Emcekare Enerji’nin hedefi yerli ve milli enerji

Emcekare Enerji, patentini aldığı çalışma ile düşük akarsu ve rüzgâr hızında, yüksek kapasiteli enerji elde edip, Türkiye’nin enerji sorununu çözmeye yönelik önemli adımlar atmayı ve enerji sektörünü yerlileştirmeyi hedefliyor.

A+ A-

HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ

Emcekare Enerji firmasının sahibi İlhan Kurtuluş Çıklaiblikçi, hayalini kurmaya 13 yaşında başladığı yeni nesil rüzgâr ve akarsu türbinini patentini alarak projeyi hayata geçirdi. Çıklaiblikçi, patentini aldığı çalışma ile düşük akarsu ve rüzgâr hızında yüksek kapasiteli enerji elde edip, Türkiye’nin enerji sorununu çözmeye yönelik önemli adımlar atmayı ve enerji sektörünü yerlileştirmeyi hedefliyor. Projenin ilk prototip denemesi ise, İstanbul Boğazı'ndaki yüzeysel su akıntılarında yapılacak.
Patentini aldıkları projenin, rotor ve statoru zıt yönlere dönen sürekli mıknatıslı jeneratörün laboratuvarda devir ayarlı test düzeneğinden oluştuğunu dile getiren Emcekare Enerji firmasının sahibi İlhan Kurtuluş Çıklaiblikçi, “Bu jeneratör, rüzgâr ve akarsu, elektrikli otomobil, tramvay ve trenlerde re-generation yöntemi ile enerji geri kazanımında her alanda normale göre sekiz kat fazla enerji kazanımı sağlıyor. Emcekare Enerji, 2013 yılında Erciyes Teknopark'ta TÜBİTAK’ın proje desteği ile kuruldu. Şirketimiz, ilerleyen yıllar içerisinde patentini aldığı bu çalışma ile enerji sektörüne adım attı. Birbirine zıt yöne dönen çift pervane ile bileşke hızını iki katına çıkardık. Çalışmalarımıza 2011 yılında başladık ve 2013’te TÜBİTAK tarafından kabul edildik. Bu proje ile düşük akarsu ve rüzgâr hızlarında yüksek kapasiteli enerji üretmek istiyoruz. Jeneratörlerimizin bu özelliğiyle dünyada önemli bir yer alacağına inanıyoruz” dedi.
Nisan ayında İstanbul’da düzenlenen World Cities İstanbul 2018 Uluslararası Kongresi'nde, rüzgâr ve akarsu türbinleri projesi ile inovasyon kategorisinde birinci olduklarının altını çizen Çıklaiblikçi, şu anda farklı yatırımcı arayışlarına devam ettiklerini aktardı.

“İlk deneme boğazda yapılacak”
Akarsu üzerinde ilk denemenin İstanbul Belediyesi ve Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Ümit Kemalettin Terzi ile birlikte İstanbul Boğazı'nda yapılmasını planladıklarını söyleyen Çıklaiblikçi, şöyle devam etti: “Rüzgâr türbinleri iki ayrı pervaneden oluşuyor. İster dikey, ister yatay rüzgâr türbini olsun, tek pervane yerine çift pervane kullanıyoruz. Pervaneler kanat açılarındaki farklılıktan dolayı birbirlerine zıt yönlere dönüyor. Jeneratör içinde sargı ve mıknatısların bulunduğu bölümlere bu hareketi aktararak birbirlerine zıt yönde döndürdüğü için bileşke hızı iki katına çıkıyor. Bu zıt yönlü dönme sonrasında bileşke hız iki katına çıktığı için, hızın küpüyle orantılı olan güçte sekiz kat artış elde edilebiliyor. Ancak burada anlık olarak yüksek güç üretiminden değil, zamana bağlı olarak artan enerji üretiminden bahsediyoruz.”

“Akıntılardaki enerjiyi değerlendirmek istiyoruz”
Türbinlerin bir başka farkının ise, diğer türbinlerin düşük kapasitelerde üretim yaptığı koşullarda bile daha yüksek verimle enerji üretmek olduğunu vurgulayan Kurtuluş Çıklaiblikçi, “Bu bakımdan özellikle boğazlarda yüzeysel akıntı çok müthiş. 0 ilâ 10 metre derinlikte, 5 ilâ 7 knot arasında değişen akıntılar var. İstanbul Belediyesi ve Marmara Üniversitesi ile birlikte ortak bir proje yaparak, bu akıntılardaki enerjiyi değerlendirmek istiyoruz. Bunun için ilk denemelerimiz boğazlarda başlayacak” diye konuştu.
31 Mart 2015'te yaşanan genel elektrik kesintisini hatırlatan Çıklaiblikçi, “Bu tarz durumların önüne geçebilmek için enerjiyi tek bir yerde üretip tüm ülkeye dağıtmak yerine; her yerde kurulan küçük akarsu, rüzgâr tribünleri ya da güneş panelleri ile dağıtarak kayıpların azalmasını sağlayabiliriz. Tek yerden dağıtımda birbirine bağlı sistem arızaları daha çok meydana geliyor. Ancak, sistem birbirinden bağımsız olduğu zaman arızaların her yere yayılması önlenebilir” diyerek sözlerini tamamladı.