Koray Alpaslan: “Bursa’da Teknoloji ve Eğitim Merkezi açacağız”

Nisan ayında Bursa Teknoloji ve Eğitim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirecek olan Zeiss, söz konusu merkezle birlikte; eğitim, ölçüm, demo ve projelendirme hizmetleriyle Türk imalat sanayiine katma değer sağlamayı hedefliyor.

A+ A-

Özkan ÖZÇELİK

Zeiss günümüzde; medikal cihazlar, mikroskopi, yarı iletken teknolojisi, tüketici optik grubu ve endüstriyel metroloji (IMT) sektöründe, 25 bin çalışanı ve 40’tan fazla ülkede bulunan 30’u aşkın üretim tesisi ile faaliyet gösteriyor. 2015/16 mali yılında yaklaşık 4,9 milyar Euro ciro elde eden kuruluşun merkezi Almanya’nın Oberkocken kentinde bulunuyor. Tüm dünya üzerinde sahip olduğu 25 Ar-Ge merkezi ile çalışmalarına devam eden Zeiss, son finansal yılda cirosunun yüzde 10’unu Ar-Ge’ye ayırdı.
Türkiye’deki faaliyetlerini 2008’e kadar distribütörler aracılığı ile sürdüren şirket, söz konusu tarihten sonra yerel kurumsallaşma sürecini tamamlayarak, Zeiss Türkiye adı altında hizmet vermeye başladı. Nisan ayında Bursa Teknoloji ve Eğitim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirecek kuruluş, söz konusu merkezi tamamen Zeiss global standartlarına uygun olarak hazırladı. Merkezin; metroloji disiplininde sağlayacağı eğitim, ölçüm, demo ve projelendirme hizmetleriyle Türk imalat sanayiine katma değer sağlaması hedefleniyor.

“Firmanın temeli 1846’da atıldı”
Firmalarının temelinin Carl Zeiss tarafından 1846 yılında Almanya’nın Jena kentinde atıldığını kaydeden Zeiss Türkiye Endüstriyel Metroloji Direktörü Koray Alpaslan, “Şirket, hassas mekanik ve optik parçalar üretmek üzere kurulan bir atölye ile faaliyetlerine başladı. İlk yıllarından itibaren büyük başarılar elde eden Zeiss günümüzde; medikal cihazlar, mikroskopi, yarı iletken teknolojisi, tüketici optik grubu ve endüstriyel metroloji (IMT) sektöründe, 25 bin çalışanı ve 40’tan fazla ülkede bulunan 30’u aşkın üretim tesisi ile faaliyetlerini sürdürüyor. Merkez ofisi Almanya’nın Oberkocken kentinde bulunan firmamız, tamamen Carl Zeiss Vakfı’na (Carl Zeiss Stiftung) ait. Kuruluş, 2015/16 mali yılında yaklaşık 4,9 milyar Euro ciro elde etti” diye konuştu.

“Birçok sektöre hizmet veriyoruz”
Endüstriyel metroloji grubunda; otomotiv, havacılık, makina, medikal, plastik ve kalıp döküm gibi birçok sektöre ve akademik araştırma amaçlı kurumlara hizmet verdiklerini kaydeden Alpaslan, “Sadece girdi/proses içi kontrol ve son ürün onayı için değil, tersine mühendislik uygulamalarına yönelik ürünlerimiz de mevcut” dedi.
Merkezi Oberkochen-Almanya’da bulunan kuruluşun, tüm dünyada 2 bin 500 çalışanı ile hizmet verdiğini açıklayan Alpaslan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Kısaca ürün gamımız; köprü tipi CMM’ler (Contura, Accura, Micura, Prismo, Xenos), imalat CMM’leri (DuraMax, GageMax, CenterMax), orta ve büyük boyuttaki parçalar için CMM’ler (MMZ M, MMZ T, MMZ E, MMZ G), optik ölçüm teknolojisi içeren cihazlar (O-Select, O-Inspect), yatay kollu CMM’ler (Carmet, Pro) ve CT/Bilgisayarlı tomografi cihazları (Metrotom 800, Metrotom 1500, Volumax) şeklinde özetlenebilir. Ayrıca, 3D optik ve lazerle tarama çözümleri de (Comet, T-Scan) artık Zeiss Türkiye bünyesinde yer almaktadır. Dünya genelindeki pazar dikkate alındığında, yaklaşık olarak yüzde 33’lük bir paya sahibiz.”
Zeiss’ın, tüm dünyaya yayılmış şekilde 100 farklı noktada müşterilerine hizmet sunduğunu anlatan Alpaslan, endüstriyel metroloji alanında; Almanya, Amerika, Çin ve Hindistan’da üretim tesislerine sahip olduklarını bildirdi. Alpaslan, Türkiye’ye ithal edilen ürünlerin ise, Almanya ve Amerika fabrikalarından temin edildiğini ifade etti.


“Ciromuzun yüzde 10’unu Ar-Ge’ye ayırıyoruz”
Ar-Ge konusunda yürüttükleri çalışmalar hakkında da açıklamalarda bulunan Alpaslan, “Belki de tamamen Carl Zeiss Vakfı’na ait bir kuruluş olmaktan kaynaklanan bir avantaja sahibiz. Az bilinen bir husustur; cam endüstrisinin global liderlerinden Schott da bizimle aynı çatı altında yer alıyor. Şirketimiz, dünyada 25 Ar-Ge merkezi ile çalışmalarına devam ediyor ve son finansal yılda, ciromuzun yüzde 10’unu bu çalışmalar için ayırdık. Avrupa ve Kuzey Amerika imalat endüstrisi rakamlarına baktığınızda, bu değer ortalamanın yaklaşık iki katına denk geliyor” diye konuştu.

“Türkiye’deki pazar payımız yüzde 20”
Türkiye’deki faaliyetlerini 2008 yılına kadar distribütörler aracılığı ile sürdürdüklerini dile getiren Koray Alpaslan, söz konusu tarihten sonra yerel kurumsallaşma sürecini tamamlayarak, Zeiss Türkiye adı altında hizmet vermeye başladıklarını kaydetti. Alpaslan, şöyle devam etti: “Dünya standartlarında kaliteli hizmet anlayışını, kurumsal kimliğiyle sunma hedefi taşıyan bu yapılanma neticesinde; gerek ürünlerimizin pazarda mevcudiyeti, gerekse hizmetlerimizin iş ortaklarımıza ve müşterilerimize en iyi şekilde ulaştırılması için sürekli çaba gösteriyoruz. Sektörel istatistikler yeterince sağlıklı değil. Bu nedenle, pazar payımız hakkında kesin rakamlar veremiyorum. Ancak, realistik bir tahminle Türkiye’deki pazar payımızın yüzde 20 mertebesinde olduğunu söyleyebilirim.”

“2016’da iş hacmimizi önemli oranda artırdık”
Metrolojinin, kalite bilincinin gelişmesi ile önem kazanan bir sektör olduğunun altını çizen Alpaslan, “Diğer firmalar adına konuşmak doğru olmaz, ancak sanırım herkes şunda mutâbıktır; ülke olarak henüz olmamız gereken yerde değiliz. Ürünlerini global pazara sunan ve yerel ölçekte de rekabetçi olmak isteyen imalatçı firmalar için ölçüm ve kontrol cihazları vazgeçilmez bir unsur. İstenen özelliklerde parça imalatı, malzeme kaybının engellenmesi, enerji sarfiyatının azaltılması ve işçilik kayıplarının yaşanmaması tüm işletmelerin arzusu. Bunu mümkün kılmak ise, ilgili kontrollerin sağlıklı yapılması ve zamanında müdahale ile mümkün. İşte bu noktada, sadece Zeiss tarafından sağlanan ürünler değil, tüm ölçüm cihazları büyük fayda sağlıyor. Elbette bu, firmaların yatırım bütçeleri ve iş hacimleri ile de ilgili bir konu. Fakat, bahsettiğim iyileştirmelerin katkısını doğrudan gözlemlemek ve ölçmek mümkün. Zeiss, global olarak 170 yıllık geçmişinde rekor bir başarıya imza attı. Türkiye’de ise, 2016 yılında iş hacmimizi bir önceki yıla oranla beklenenin oldukça üzerinde geliştirdik” dedi.

“Örnek olacak bir projeye imza attık”
2017’nin nisan ayı içerisinde, Carl Zeiss Endüstriyel Metroloji olarak, Bursa Teknoloji ve Eğitim Merkezi’nin açılışını gerçekleştireceklerine dikkat çeken Alpaslan, söz konusu merkezin, ciddi bir yatırım ile tamamen Zeiss global standartlarına uygun olarak hazırlandığını aktardı. Alpaslan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bursa Teknoloji ve Eğitim Merkezi; metroloji disiplininde sağlayacağı eğitim, ölçüm, demo ve projelendirme hizmetleri ile Türk imalat sanayiine katma değer sağlayacak.”
Projenin hayata geçirilme hikâyesinden de bahseden Alpaslan, konu hakkında şu açıklamalarda bulundu: “Aslında, benim Zeiss’ta göreve başlamam öncesinde oluşmuş bir fikir bu. Ölçüm merkezi olarak tasarlanmış ve bütçesi ise şu anki yatırımın yarısından az olarak düşünülmüş. Daha sonra, konsept genişledi ve birçok hizmeti içeren, Zeiss bünyesinde ‘Competence Center’ olarak anılan yapıya ulaştık. Almanya’daki tepe yönetim birimi ülkemizin potansiyelinin farkında ve burada görevli tüm ekibim, ülkemiz için çok fayda sağlayacağına inandığımız bu yapı için canla başla çalıştı. Bir ikna süreci sonrasında günümüzdeki yapıya ulaştık. Elbette, önümüzde katedilecek yol var. Fakat, şu anki donanım ve hizmetleri ile bile örnek teşkil edecek bir seviyede.”
Projenin hayata geçirilmesinin 2015 yılından beri süregelen bir konu olduğunu ifade eden Alpaslan, net yatırım onayının ise 2016 Sonbaharı içinde alındığını bildirdi. Ekibin özenli çalışması ve yenilik talepleri neticesinde, projede bazı güncel ilaveler olduğunu söyleyen Alpaslan, Bursa Teknoloji ve Eğitim Merkezi Projesi’nin yatırım tutarının 600 bin Euro civarında olduğunu açıkladı.

“Türkiye’ye güveniyoruz”
Sadece kendi sektörlerinde değil, temasta bulundukları birçok iş sahasında özellikle yabancı sermayeli kuruluşların temkinli davrandığını ve yatırımdan kaçındığını belirten Alpaslan, “Biraz milliyetçi bir bakış açısı gibi gelecek belki ama, şahsım adına bu tavrı tedirgin edici buluyorum. Türkiye, iş ortamı olarak daima en kolay seçenekleri sunmuyor olabilir. Fakat, her kriz anında bu psikoloji ile hareket etmenin faydasını anlamış değilim. Zeiss olarak, 15 Temmuz süreci sonrasında ve olağanüstü hal koşulları altında bile Türkiye’ye inanıyor, yatırım yapıyor ve mütemâdiyen lokal olarak gelişme planları oluşturuyoruz” dedi.

“Merkezin açılışını 12 Nisan’da yapacağız”
Zeiss Endüstriyel Metroloji Eğitim ve Teknoloji Merkezi’nin, 12 Nisan’da Bursa’da açılacağını ifade eden Alpaslan, endüstrinin yoğunlaştığı coğrafi bölgelere ulaşım kolaylığı nedeniyle söz konusu ili seçtiklerini bildirdi. Koray Alpaslan, sözlerine şöyle devam etti: “Ağırlıklı olarak, Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde yer alan işletmeler, aslında sektörleri itibariyle CMM ve optik ölçüm cihazlarına daha yoğun ilgi gösteriyorlar. Elbette, ülkemizin diğer bölgelerinden gelecek olan tüm mevcut ve potansiyel iş ortaklarımız için kolaylıklar sağlayacağız. Bu yapının, metroloji alanında gelişmek isteyen, hizmet ihtiyacı olan herkese açık bir üs olmasını istiyoruz. Merkezimiz, Zeiss IMT ürün grubu tanıtımı başta olmak üzere; Aukom eğitimleri, kullanıcı ve/veya müşteri yazılım eğitim ve tanıtımları, prob, fikstür gibi ürünler hakkında bilgilendirme ve destek, kalite, SPC, dişli metodolojisi vb. hakkında seminerler ve parça ölçüm hizmetleri alanlarında faaliyet gösterecek.”

“Birçok hizmeti tek çatı altında toplayacağız”
Zeiss’ın kurumsal olarak Türkiye’de bulunma kararı almasının ve daha önce distribütörler vasıtasıyla sürdürülen faaliyetleri tamamen kendi bünyesine dâhil etmesinin çok önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Alpaslan, şunları aktardı: “Türkiye’nin yüksek potansiyeli ve mevcut makina sayımızın çokluğu dikkate alındığında, biraz geciktik bile diyebilirim. Kanaatimce bu yeni yapılanmanın en önemli avantajı; yurt dışındaki uygulama ve hizmetlerin aynı çeşitlilikte ve kapsamda yerel pazara da sunulabilmesi. Müşterek çalıştığımız firmaların, özellikle son aylarda bunu hissetmeye başladığına inanıyorum. Sadece organizasyonel olarak ve ürünler için değil; yeni ödeme koşulları, bakım ve kalibrasyon programları, sarf malzemelerine yönelik kampanyalar, eğitimler ve ücretsiz danışmanlık hizmetleri gibi uygulamalarla da Türkiye’deki kurumsal varlığımızın etkisi pekişiyor. Teknoloji ve Eğitim Merkezi açılışımız ile birçok hizmeti tek çatı altında toplayacağız.”

“2016’da Optotechnik’in lansmanını yaptık”
2016 Maktek Fuarı sırasında, Optotechnik adlı ürünlerinin lansmanını yaptıklarını söyleyen Alpaslan, “Lazer ve LED teknolojilerinden faydalanarak çalışan 3D ölçüm cihazlarımız da, CMM (koordinat ölçüm) cihazlarımız ile birlikte ürün gamımızda yerini aldı. Bilhâssa hızlı sonuç gerektiren durumlarda ve tersine mühendislik çalışmalarında, müşterilerimiz için fark yaratacak bir gelişme bu. Eğitim alanındaki bir yenilik olarak; metroloji profesyonellerine, bu sahadaki en önemli programlardan biri olan Aukom’u sunuyoruz ve başarılı katılımcılarımızı belgelendiriyoruz. Bir diğer yenilik de yazılım alanında. Endüstri 4.0 kapsamında işletmede yer alan imalat, ölçüm ve kontrol cihazlarının bir ana yazılım ile haberleşmesi ve verilerin bilgiye çevrilerek, optimizasyona hizmet etmesi gerekiyor. PiWeb ürün yelpazesi ile bunu gerçekleştiriyoruz. İnanıyorum ki; kalite, imalat ve diğer alanlarda idari görevler üstlenen tüm profesyoneller için heyecan verici bir gelişme olacak” diye konuştu.

“Zeiss markası yenilikçiliği çağrıştırıyor”
Zeiss markasının; Ar-Ge’ye ciddi manada yatırım yapması ve 1846 yılından bu yana faaliyet göstermesi nedeniyle yüksek ürün kalitesi ve yenilikçiliği çağrıştırdığını anlatan Koray Alpaslan, şöyle devam etti: “Firmamız, bu sene duyurulan ‘Agenda 2020’ ile belki de tarihinin en önemli atılımlarından birini yaşıyor. Dijital teknolojinin etkili kullanımı ile, global bir takım olarak, müşterilerimizin ve destek verdiğimiz tüm paydaşlarımızın ihtiyaçlarını en iyi şekilde anlamayı şiâr edinerek, rekabetçi olmayı hedefliyoruz. Vizyonumuz ise; ürün ve hizmetlerimizin fayda sağlayacağı tüm mevcut ve potansiyel müşterilerimiz için ilk tercih edilen iş ortağı olmak.”

“Yatırım planları dikkatlice oluşturulmalı”
Sektörde yaşanan sorunlar hakkında da görüşlerini açıklayan Alpaslan, “İlk ve en önemli sorun; bu sahada aktif çalışan operatör ve kalite yöneticilerinin eğitim ihtiyaçlarına cevap verecek yaygın ve güçlü bir ağın bulunmaması. Firmalardan bağımsız olarak bu konuya öncelik verilmeli. Zirâ, makinalardan neler beklenebileceği, bunların imalat sistemlerine entegrasyonu ve imalat&kalite kontrol esnasında görev yapan yazılımların etkin kullanımı gibi sahalarda birçok eksikliğimiz mevcut. Diğer bir konu da, genellikle işletme sahiplerinin maalesef CMM ve optik tarama cihazlarına ikincil öncelik vermesi. Özellikle, büyük üreticilerin tedarikçisi konumunda veya yurt dışı ile çalışma arzusunda olan firmaların, yatırım planlarını dikkatlice oluşturmaları gerekiyor” diye konuştu.

“Finansal kiralamada KDV oranı yüksek”
Birçok müşterilerinin teşvik kapsamında alımlar gerçekleştirdiğini dile getiren Alpaslan, şunları aktardı: “Devletimiz destek veriyor; ancak, coğrafi bölge olarak, özellikle Türk ürünlerinin kalitesini tescilleyen makinalar için daha geniş bir kapsam belirlenmesi sektörü mutlaka geliştirecektir. Bir diğer husus da, finansal kiralama seçeneği için KDV oranımızın halen yüksek olması. CNC grubu makinalarda uygulanan koşulları, CMM ve optik tarama cihazları için de devreye almak fayda sağlayacak ve makina alımı planlayan imalatçılar için cazip olacaktır.”