt içi yerleşiklerin dövizle yaptıkları kiralama sözleşmelerine getirilen kısıtlama ile toplam otomotiv piyasasında yüzde 35'lik daralma yaşandı. Küçülme ithal otomotivde yüzde 36,4’ü bulurken, yerli üretimde yüzde 32,6 olarak gerçekleşti.
Otomobil satışları 2018'de yüzde 32,7 daraldı. Bu daralma ithal otomobilde yüzde 36,2, yerli otomobilde ise yüzde 24,6 olarak gerçekleşti.

İkinci el dalgalanıyor
2018 yılının kasım ayı itibariyle Türkiye'de ikinci elde, yılbaşından bu yana 2017'nin aynı dönemine göre yüzde 4,8’lik artışla 7,1 milyon araç el değiştirdi. Vergi avantajlarının rüzgârı ile 2018'in son aylarında sıfır araca ilgi artarken, bu durum ikinci el araç talebini de etkiledi. 2019'da vergi avantajlarının devam etmesiyle ikinci ele yönelik olumsuz etkinin sürebileceği öngörülüyor.
2018'deki zayıf performans ile araç parkındaki artış yavaşladı. 2018 itibariyle Türkiye'de 22 milyon 850 bin adet araç bulunurken, bunun yüzde 54,2’si otomobilden oluşuyor.

İhracat yüzde 1 daraldı
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, Türk otomotiv sektörü ihracatında 2018'de yüzde 1'lik daralma yaşanırken, ithalat yüzde 36,4 azaldı.
Üretimde ilk beş firma değişmese de, ihracat yapan firmalar devamlı değişiyor. 2018 yılında Ford Otosan, 328 bin 502 araçla en çok ihracat yapan firma oldu. Söz konusu firmayı Oyak Renault ve Tofaş izlerken; ilk beş firma toplam otomotiv ihracatının yüzde 96'sını gerçekleştirdi.
2018'de otomobil üretiminde en büyük pay önceki yıllarda olduğu gibi Oyak Renault'da olurken; toplam otomotiv üretiminde sektör liderliği ticari araçlardaki üstünlüğü nedeniyle Ford Otosan'a geçti. Söz konusu kuruluşu Oyak Renault ve 2017'nin lideri Tofaş izlerken; Toyota ve Hyundai Assan da sıralamada yer aldı.