Konya ihracatının lokomotifi makina imalat sanayii

Konya’nın toplam ihracatının yüzde 22’sini oluşturan makina imalat sanayii, ilin ihracatında 1. sırada yer alıyor. Makina imalat sanayiinde şehir, metal işleme alanında Türkiye pazarının yüzde 45’ine sahip.

A+ A-

Selçuk ÖZTÜRK(Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı)

Konya’da sanayinin gelişimine bakıldığında Cumhuriyet öncesinin izlerini bulmak mümkün. İlin ekonomik yapısını belirleyici unsurun tarım olması nedeniyle, sanayi yapısının şekillenmesinde tarıma dönük sanayiler başlangıç noktası oldu. Nitekim; Konya’da Cumhuriyet öncesi 22 değirmenin faaliyette olduğu, 1923 yılında ise 8 adet fabrikanın hizmette olduğu bilinmektedir. 1927 sayımına göre, şehirde en fazla işyerinin bulunduğu sektör tarıma dayalı imalat sanayiidir.
Konya, ülkenin önemli bir tarım merkezi olduğundan sanayideki makinalaşma çabalarında önceliği tarıma dayalı sanayi oluşturmuştur. Kentte tarımdan elde edilen gelirin sanayiye yönlendirilmesi, bölge tarım ürünlerini ilde değerlendirme çabaları, tarım kesiminin ihtiyaç duyduğu alet ve makinaların ilde karşılanmaya çalışılması; tarım makinaları, değirmen makinaları, gıda ve diğer sanayi kollarının gelişmesine neden olmuştur.
Konya sanayisinde 1950-1960 yılları arasında tesis sayısının 17’den 91’e ulaştığı görülmektedir. Tarım makinalarına duyulan yoğun talebi yerli imalatla karşılamak amacıyla 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’de ilk defa tarım makinaları imalatı Konya’da başlamıştır. Konya makina sanayiinin hayata geçmesinde, bölgenin tarım ve tarıma dayalı imalat sanayiinin ihtiyacı olan makina ve ekipmanların önemi büyük. Un ve irmik imalatına yönelik ‘gıda, içecek ve tütün işleme makinaları imalatı’ başlığında ‘değirmencilik makinaları üretimi’ buna bölgedeki en tipik örnektir. Vals üreticisi firmalar, teknolojilerini geliştirmişler ve dünyanın dört bir yanına ürün satar hale gelmişlerdir. Aynı şekilde, zamanla bölgede üretilen ve üretim süreçlerinde kullanılan makinaların imal edilmeye başlaması söz konusu olmuştur. ‘Metal işleme makinaları’ ve ‘diğer takım tezgahlarının imalatı’ buna iyi bir örnektir.

İhracatta ilk sırada yer alıyor
Makina imalat sanayii, bugün Konya’nın ihracatında 1. sırada yer almaktadır ve ilin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 22’sini oluşturmaktadır. Şehir, makina imalat sanayiinde, metal işleme alanında Türkiye pazarının yüzde 45’ine sahiptir.
Konya, makina sektörünün diğer bir alanı olan araç üstü ekipman sanayiinde de oldukça ilerlemiş durumda. İthalatın fazla olduğu bu alanda, Türkiye’deki ihtiyaç olan araç üstü parça ekipmanların yüzde 70’i üretebilmektedir. Tarım makinaları ve aletleri sektöründe, traktörlerde kullanılan parçaların yüzde 90’ı ve tarım makinalarında kullanılan parçaların yüzde 100’ü ilde üretilmektedir. Kent, bu sektörde Türkiye pazarının yüzde 65’ine sahiptir. Türkiye tarım makinaları ve aletleri ihracatının yüzde
45’ini Konya gerçekleştirmektedir. Makina imalat sanayii istihdam açısından da oldukça önemli bir potansiyele sahiptir.

172 ülkeye ihracat yapılıyor
Bugün 172 ülkeye ihracat yapan ilin ihracatı da son 15 yılda ciddi bir ivme kazanmıştır. Şehrin ihracatı 2002 yılında 100 milyon dolar iken; 2005’te 424 milyon dolar, 2010’da ise 2005’e göre yüzde 134,5 artış göstererek 994,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 2017 itibariyle de ihracatımız 1.5 milyar doları aşmıştır. 2018’in ilk 7 ayında 1 milyar doları aşan ihracatta hedefimiz 2 milyar dolara ulaşmaktır.
2017’de Konya’nın sektör bazında ihracatında makina sektörü ilk sırada yer almaktadır. İçinde bulunduğumuz rekabet şartlarında makina sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimiz için önemli iki konu bulunmaktadır. Bunlar; İnovasyon ve Ar-Ge çalışmalarıdır. Gelişen ve sürekli değişen günümüz teknoloji dünyasında, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ağırlık vermeli ve ürünlerimizi çeşitlendirmeliyiz. Makina sanayicileri olarak teknolojinin hızla değiştiği sektörde, öncelikle teknolojiyi iyi takip etmeli ve kendi firmamızın şartlarını ona göre düzenlemeliyiz. Makina imalat sanayiimizin katma değeri yüksek olan bir sektör olması için üniversite-sanayi işbirliği sağlanmalı ve mesleki teknik eğitime ağırlık verilmelidir.