Dijitalleşmenin ‘olmazsa olmazı’ insan

14 ülkede, beş ana sektör üzerinden detaylı araştırmalarla oluşturulan ‘Dijital Sürdürülebilirlik Endeksi’; şirketlerin ve liderlerin teknoloji odaklı hareket ettiklerini, ancak sürdürülebilir dijitalleşmenin 'olmazsa olmazı'nın insan olduğunu ortaya koydu.

A+ A-

Yaygın kullanımı ile Sanayi 4.0 ya da dijitalleşme, endüstriyi sil baştan değiştiriyor ve günümüzde ülkelerin, şirketlerin en temel gündemini oluşturuyor. Şirketler ve liderler dijital dönüşümün teknoloji ve buna bağlı yeni sistem yaratma boyutuna yoğunlaşmış durumda. Ancak, global insan kaynakları ve organizasyonel danışmanlık şirketi Korn Ferry’nin, dijital dönüşümü ölçümlemek ve şirketlere yol göstermek amacıyla 14 ülkede kapsamlı bir araştırmanın sonucunda oluşturduğu ‘Dijital Sürdürülebilirlik Endeksi’, sadece teknolojiye odaklanarak sürdürülebilir dijital dönüşümün mümkün olamayacağını ortaya koydu. Söz konusu çalışma, yönetim ve organizasyon anlamında dijital sürdürülebilirliğin 'olmazsa olmazı' olan; ‘Çeviklik’, ‘Bağlantı Kurabilirlik’, ‘Disiplin ve Odaklanma’, ‘Yetki Verme ve Uyum, Açıklık’ ve ‘Şeffaflık’tan oluşan beş kriter üzerinden kapsamlı araştırma ile oluşturuldu. ‘Dijital Sürdürülebilirlik Endeksi’nin sonuçlarına göre; sürdürülebilir dijital dönüşümün yolu en az teknoloji ve buna bağlı sistem ve şirket kültürü kadar, yönetim anlayışı ve çalışanların da dönüşümünden geçiyor.

ABD şirketleri ilk sırada
Şirket kültürü, yönetim anlayışı ve organizasyonel anlamda firmaların dijital sürdürülebilirliğini ortaya koyan endekste, ABD şirketleri dijital sürdürülebilirlikte birinci sırada yer alırken; İngiltere ikinci, Hollanda üçüncü, Türk şirketleri ise son sırada yer aldı. Söz konusu sıralamada; Avusturya dördüncü, dijitalleşme konusunda güçlü söylemleri ile uluslararası gündemde yer alan Almanya ise beşinci sırada yer aldı.

Türk şirketleri en son sırada yer aldı
İşletmelerin sürekli uyum sağlamaya ve uzun süreli başarı elde etmeye ne derece hazır olduğunu ortaya koyan ‘Dijital Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer alan 14 ülke arasında genel ortalamada en son sırada yer alan Türk şirketleri; ‘Bağlantı Kurabilirlik’, ‘Disiplin ve Odaklanma’, ‘Yetki Verme ve Uyum’ kategorilerinde de yine liste sonunda bulunuyor. ‘Açıklık ve Şeffaflık’ kriterinde 11’inci sırada yer alan Türkiye’nin, ‘Çeviklik’ kriterine göre yapılan sıralamada sekizinci sırada yer alması ise, geleceğe ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Bu da; pazar ve ortam değişikliklerine uyum sağlama, karar alma ve uygulamaya koyma anlamında Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekiyor.

Finans hizmetleri birinci sırada
Endeks, sektörel anlamda da ilginç sonuçlar ortaya koydu. Temel beş sektörün mercek altına alındığı sektörel sıralamada, finans hizmetleri birinci sırada yer aldı. Finans şirketleri, ‘Çeviklik’ dışında tüm kriterlerde aldıkları yüksek puanlarla temel beş sektör içerisinde liderliği aldılar. Teknoloji sektörünün ikinci olduğu sıralamada; sağlık sektörü üçüncü, sanayi dördüncü ve perakende sektörü de beşinci sırada yer aldı.
‘Dijital Sürdürülebilirlik Endeksi’ (DSI), Korn Ferry Institute ve Oxford Analytica tarafından tasarlanıp, ekonomik modellemeyle oluşturuldu. Devam eden ve büyük öneme sahip dijital değişim bağlamında dönüşümü yeniden tanımlayan araştırma, dijital sürdürülebilirliği bugün ve gelecekte finansal başarı için kritik bir itici güç olarak görüyor. Çalışmada, dijital sürdürülebilirliğin niceliğini belirlemek adına özel Korn Ferry verileri ve herkese açık mevcut veriler bir araya getirildi. Çalışma, dijital sürdürülebilirliği tetikleyen beş boyut kapsamında 14 ülke ve beş sektör genelinde 362 şirketi kıyaslıyor. Her bir sektör ve ülke, 100 üzerinden aldığı DSI puanına göre sıralandı. Bu puan, her bir boyutta dijital sürdürülebilirliği ve performansı yansıtıyor.

Çamurdan: “Şirketlere yol göstermek istiyoruz”
Dijital sürdürülebilirliği; şirketlerin dijital ekonominin sürekli değişen dinamiklerine ayak uydurma, adapte olma yetkinliği olarak tanımladıklarını vurgulayan Korn Ferry Endüstri Sektörü Kıdemli Direktörü İlkay Çamurdan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “14 ülkede kapsamlı bir araştırmanın sonucunda oluşturduğu ‘Dijital Sürdürülebilirlik Endeksi’ni; şirketlerin dijital ekonomiye sürekli uyum gösterme ve başarı kabiliyetlerini ölçerek, yol göstermek amacıyla oluşturduk.”
Araştırmalarının, dijitalleşmenin sadece dijital teknolojileri getirmekle sağlanamadığını ortaya koyduğuna dikkat çeken Çamurdan, “Sürdürülebilir bir dijitalleşme için teknolojik değişimin yanı sıra; şirketleri dijitale göre organize etmek, yönetmek ve çalışanları da bu dönüşüm etrafında toplayarak, motive etmek gerekiyor. Yani dijital dönüşüm için teknoloji yeterli değil, insan yönetimi bu işin en önemli kısmını oluşturuyor. Başka bir ifadeyle; dijital dönüşümün yolu yönetim anlayışı ve çalışanın dönüşümünden geçiyor” dedi.

“Doğru stratejileri hayata geçirmeliler”
Kurumların dijital sürdürülebilirlik anlamında olgunluğa erişmeleri için; doğru stratejileri hayata geçirmeleri, düzenlemelere ve makroekonomiye ilişkin sorunların üstesinden gelmeleri gerektiğine dikkat çeken Çamurdan, şöyle devam etti: “Ancak bugün dijital olgunluğa ulaşmak yeterli değil. Yeni ekonomi, sürekli yenilenen değişim üzerine kurulu şirketler talep ediyor. Yeni ürünlerin, hizmetlerin ve markaların piyasaya ışık hızında girdiği bir ortamda liderler, dönüşümün sadece bir defalığına değil, sürekli olarak gerçekleşmesi gerektiğini görmelidir. Bu anlamda; geleneksel ücretlendirme sistemleri, statik ekipler ve hiyerarşi gibi kavramlar son bulmak zorunda. Organizasyonel performansın devamı için çok daha esnek ve yeni dinamiklere cevap veren bir iş modeli kurmak ve buna göre de insan kaynağı oluşturmak gerekiyor.”
Çamurdan, Türk şirketlerinin dijital sürdürülebilirlikte etkin olmak ve bu süreçte yerel ve global pazarda rekabette öne geçmek için teknolojik dönüşüm kadar, ticari operasyonlarının insani yönünü geliştirmeye de odaklanmaları gerektiğinin altını çizdi.