Otomobilde yeniden 1 milyon bandı 2023’te

KPMG Türkiye, faiz ve kur değişimlerinin Türkiye otomotiv pazarına etkisini inceledi. Hazırlanan rapora göre, 2018 yılının mayıs ayından bu yana sürekli daralan pazar, bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 41 oranında küçüldü.

A+ A-

KPMG Türkiye’nin hazırladığı raporda, Türkiye’de otomotiv sektörünün otomobil ve hafif ticari araç bazında mayıs 2018’den bu yana üst üste 6 ay boyunca adet olarak küçüldüğü vurgulandı. 2018’in ilk 8 ayında otomotiv ithalatının 2017’nin aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 41 gerilediği belirtilen raporda, hem üretici, hem de ithalatçı firmaların tedbirler almaya başladığı hatırlatıldı.

Raporda öne çıkan başlıklar:
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarındaki hareket, KPMG Türkiye tarafından hazırlanan raporda şu şekilde özetleniyor:
- Türkiye otomotiv pazarı, 2015 ve 2016 yılında 1 milyon adetlik satış rakamına ulaştıktan sonra daralma sürecine girdi. 2018’in mayıs ayından bu yana sürekli daralan pazar, 2017 mayıs-eylül ayları ile karşılaştırıldığında adet bazında yüzde 41’lik daralma yaşadı. Söz konusu rakam son dört yılın en düşük seviyesini ifade ediyor.
- Hafif ticari araç pazarı 2008-2017 arasında yıllık bazda yüzde 1 artış gösterirken; otomobil pazarı aynı dönemde yıllık bazda ortalama yüzde 10 büyüme göstermişti.
- Türkiye otomotiv pazarını etkileyen faktörler üzerinden oluşturulan modelle yapılan tahminler ve piyasa tahminleri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye otomotiv pazarının 2020 yılında tekrar büyüme trendine girmesi bekleniyor.
- 2019 yılında pazarın küçülmeye devam etmesi, yeniden 1 milyon adet üzerine ancak 2023 yılında çıkılması bekleniyor.
- KPMG’nin tahminine göre, pazar 2025 yılında 1,2 milyon adetlik satış ile tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaşacak.

Ercin: “Daralmaya dört ana faktörün sebep oluyor”
Türkiye’de tarihsel olarak otomotiv pazarının seyri incelendiğinde daralmaya dört ana faktörün sebep olduğunu söyleyen KPMG Türkiye Strateji Bölüm Başkanı Serkan Ercin, “Bunlar; ÖTV oranları, Euro/TL kuru, taşıt kredi faizleri ve harcanabilir gelir düzeyidir. Bunların negatif yönlü değişim gösterdiği dönemlerde pazar sert şekilde daralsa da; değişkenlerin raya oturmasıyla ertelenen talebin geri geldiği ve pazarın yeniden büyüme trendine girdiği görülüyor” diye konuştu.

“Yapısal reformlar gerçekleştirilmeli”
Yüksek dalgalanmaların yaşandığı otomotiv pazarının uzun dönemli, sürdürülebilir ve tahmin edilebilir bir büyüme trendine girmesi için yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret eden Ercin, şöyle konuştu: “KPMG olarak, pazarın 2018 ve 2019’da yaşayacak olası daralmanın sonuçlarının hafifletilmesi ve önümüzdeki dönemde bu tür sert dalgalanmaların önüne geçilmesi için iki öneride bulunuyoruz. İlk önerimiz; vergi reformu. Yıllar içinde artan ÖTV oranları, otomotiv pazarı üzerinde baskı kurdu ve potansiyelin altında kalmasına neden oldu. Türkiye otomotiv sahipliğinde, gelişmiş ülkelerin hayli gerisinde. Mesela; Türkiye’de bin kişiye düşen otomobil sayısı 144 iken, Rusya’da bu sayı 293. Pazarda yaşanan yüksek dalgalanma, hem pazar oyuncularının kârlılığına, hem de devletin vergi kaybına neden oluyor. Satın alma üzerinden ÖTV’nin mâkul düzeye çekilmesi ve vergi kaybının MTV üzerinden telafi edilmesi pazarın sürdürebilir büyümesine destek olacaktır.”
İkinci önerilerinin yerli üretim olduğunu ifade eden Ercin, “Devletin yerli otomotiv yatırımının yanı sıra, Türkiye’ye çekilecek doğrudan otomotiv yatırımlarıyla birlikte cari açık üzerinde yaşanacak olumlu etki hem kur, hem de faizlerin baskılanmasında önemli rol oynayacaktır. Doğrudan yatırım potansiyeli incelendiğinde, Türkiye pazarında yüzde 1’in altında paya sahip olan Çinli ve Hint üreticiler için Türkiye, hem iç pazar cazibesi, hem de ihracat üssü olarak kullanabilecekleri bir konumda olması nedeniyle önemli bir fırsat” diyerek sözlerini noktaladı.