Aslan: “2019 yılında en önemli hedefimiz yeni pazarlara ulaşmak”

2019 yılında ihracatta yeni pazarlara ulaşma konusunun en önemli hedefleri olduğunu dile getiren Adnan Aslan, özellikle Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Latin Amerika’nın sektör açısından önemli pazarlar olduğunu ifade etti.

A+ A-

Türk çelik sektörü, korumacılık önlemlerinin damga vurduğu 2018 yılını ihracatta büyük bir başarı ile tamamladı. Sektörün ihracatı miktar bazında yüzde 20,8’lik artışla 21,4 milyon tona yükselirken; değer bazında ise yüzde 36,1’lik artışla 15,6 milyar dolara ulaştı.
Sektörde ve ihracatta yaşanan gelişmeleri değerlendiren Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, korumacılık önlemlerinin damga vurduğu zorlu bir yılı geride bıraktıklarını söyledi. Korumacılık önlemleri nedeniyle özellikle Kuzey Amerika pazarında ciddi bir daralma yaşadıklarının altını çizen Aslan, söz konusu bölgeye ihracatın yüzde 15,1’lik düşüşle 1,9 milyon tona gerilediğini ifade etti. Aslan, benzer şekilde Orta Doğu bölgesine yönelik ihracatta da yüzde 6’lık düşüş yaşadıklarını ve ihracatın 3,8 milyon tonda kaldığını bildirdi.
Türk çelik sektörünün söz konusu pazarlarda düşüş yaşasa da; gerek kalitesi, gerekse de rekabetçi fiyatları sayesinde kendisine yeni pazarlar yarattığını ve bazı mevcut pazarlarda da ciddi bir büyüme sağladığını söyleyen Aslan, “2018 zorlu bir yıl olmasına karşın, özellikle Asya pazarından Türk çeliğine ciddi bir ilgi oldu. 2018 yılında Asya pazarına miktarda yüzde 34,8’lik artışla 1,7 milyon tonluk ve değerde de yüzde 51,2’lik artışla 961 milyon dolarlık çelik ihraç ettik. Filipinler ve Sri Lanka gibi bölgedeki yeni pazarlara ulaştık” diye konuştu.

“Büyük bir başarıya imza attık”
Geçen yıl ihracatta yaşanan artışın sektör adına büyük bir başarı olduğunun altını çizen Aslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “2018'i yüzde 20,8’lik artışla 21,4 milyon ton ihracatla tamamladık. Değerde de, yüzde 36,1’lik artışla 15,6 milyar dolara ulaştık. Türkiye'nin çelikte ton başına ortalama birim fiyatı ise, yüzde 12,7’lik artışla 645 dolardan 727 dolara çıktı.”
2019 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Aslan, korumacılık trendinin devam etmesinin yanı sıra Çin'in de yeniden agresif ihracat politikasına yönelecek olmasının özellikle ilk yarıda ihracatçıları zorlayabileceğini kaydetti. Bu sene ihracatın 2018 seviyesine ulaşamayabileceğini belirten Aslan, ihracatın 15-16 milyon ton seviyesine gerileyebileceğini söyledi. İhracatta yaşanabilecek olası bir gerilemenin etkilerini en aza indirebilmek için tüm sektör olarak birlikte çalışacaklarını ve özellikle de yeni pazarlara yöneleceklerini dile getiren Aslan, “Üretim gücünün yanında, ihracat ve pazar bilgisinin de önemli artıları var. Türkiye, kaliteli ürünleri rekabetçi fiyatlarla sunabiliyor ve bu durum ihracatta önemli bir avantaj sağlıyor” dedi.

“Daha fazla ülkeye ihracat yapmayı planlıyoruz”
2019 yılında ihracatta yeni pazarlara ulaşma konusunun en önemli hedefleri olduğuna dikkat çeken Adnan Aslan, şöyle konuştu: “Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Latin Amerika bizim için önemli. Alt sektörlere yönelik birden fazla URGE projesi başlatacağız ve ihracatımızın istenen seviyelerde olmadığı bölge ve ülkelere sektörel ticaret heyetleri düzenleyeceğiz. Bu ticaret heyetleri ile birlikte, yeni alıcılarla buluşmayı ve Türk çeliğini daha fazla ülkeye ihraç etmeyi planlıyoruz. Ayrıca, AB, ABD ve MENA bölgesinde düzenlenecek sektörün önde gelen konferans ve fuarlarına katılacağız.”
Küresel boyutta artan korumacılık önlemlerinin gelecek yıllarda da sektörün ihracat seyrini etkileyecek en önemli unsur olacağına dikkat çeken Aslan, “Mâruz kaldığımız ticaret davaları ve korumacılık önlemleri karşında sektörümüzü savunmak, 2019 yılında da odaklanacağımız en önemli konu başlıklarımızdan biri olacak” ifadesini kullandı.
Geçen sene ihracat rakamlarının artmasında katma değerli üretimin de etkili olduğunu aktaran Aslan, yassı çelikte ihracat birim değerinin 700 doların üzerine çıktığını ifade etti.

“ABD’ye ihracat önemli oranda düştü”
ABD'nin Türk çeliğine uyguladığı yüzde 50'lik ek vergiyi de değerlendiren Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Aslan, uzun süredir ABD'nin kararında bir yumuşama beklemelerine karşın henüz ABD tarafından bir adım atılmadığını söyledi. ABD'nin temmuz ayında yüzde 25 ek verginin üzerine koyduğu artı yüzde 25’lik verginin ihracatı önemli oranda düşürdüğünü belirten Aslan, mevcut durumda söz konusu vergilerle ihracat yapmanın çok zor olduğunu kaydetti. Vergilerin her an kalkabileceği yönünde de bir beklentilerinin olduğunun altını çizen Aslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Temmuz ayında Trump'ın bir tweeti ile gelen ek vergi, bir bakmışsınız yine bir gece atılan tweetle bitebilir. Türk çelik sektörü o kadar dinamik bir sektör ki; Trump gece tweet atsın, sabahına bizim sanayicilerimiz rekabetçi fiyatlarla satış yaparlar.”

“ABD’deki müşteriler de mağdur oldu”
Mevcut vergilerden ABD'deki müşterilerin de mağdur olduğunu ve dava açtıklarını ifade eden Aslan, ek vergilerle ABD içindeki fiyatların yüzde 50'ye varan oranlarda arttığını kaydetti. Oluşan enflasyonun alt sektörleri zorlamaya başladığını vurgulayan Aslan, yükselen fiyatlar sayesinde çelik üreticilerinin tarihi kârlar açıkladığını da sözlerine ekledi.
Türkiye'ye karşı anti-damping davalarının uzun yıllardan beri sürekli açıldığının altını çizen Aslan, "Ama bugüne kadar biz damping yapmadığımızı ve teşvik almadığımızı kanıtladık. Açtığımız davaları kazanıyoruz; fazladan ödediğimiz vergileri de geri alıyoruz. Ancak, Trump'ın ulusal güvenliği zedeliyor gerekçesi göstererek ek vergi koyması ile olaya artık politika girdi. İş damping olduğunda kendimizi savunabiliyoruz; fakat bu durumda zorda kalıyoruz. Türk çelik üreticileri çok seri bir şekilde hareket eder. Ancak, işin içine yeter ki politika girmesin ve haksız rekabete karşı destek bulabilelim. Biz her türlü zorluğu yeneriz" diye konuştu.
ABD Ticaret Bakanı ile Trump'ın ticaret danışmanının aynı zamanda çelikçi olduğuna işaret eden Aslan, zamanında Türk çeliğine karşı verdikleri savaşı siyasi pozisyonları güçlenince daha da hızlandırdıklarını ileri sürdü.

“Çin, çelik piyasasının en önemli oyuncusu”
Çin'in çelik piyasasının en önemli oyuncusu olduğuna dikkat çeken Adnan Aslan, iç piyasadaki talep nedeniyle 2018 yılında Çin'in 900 milyon tonluk üretime karşın 75 milyon tonluk ihracat yaptığını söyledi. Ancak, bu yıl Çin'in büyüme verilerinin iyi gelmediğini ve ülkenin çelik üreticilerinin ihracata yönelebileceğini anlatan Aslan, "Eğer iç piyasada daralma sürer ve ihracat yapmaya karar verirlerse, bu durum bütün dünya için sıkıntı olur. 100 milyon tonun üzerine çıkacak bir ihracat miktarı tehlike yaratır" dedi.
Geçen yıl ABD pazarını telâfi için hızlı bir şekilde Uzak Doğu pazarına yöneldiklerini ve ciddi bir başarı elde ettiklerini ifade eden Aslan, "Ancak, bu sene Çin etkisi nedeniyle özellikle Singapur ve Hong Kong gibi pazarlarda biraz daha zorlanabiliriz. Ayrıca, Hindistan, Katar ve Suudi Arabistan da bölgeye ihracat yapıyor ve bizim ciddi rakiplerimiz oldular" ifadelerini kullandı.

“İran’dan ciddi bir oranda çelik geliyor”
Son dönemde İran'dan Türkiye'ye ciddi oranda bir çelik ithalatının başladığına işaret eden Aslan,söz konusu durumun ciddi bir kalite sıkıntısına neden olduğunu belirtti. Aslan, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Türkiye’de üretilen inşaat çeliğinde TS708 ve G belgesi aranmasına karşın, ithal edilen inşaat çeliklerinde bu seviyede bir sertifikasyon ve denetim aranmıyor. Buna rağmen, ülkemize gelen her üç kamyondan biri Türkiye standartlarına uygun olmadığı için testleri geçemeyip geri dönüyor. 100 metrekarelik bir ev için dört ton çelik kullanılıyor. İran'dan gelen bir kamyon çelikle altı daireli bir apartman yapabilirsiniz. Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan bir ülke için bu çok dikkat edilmesi gereken bir konu."