Makina sektörü kamudan daha fazla destek bekliyor

Yerli tasarım ve ürünlerin kullanımına yönelik radikal dönüşümü sağlayacak bir yaklaşımla değişiklikler yapılması gerektiğini savunan makinacılar, mevcut mevzuat ve yasaların yeterli olmadığını ifade ettiler.

A+ A-

Esra ÖZARFAT / BURSA

Kamu alımlarında ve yatırımlarda yerli makina ve donanım tercih edilmesi yönünde çıkarılan mevzuat ve yasaların yeterli olmadığını savunan makinacılar, yatırım teşvik sisteminde de, yerli tasarım ve ürünlerin kullanımına yönelik radikal dönüşümü sağlayacak bir yaklaşımla değişiklikler yapılması gerektiğini dile getirdiler. Makinacılar, çoğunlukla ithal ürüne göre hazırlanan şartnameleri dernekler ve birlikler olarak ifşa etmeye hazırlanıyorlar.

Karavelioğlu: “Gerekli desteği görmüyoruz”Makina sektörünün dünyada stratejik bir sektör olarak kabul edildiğini, ancak Türkiye’de gerekli desteği göremediğini belirten Makina İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında makinanın sayılmamasını eleştirdi. Karavelioğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Ülkemizde, ‘ihracatının yüzde 20’si otomotivden geliyor’ gibi yanlış bir algı oluşturuluyor. Otomotiv sektörü bütün kamu düzenini, teşvik mekanizmalarını ve yatırım ortamını negatif etkiliyor. Hâlbuki, ihracatını yüzde 20 oranında otomotivden sağlayan dünyada hiçbir ülke yok. Biz sanki ‘dünyanın en büyük otomotiv ülkesiymişiz’ gibi bir algı yaratılıyor. Makina parçaları ihracatı otomotivden geçerek, bizim ihracatımızı 7 milyar dolar göstererek Türkiye’de bir büyük zaaf yaratılıyor.”
Makina ihracatçılarına da seslenen Karavelioğlu, Türkiye makina sektörünün ihracatçı birlikleri içinde ayrıştırıldığını dile getirerek, “Yapabileceklerimizin çok azını yapabiliyoruz. Buradan çağrıda bulunuyorum; ihracatınızı birlikten geçirmeye gayret edin” diye konuştu.
Karavelioğlu, Makina Tanıtım Grubu’nun kapatılması ve ihracatçı birliklerinin gelirlerinin düşürülmesi nedeniyle sektörün iki yıldır tanıtım yapamamasını da eleştirdi.

Dalgakıran: “Sektör kendini anlatmakta zayıf kaldı”Makina İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı (MAKFED) Başkanı ve Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran da, sektörün kamuya kendini anlatmakta zayıf kaldığını ifade etti.
“30 milyar dolarlık ithalatımız var; bunların yüzde 70’ini Türkiye’de ürettiğimiz halde ithal ediyoruz” diyen Dalgakıran, Türkiye’nin cari açığının kapatılmasında yatırım malları üretiminin önemine işaret etti. Üretim araçlarını üretmeden zenginleşen hiçbir ülke bulunmadığına dikkat çeken Dalgakıran, sektörün özellikle elektronik ve yazılım gibi alanlarda büyük gelişme kaydedilmesini sağladığını aktardı.
Sektörün önemini kamuya yıllardır anlatmaya çalıştıklarını hatırlatan Dalgakıran, kamu ihalelerinde çoğunlukla ithal ürünlere göre şartname hazırlandığını öne sürdü. Dalgakıran, şöyle devam etti: “Bu işin boyutunu değiştirmemiz, kibarlığı artık bırakmamız lazım. Kamunun ithal ürüne göre şartname hazırladığı her ihaleyi dernekler ve birlikler olarak duyuralım. Bizi ikna etsinler. Şeffaflaşarak bütün bu mekanizmayı da şeffaflaştıralım.”

“Sektör de özeleştiri yapmalı”
Makina sektörünün de özeleştiri yapması gerektiğini ifade eden Adnan Dalgakıran, Türk makinacılarının Çin ile işçilik üzerinden rekabet etmediğini, Çin’in beş yıl içinde kalite konusunda da ilerleme kaydedeceğini belirterek, sektör içinde iş birlikleriyle ölçek ekonomisine geçilmesini önerdi. Dalgakıran, “Seri üretim alanında rekabetçiliğimizi kaybettik. Kendi stratejilerimizi kendimiz hazırlamamız, niş teknolojik alanları geliştirmemiz, kendi aramızdaki iş birliğini güçlendirmemiz ve realist adımlar atmamız gerekiyor” dedi.

Gencer: “Pozitif ayrımcılık uygulanmalı”
Üreticilerin dış pazarlarda korumacılıkla mücadele ettikleri bir dönemde, iç pazarda da Türk markalı ürünlere pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini vurgulayan Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı Emre Gencer ise, “Son dönemde makina imalatının önemi daha iyi anlaşıldı ve çeşitli mevzuat ve teşviklerle sektör desteklendi. Ülkemizin cari açık sorunuyla mücadele ettiği bir dönemde, yerli makina ve donanıma en radikal şekilde pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır. Kamu kuruluşları, yerel idareler, bunlara bağlı iktisadi teşebbüsler yaptıkları alımları veya açtıkları ihaleleri, uluslararası ticarette uzman danışmanların da desteği ile yerli makina alımına göre düzenlenmelidir. Yatırım teşvik sisteminde de, yerli tasarım ve ürünlerin kullanımına yönelik radikal dönüşümü sağlayacak bir yaklaşımla değişiklikler yapılmalıdır. Ürettiğimiz yerli ve milli makinalarla, özgün tasarım, teknolojimiz ve kalitemizle iç pazarda ezici üstünlük sağlamalıyız ki; dış pazarlarda da büyümemizi sürdürebilelim. Bunu da ancak tüm dünyada olduğu gibi, düzenleyici kuruluşlarımızın yardım ve desteği ile sağlayabiliriz” şeklinde konuştu.