İSO, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarını açıkladı

İSO tarafından açıklanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016 Raporu’na göre; genel tablodaki toparlanma eğilimine karşın, dev sanayi kuruluşlarının finansman ve borç yükündeki bozulma geçen yıl da artışını sürdürdü.

A+ A-

İstanbul Sanayi Odası (İSO), ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016 Raporu’nu açıkladı. Dev şirketlerin üretimden net satışlarında “zayıf“ bir büyümenin yaşandığını ortaya koyan çalışmaya göre, ihracat üç yılın ardından yeniden artışa geçerken, özellikle kamu şirketlerinden kaynaklı olmak üzere kârlılıkta yüksek oranlı artışlar yaşandı. Ödenen faiz yükünde yavaşlama, yaratılan katma değerde ise kayda değer miktarda büyüme gözlendi. Genel tablodaki toparlanma eğilimine karşın, dev sanayi kuruluşlarının finansman ve borç yükündeki bozulma geçen yıl da artışını sürdürdü. Devler, 2016’da 52,4 milyar liralık faaliyet kârlarının yüzde 55,4’ünü finansman gideri olarak kaybettiler. 500 büyük içindeki 489 özel şirkette borçların özkaynaklara oranı yüzde 185’le tarihi seviyesine ulaşırken, bu şirketlerin mali borçlarının büyüklüğü ise yüzde 102,5 ile özkaynaklarının üzerine çıktı. Son dönemde artan teşviklere rağmen, 500 büyük şirkette Ar-Ge harcamaları da 2015’e göre yüzde 16,3 geriledi.

En büyük sıkıntı finansman maliyetleri
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun en büyük sıkıntılarından biri finansman maliyetleri olsa da, sanayiciler söz konusu durumu daha etkin yönetmenin yolunu buluyorlar. 2015'te finansman giderlerinin faaliyet kârı içindeki payı yüzde 63,4 seviyesinde olan sanayiciler, etkin finansman yönetimleriyle söz konusu oranı 2016’da yüzde 55,4’e düşürdüler. Yine de sanayicilerin elde ettikleri 52 milyar liralık esas faaliyet kârının yarısından fazlası finansman gideri olarak kullanıldı. Bunun yanında, TL’deki değer kaybı da finansman giderlerinde beklentilerin altında etki yaptı. Buna karşın, en büyük 500 sanayicinin özkaynak oranı yüzde 38.1’de kalırken, borçluluk oranı yüzde 61,9 seviyesine çıktı. Sanayiciler Ar-Ge harcamalarından da kıstılar.

Bahçıvan: “Yılı gururlu bir neticeyle kapattık”


‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016 Raporu’nun sonuçlarını açıklayan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, yaşanan bütün zorluklara rağmen, Türk sanayisinin ülkeye ve ekonomiye karşı sorumluluğunu başarıyla yerine getirdiğini ve yılı gururlu bir neticeyle kapattığını söyledi.
“Aslında bu yılki veriler sanayinin kendi rüşdünü ispat etmesinin bir vesikası olarak da görülmelidir” diyen Bahçıvan, finansman zorluğu, kur dalgalanmaları, sosyal, siyasal, terör ve jeopolitik tüm olumsuzlukları barındıran bir yıl içinde, sanayicilerin ‘başarma’ azim ve kararlılığını koruduklarını anlattı. Bahçıvan, sanayicilerin 2016’da; kâr etme, ihracatını artırma, üretimini sürdürme ve yeni istihdam yaratma noktalarında ülkesine karşı temel sorumluluklarını kapsayan sınavların hepsinden başarıyla geçtiklerini vurguladı.

“Satışlar yüzde 8,8 arttı”
500 büyük sanayi kuruluşunun 2016 yılındaki üretimden satışlarının bir önceki yıla göre yüzde 8,8’lik artışla 490 milyar 43 milyon liraya çıktığını dile getiren Bahçıvan, listenin ilk 50 şirketinin toplam 490 milyar liralık üretimden satışların 241 milyar lirasını gerçekleştirdiğini, 2015’te yüzde 48,8 olan payın 2016’da yüzde 49.2’ye çıktığını anlattı.
Şirketlerin esas faaliyetlerinden elde ettiği kârda 2015 yılında olduğu gibi başarılı bir dönem geçirdiğini belirten Bahçıvan, şu bilgileri verdi: “İSO 500’ün toplam faaliyet kârı 2015 yılında 44,1 milyar TL iken, 2016’da yüzde 18,6’lık artışla 52,4 milyar TL’ye yükseldi. Sanayi kuruluşlarımız, faaliyet kârlılık oranlarını da yüzde 8,7’den yüzde 9,4’e çıkarmayı başardılar. Fakat iş dönüp dolaşıp yine finansman giderlerine geliyor. Gerçek faaliyetlerini başarıyla yürüten sanayi kuruluşları, elde ettikleri 52 milyar liralık esas faaliyet kârının yarısından fazlasını finansman gideri olarak kaybettiler.”
Finansman giderlerinin 2016’da yüzde 3,6 artarak 29 milyar TL'ye yükseldiğinin altını çizen Erdal Bahçıvan, “Finansman giderlerinin net satışlara oranı ise 0,3 puan düşerek yüzde 5,2 oldu. Bu da, firmaların 2016 yılının ikinci yarısındaki mali sıkışıklığa rağmen, esas faaliyetlerini olduğu gibi finansman maliyetlerini de etkin şekilde yönettiklerini gösteriyor” dedi.
2016’da İSO 500’de FAVOK mutlak büyüklüğünün 76,1 milyar TL olarak hesaplandığını belirten Bahçıvan, önceki yıl söz konusu büyüklüğün 62 milyar TL olduğunu, FAVOK büyüklüğünün yüzde 22,8 arttığını söyledi. Bahçıvan, dönem kar ve zarar toplamının 2016’da yüzde 33,2 artarak, 28,3 milyar liradan 37,7 milyar liraya yükseldiğini bildirdi.

“Finansman maliyetlerini etkin bir şekilde yönettiler”
Listedeki şirketlerin 2016’da finansman maliyetlerini faiz oranlarındaki gerilemenin de etkisiyle biraz daha etkin yönettiğini anlatan Bahçıvan, TL’deki değer kaybının finansman giderlerinde beklentilerin altında etki yaptığını kaydetti. Finansman giderlerinin faaliyet kârı içindeki payının yüzde 63,4’ten yüzde 55,4’e indiğini ifade eden Bahçıvan, dünyada söz konusu oranın ortalama yüzde 16 olduğunu hatırlattı. Bahçıvan, “Özetle; sanayi firmalarının, döviz kuru dalgalanmalarını ve TL’deki değer kaybının finansman giderlerine olumsuz etkisini sınırlamayı başardıklarını söyleyebiliriz” diye konuştu.
Son 10 yıldır öz kaynaklar aleyhine bozulan bir dengenin bulunduğunu belirten Bahçıvan, 2007 yılında kaynak yapısı içerisinde borçların payının yüzde 45,2 iken, 2016’da bu oranın yüzde 61,9’a yükseldiğini açıkladı. Aynı dönemde öz kaynakların payının da yüzde 54,8’den yüzde 38,1’e gerilediğini dile getiren Bahçıvan, söz konusu oranların son 10 yılın en olumsuz borç/öz kaynak ilişkisini gosterdiğinin altını çizdi.

“Borç yükü her geçen yıl biraz daha artıyor”
İSO 500’ün borç yükünün her geçen yıl biraz daha arttığına dikkat çeken Bahçıvan, 2015 yılında 175 milyar lira olan mali borçların, 2016’da yüzde 18.8’lik artışla 207 milyar liraya yükseldiğini vurguladı.
İSO 500 şirketleri üzerinden devreden KDV yükünün her geçen yıl arttığını ifade eden Bahçıvan, 2015’te 4,8 milyar lira olan devreden KDV tutarının, 2016’da yüzde 23,6’lık artışla 6 milyar liraya kadar çıktığını söyledi.
İSO 500’deki vergi öncesi kâr eden kuruluş sayısının üç yıldır belirgin bir şekilde düştüğünü kaydeden Bahçıvan, 2016’da İSO 500 içinde vergi öncesi kâr eden kuruluş sayısının 400’den 392’ye indiğinin bilgisini verdi. 2016’da teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payı yüzde 39,3 ile halen orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığını aktaran Bahçıvan, düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payının ise 1,5 puan azalarak yüzde 37,4’e gerilediğini söyledi. Bahçıvan, İSO 500’ün 2016’da yaşanan tüm olumsuzluk ve sıkıntılara rağmen, istihdamlarını yüzde 2,2 ile yaklaşık 15 bin civarında artırdığını ifade etti.

“KGF önemli bir adım oldu”
Finansman kalitesi ve çözümünün Türk sanayisinin önünde reforme edilmesi gereken en önemli konu olduğunu ileri süren Erdal Bahçıvan, mevcut faiz yüküyle sanayinin güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi devam ettirmesinin çok kolay olmadığına işaret etti. Son dönemde finansman konusundaki birtakım reformist adımları takdirle karşıladıklarını ifade eden Bahçıvan, bunların başında Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) geldiğini belirtti. Bahçıvan, şunları aktardı: “KGF özellikle, 2017 yılındaki 2016’dan gelen finansman yüklerinin hafifletilmesi ve banka başta olmak üzere finansman kesimi ile reel sektör arasındaki stresin azaltılması noktasında oldukça önemli. Ama bu tek başına belli bir dönem için yeterli olabilecek bir konu. Bize göre Türkiye’de katma değeri yüksek ve nitelik artırıcı yeni sanayi yatırımlarının oluşmasında mutlak surette sanayi yatırımlarına özgü bir kalkınma bankasının kurulması gerçeği, bu konuda en önemli çözüm adreslerinin başında geliyor.”
Yüksek seyreden döviz kuru artışlarının etkisinin kademeli olarak enflasyon rakamlarına yansıdığını ifade eden Bahçıvan, Türkiye gibi başta enerji olmak üzere temel birçok konuda dışa bağımlı olan bir ülkede döviz kuru artışlarının kendini son bir yıldır enflasyonda parça parça gösterdiğini ve enflasyonun çift haneli rakamlara ulaştığını vurguladı.
Türkiye’nin enflasyon konusunda asıl en önemli çözümünün toplumsal verimlilikten geçtiğini vurgulayan Bahçıvan, “Enflasyonun varlığı bizim için faizlerin düşmesinin önündeki en önemli engellerden biri. Bu sureç devam ettiği müddetçe, ne yazık ki bu konuda yüksek faiz ödeme gerçeği karşımızda duruyor” şeklinde konuştu.

“Arka arkaya adımlar atıldı”
Türkiye'deki sanayicinin müteşebbislik heyecanının koşullar ne olursa olsun varlığını sürdürdüğünü dile getiren Bahçıvan, belli dönemlerde söz konusu heyecanın biraz ivme kaybettiğini, ancak bayrak yarışının devam ettiğini belirtti. Bazı teşvikler ve dokunuşlarla taçlandırılması halinde sanayinin geleceğe daha güçlü şekilde taşınabileceğini ifade eden Bahçıvan, sanayi ile ilgili arka arkaya adımların atıldığını, teşviklerin ve reformların getirildiğini anlattı. Bahçıvan, “Şunu çok net söyleyebiliriz ki; Türkiye tekrar siyaset anlamında üretim ekonomisini, sanayi ekonomisini ve sanayinin vazgeçilmezliğini kavramış vaziyette. Türkiye gibi hedefleri büyük olan 80 milyonluk bir ülke sanayisiz olamaz” dedi.