Endüstriyel tesislerde AR uygulamaları ile verimliliği artırmak mümkün

AR uygulamaları, üretim sürecinden tasarım sürecine kadar pek çok noktada hayata geçiriliyor. Peki bu uygulamalar sadece teknolojinin imkân kıldığı yeni bir trend mi, yoksa endüstri için kaçırılmaması gereken bir fırsat mı?

A+ A-

Ediz EREN (Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü)

Rockwell Automation’ın da ihtiyaca yönelik çözümler ürettiği dijital dönüşümün en yeni ayaklarından biri olan augmented reality (artırılmış gerçeklik-AR) endüstriyel tesislerde kullanılmaya başlandı. Pek çok ülkede süregelen yatırımlarla AR uygulamaları, üretim sürecinden tasarım sürecine kadar pek çok noktada hayata geçiriliyor. Peki bu uygulamalar sadece teknolojinin imkân kıldığı yeni bir trend mi, yoksa endüstri için kaçırılmaması gereken bir fırsat mı?
Globalleşen dünyada firmaların yarıştan kopmamaları için faaliyetlerinde sürekliliğin önemini bugün çok daha iyi görebiliyoruz. Teknolojinin hızla gelişmeye devam ettiği günümüzde, firmalar arası rekabet lokalden çok global düzeye taşınmış durumda. Üretim sürecindeki olası aksaklıklar, en basitinden planlanan üretim ya da kalite hedeflerini yakalayamamak gibi riskler rekabet gücümüzü aşağıya çekebilir. Üretim makinalarının olası arızalarını ve problemlerini önceden tahmin eden analitik çözümlerle entegre edilen artırılmış gerçeklik uygulamaları ile oluşturulabilecek farkındalık AR’ın sağlayabileceği en temel avantajlardan biri.

Uygulamaların ne olduğu iyi anlaşılmalı
‘Artırılmış gerçeklik uygulamalarını üretim süreçlerinde bir iyileştirme fırsatına dönüştürebilir miyim?’ diye bakmadan önce, bu uygulamaların ne olduğunu iyi anlamamız önemli. Fiziki çevreyi sanal dünyadaki nesnelerle bir araya getirerek eş zamanlı bir koordinasyon sağlayan AR uygulamaları, fiziki ortamı soyut nesneler ile birlikte aynı ekranda birleştirebiliyor. Bu da, özellikle endüstriyel tesislerdeki makinaların olası problemlerinin çok daha hızlı çözüme kavuşmasına yardımcı oluyor.
Geleneksel bir senaryoda; herhangi bir üretim tesisinde makinayı durdurup, makinanın bölümlerini açıp problemi bulmamız ve sonrasında makinenin kullanım kılavuzu yardımıyla ya da ilgili makina üreticisi ile iletişime geçerek çözüm üretmemiz gerekiyor. Tüm bu işlemler uzun bir vakit alırken, iş kesintisi ve üretim kaybına da yol açıyor. Bu kayıpları azaltmak amacıyla artırılmış gerçeklik uygulamalarının entegre edildiği tesislerde aynı senaryo tek bir tabletle ya da 2D/3D gözlüklerle çok daha hızlı çözülebiliyor. Tek bir dokunuşla makinadaki problemi tek bir ekranda gören kullanıcı; gerçek zamanlı olarak veriye, diyagramlara, iş talimatlarına ve daha birçok farklı kaynaktaki bilgiye ulaşabiliyor. Ayrıca, potansiyel sorunu da aynı tablet ya da gözlükle görüp probleme dönüşmeden müdahale edebiliyor.

Üretimin sürekli devam etmesini sağlıyor
Endüstriyel tesislerde özellikle üretim sürecini ele aldığımızda, bu sürecin yüzlerce, hatta binlerce aşamadan oluştuğunu gözlemliyoruz. Bu süreçte herhangi bir noktada hata yapmak veya herhangi bir yerde bir problemin ortaya çıkması maliyetleri ciddi oranda artırıyor. AR; üretim tesislerindeki çalışanlara ihtiyaç duydukları doğru bilgileri istenilen zamanda veriyor, hatalarını azaltıyor ve böylece verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. Sonuçta olası problemler anlık takip edildiğinden, herhangi bir iş kaybı yaşanmıyor. Bu da, hedeflendiği şekilde üretimin sürekli devam etmesini sağlıyor.
Dijital ve fiziksel dünyaların arasında köprü kuran AR, insanlar ve makinalar arasındaki yeni bir arayüz haline dönüşerek, endüstriyel tesislerde önemli bir rol oynayacak. Her ne kadar AR’ı hayata geçirmek henüz o kadar yaygın olmasa da, günümüzde birçok şirket bu uygulamayı şimdiden kullanıyor, kalite ve verimlilik anlamında ciddi kazanımlar elde ediyor. Önümüzdeki yıllarda AR sayesinde; şirketlerin müşteriye hizmet sunumlarından çalışanların eğitimine, ürünlerin tasarım metodlarından rekabet tarzlarına kadar birçok alanda hızlı değişimler bizleri bekliyor.