Ermaksan, MAKTEK Avrasya’da ürünlerini sergiledi

Fizik tabanlı bilime dayalı teknoloji üretimine odaklanan Ermaksan, MAKTEK Avrasya’da en son teknolojiye sahip ürünlerini sergiledi. Fuarda ayrıca, Endüstri 4.0’a geçişte inovatif uygulamalarından dolayı da Ermaksan’a ödül verildi.

A+ A-

Ermaksan, makina sektörünün bölgedeki en büyük buluşması olan ve sektördeki trendlerin gün yüzüne çıktığı MAKTEK Avrasya 2018 Fuarı’ndaki standında, en yeni teknolojiye sahip ürünlerini tanıttı. 2-7 Ekim 2018 tarihleri arasında Makina İmalatçıları Birliği (MİB) ve Takım Tezgahları Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (TİAD) işbirliği ile İstanbul’da düzenlenen fuar; toplam 124 bin metrekarelik alanda, 70 ülkeden 60 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

“Ziyaretçilerden tam not aldı”
Ermaksan’ın, Salon 7 ve 717-718-719 no’lu stantlarda ürünlerini sergilediğini dile getiren firma yetkilileri, konuşmalarını şu şekilde sürdürdüler: “Ermaksan, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin büyük beğenisini toplarken; fuar süresince tamamen kendi öz kaynaklarıyla ve Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirdiği makinalarını ziyaretçilere tanıttı. Türkiye’nin yerli üretim neferlerinden biri olarak en yeni teknolojilerini görücüye çıkardığı fuarda şirket; hız, verimlilik, performans gibi özellikleriyle öne çıkan makinalarıyla ziyaretçilerden tam not almayı başardı.”
Türkiye’nin ilk milli lazer çipini üreten Ermaksan’ın fuar süresince, yenilikçi makinalarının yanı sıra; Türkiye’nin ilk 3D metal yazıcısı (Enavision) ve yüzde 100 yerli ve milli imkânlarla üretilen lazer ışın kaynağını da (rezonatör) başarıyla sergilediğini anlatan yetkililer, “MAKTEK Avrasya’da, Endüstri 4.0’a geçişte inovatif uygulamalarından dolayı da Ermaksan’a ödül verildi” diye konuştular.

Özkayan: “Dünya ile yarış halindeyiz”
Kendi makinasına yatırım yapmayan toplumların tükenmeye mâhkum olduğunu ifade eden Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ahmet Özkayan ise, “Bizler, ‘tüketim toplumu’ olamayız; çünkü böyle bir lüksümüz yok. Yatırım amaçlı kullanılan makinalar tüketim malı değil, bilâkis üretimin kendisidir; ve ortalama 50 yıllık ekonomik ömürleriyle, çalıştıkça üretim zincirine katkı sağlayan demirbaş yatırımlardır. Makina üreticileri olarak, her fırsatta ‘yerli ve milli makina' olgusuna vurgu yapıyoruz. Daha teknolojik, daha verimli ve daha rekabetçi makinalar üretmek için dünya ile bir yarış halindeyiz. Makina berekettir; çalıştıkça kendi borcunu öder, kazandırır, fabrikalarımızı, endüstrimizi ve ekonomimizi büyütür” dedi.
Türkiye’nin kalkınmasının tek yolunun üretime dayalı ilerlemeden geçtiğini dile getiren Özkayan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Milli teknolojileri ile kendi makinalarını imal eden ülkeler; başta otomotiv, savunma sanayii, raylı sistemler ve genel endüstri olmak üzere her alanda güçlü hale gelmişlerdir. Bu yarışta en büyük motivasyonumuz devletimizin yanımızda olmasıdır. Ülkemize duyduğumuz sevda, Ar-Ge ve mühendislik alanında ortaya koyduğumuz performans ve bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar başarımızın da en önemli anahtarlarıdır. Ayakta kaldığımız sürece de bu böyle olmaya devam edecek.”