Denizli ortak aklının söyledikleri...

Denizli OSB’nin hızla değişen küresel rekabet koşullarında güçlü bir oyuncu olabilmesi ve potansiyelini ortaya koyabilmesi için bölge sanayicilerinin katılımlarıyla 10 parametrede görüş birliğine varılmış…

A+ A-

Yalçın GÜR

Son zamanlarda çok kullanılan ve biraz da sihir yüklenen kelime ya da kavramlara baktığımıza şu dikkat çekiyor: Ortak akıl dile getirildiğinde herkes farklı şeyler anlıyor olsa da (küçük farklılıklar da olsa), hakkı verilerek doğru anlaşılırsa elbette birçok alanda çok yararlı oluyor. Bu ve benzeri kavramları; gereksinim tespiti, arama toplantısı stratejik düşünme, veri yönetimi, planlama, ortak payda, strateji belirleme, zihin hazırlama, eğitim (oryantasyon) gibi konularla (model, metot vb. dâhil) birlikte ele alarak yaklaşıldığında ve mutlaka bir zamanlama-zaman yönetimi çerçevesinde uygulama gerçekleştirildiğinde sonuçları daha net görülüyor.
Mâlum; ‘ölçmezsen yönetemezsin!’ mottosu, özellik planlama işi ile uğraşanlar açısından çok önemli. Aslında teknik anlamda süreç yönetimi ve denetiminin de temel parametreleri arasında yer alan izlemek, ölçmek, değerlendirmek, revize etmek, sonuçlandırmak gibi konular, ortak aklı kullanma ve yönetme konusunda özel ağırlık taşımakta. Konu ile ilgili çalışmalardan kilit bulguları bulan ve ele alan sabırlı düşünme turlarının ortak akıl oluşturma çalışmalarında etkin bir rol oynadığını düşünüyorum.

10 parametrede görüş birliğine varıldı
Beni bu satırlara yazmaya ve konu hakkında düşünmeye iten Turkishtime ve Halkbank’ın organize sanayi bölgelerinde gerçekleştirdiği ‘Ortak Akıl Toplantıları’ndan 18’incisi olan Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yapılan toplantı oldu. Yapılan açıklamada, Denizlili sanayiciler ile Denizli OSB'nin potansiyelleri, sorunları ve alınması gereken önlemlerin masaya yatırıldığı belirtiliyor. Yılda ortalama 1 milyar dolar ihracat gerçekleştirilen Denizli OSB’nin hızla değişen küresel rekabet koşullarında güçlü bir oyuncu olabilmesi ve potansiyelini ortaya koyabilmesi için bölge sanayicilerinin katılımlarıyla 10 parametrede görüş birliğine varılmış. Bu 10 parametre şöyle sıralanmış: “OSB’ler daha çok desteklenmeli, sanayi tarımla güçlenir, Denizli OSB’nin demiryoluna ihtiyacı var, Denizli teşvik alamıyor, Dünya ‘yeşil OSB’ sürecine girdi, OSB’lerin arsa üretme kapasiteleri artırılmalı, pazarlamada kalitenin önemi giderek artıyor, enerjide çözüm güneş enerjisinde, gençler üretimden ve çalışmaktan uzaklaşıyor ve ‘meslek lisesi, memleket meselesi” olmalı.”

Enerji ve çevre korumada yapılabilecek çok iş var
10 maddeye ve özetlenen içeriklerine dikkatle baktığımda en az beş tanesinin kamu otoritelerinin doğrudan planlamasının ve etkin katılımının gerektiği konular (OSB’ler daha çok desteklenmeli, sanayi tarımla güçlenir, Denizli OSB’nin demiryoluna ihtiyacı var, Denizli teşvik alamıyor ve OSB’lerin arsa üretme kapasiteleri artırılmalı) olduğunu görüyorum. İkisi enerji, ikisi eğitim ve birisi pazarlama-kalite olmak üzere diğer beş konunun kamu otoriteleriyle birlikte ele alındığında çok daha verimli sonuçlar oluşturulabileceği; ancak kamunun katılımı dışında OSB katılımcılarının iyi bir organizasyonla yapabileceği çok şey olduğu kanısındayım. Özellikle bölgenin güneş ışın-enerjisi kalitesinin (verimliliğinin) enerji üretimi açısından yüksek olduğu dikkate alınırsa, enerji ve çevre koruma alanlarında yapılabilecek çok iş var. Eğitim konusunda da, meslek liseleri yanında istihdamla birlikte ele alınması gereken mesleki oryantasyon programları konusunda yapılabilecek çok şey var.
Bölgenin kendisine sağladığı teşvikleri-destekleri iyi değerlendirdiği şu örnekte açıkça görülüyor: 2016 yılında yürürlüğe giren ‘Ar-Ge Reform Paketi’ çerçevesinde, Denizli OSB Müdürlüğü ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliği ile düzenlenen “Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Tanıtım ve Bilgilendirme Toplantısı’nın 2016 yılı ekim ayında gerçekleştirilmesinin ardından, Türkiye’deki 22 tasarım merkezinden yedi tanesi bölgede kurulmuş. Kısaca söylersek; bölgenin yeniliklere açık olduğu görülüyor.
OSB konusu açılınca aklıma hep 1999 yılında fark ettiğim İtalyan organize sanayi bölgeleri ile ilgili bir yayın gelir (İKV kütüphanesinde bulduğum bir yayındı). Orada İtalya’nın 1970’lerdeki OSB plan ve projelerinin İtalyan makina ve üretim teknolojileri sanayinin sistemli, entegre ve sürekli gelişmesinde oynadığı etkin rolü fark ettim (bu yayının bir kısa özeti 1999 Ağustos’ta Dünya Gazetesi’nde İşletme-Yönetim sayfasında yer almış ve ilgi çekmişti).