Kayahan, cirosunun yüzde 80’ini ihracattan karşılayacak

25 yıldır hidrolik ve pnömatik silindir ihracatı gerçekleştiren Kayahan Hidrolik, 2017’de şirketin iki farklı birimini tek bir yerde birleştirerek, Konya 3. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni yerine taşındı.

A+ A-

KONYA/DÜNYA

Yaklaşık 50 ülkeye 25 yıldır hidrolik ve pnömatik silindir ihracatı gerçekleştiren Kayahan Hidrolik, cirosunun yüzde 80’ini ihracattan karşılamayı hedefliyor. Firmanın en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında; Avusturya, Almanya, İsveç, İsviçre, Fransa ve ABD yer alıyor.
Seri atölye tipi pres, su ve yangın vanaları, curuf pota arabaları ve duşlu masa rolleri gibi birçok ürünün ilk yerli üreticisi olduklarını aktaran Kayahan Hidrolik Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Şirketimizin temelleri, 1950’de Mehmet ve Halis Kayhan tarafından Konya’da atıldı. Her şeye ihtiyaç olan bir dönemde küçük bir atölyede model yaparak başlayan sanayii serüvenimiz, sonrasında tamirhane ve ardında da 1960’lı yıllarda ilk atölye tipi presi üreterek devam etti. Zaman içinde bu atölye, özel makina tamiratlarının yapıldığı, kamyonların motorunun önden arkaya alındığı bir işletmeye dönüştü. Bu arada kimi tarım makinaları da tasarlanıp imal edildi. 1970’li yıllarda Kayahan markası hidrolik alanında bilinen bir aktör oldu. Talebe bağlı üretim yapılması stratejisi benimsendiği için oldukça geniş bir ürün yelpazesi oluştu. Firmamız; hidrolik pres, hidrolik pompa, çelik konstrüksiyon, maden direkleri, kaynaklı roller vb. ürünlerin imalatını gerçekleştirmiştir” dedi.

“Birçok sektöre ürün sunuyoruz”
“Uzmanlık alanımız ağır sanayiide kullanılan, özel amaçlı ve büyük ebatlı, müşteriye özel tasarlanmış ve üretilmiş endüstriyel hidrolik ve pnömatik silindirler üretmek” diye konuşan Yılmaz, şöyle devam etti: “Avantajımız, makina parkının büyük ebatlı silindirleri aynı anda çok sayıda üretebilmesidir. Farkımız ise, kaliteyi kontrol altında tutabilmek için imalat ve montaj sırasında yüzde 100 kontrol yapılmasıdır. 1800 mm çap ve 15 metre boyda üretim kapasitesine sahip olan firmamız, 2019 yılbaşından itibaren yeni yaptığı yatırımla boy sınırını 21 metreye taşıyacak. Kuruluşumuz; demir çelik sektörü başta olmak üzere, vinç ve pres üreticileri, çimento ve maden sektörü, gemi inşa, baraj ve köprü inşa firmalarına hizmet veriyor. Ayrıca, orifis tip amortisman silindirleri de üretiyoruz.”

“Yeni fabrikamıza taşındık”
ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, EN 1090-2 Kaynak Kabul, ISO 3834 Kaynak Yönetim Sistemi, TURQUM Ürün Uygunluk ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standartlarına uygun üretimler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Sevda Kayhan Yılmaz, “2017 yılında şirketimizin iki farklı birimini tek bir yerde birleştirerek, Konya 3. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yerimize taşındık. 8 ay gibi kısa bir sürede yeni fabrikamızı inşa edip taşındık. Böylece, üretim süreçlerimiz iyileşti ve daha hızlı üretim gerçekleştirmeye başladık. 2018, bizim önceki yatırım yılının sonrasındaki toparlanma dönemimiz oldu. Bu yıl sahip olduğumuz 5 bin metrekarelik alanımızın kapatılması için çalışmalar gerçekleştireceğiz” dedi.
2018'in ikinci çeyreğinden sonra Türkiye pazarında bir gelişme olduğunu anlatan Yılmaz, Avrupa pazarının büyümesine paralel olarak ihracat rakamlarının da arttığını aktardı.

“Malzeme temininde sorun yaşanıyor”
Sektörde yaşanan sorunlar hakkında da görüşlerini açıklayan Sevda Kayhan Yılmaz, malzeme temini konusunda sorun yaşandığını ifade etti. Kullanılan malzemelerin neredeyse tamamının ithal olduğunun altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti: “MKEK’da çok büyük bir dövme fabrikası var; ancak biz dövme malzemeleri ithal ediyoruz. İşsizlik büyük bir sorun; ama biz eleman bulamıyoruz. Yeni mezun mühendisler geliyor; fakat hepsi masa başı iş istiyor. Eskiden çırak gelirdi; ancak şimdi kimse çocuğunu sanayiye vermek istemiyor. Teknik liselerin kontenjanı boş kalıyor; ama biz tekniker bulamıyoruz. Yatırım iştahımız var; ancak bir o kadar da belirsizlikler var. Herkes bir şey yapıyor; fakat verimliliği ölçülmüyor. Enflasyon arttı; ama yurtdışı müşterilerimiz TL’nin değer kaybı nedeniyle fiyatlarda indirim istiyor. Banka para hesapta dursun istiyor; ancak tedarikçi bir an evvel fatura bedelinin gönderilmesini istiyor. Herkes kendini düşünüp, kendi istediğini biliyor.”