2020’de internete bağlı cihaz sayısı 32 milyara ulaşacak

Günümüzde veri merkezleri, sadece büyük şirketlerin hizmet aldığı yapılar olmaktan çıkarak; tüm ölçekteki şirketler için de verilerin güvenle ve uygun maliyetlerle barındırılmasını sağlayan birer adres haline geldi.

A+ A-

Veri merkezleri, dijital dönüşüm çağında ortaya çıkan yeni teknolojilerin de etkisiyle işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek seviyede bir erişilebilirlik sağlıyor. Aynı zamanda; kritik veri, uygulama ve yazılımların barındırıldığı esnek bir yapıya bürünüyor. Dijital dönüşüm ve bulut teknolojileri ile birlikte veri merkezleri, sadece büyük şirketlerin hizmet aldığı yapılar olmaktan çıkarak; tüm ölçekteki şirketler için de verilerin güvenle ve uygun maliyetlerle barındırılmasını sağlayan birer adres haline geldi. Bu dönüşümle birlikte ortaya çıkan veri miktarı da durmaksızın artıyor.
Araştırma şirketi IDC, 2020 yılında internete bağlı cihaz sayısının 32 milyara ulaşacağını ve dünyadaki verilerin yüzde 10’unu oluşturacağını öngörüyor. 2013-2020 yılları arasında dijital dünyanın 4,4 trilyon gigabayttan 44 trilyon gigabayta çıkarak 10 kat büyümesi bekleniyor. 2013’te dijital dünyadaki veri miktarının yüzde 20’sinden azı bulut sistemlerine taşındı. 2020’de ise, bu oran iki katına çıkarak yüzde 40’a ulaşacak. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 gibi trendlerin şirketlere yeni bir devrim yaratacağı tahmin edilen bu dönemde; şirketlerin stratejileri, teknolojiye yaklaşımları, veri miktarları ve hatta kullanım modelleri de dönüşüyor.

Abalı: “Yaşam standardını yükseltecek”


Bireysel hayatta da, kurumsalda yaşanan gelişmelere paralel olarak veri aktarımıyla çok daha kişiselleştirilmiş bir dünyanın beklendiğini belirten Radore Genel Müdürü Sadi Abalı, “Yapılan birçok araştırma, önümüzdeki dönemlerde IoT uyumlu cihazlardan toplanan verilerin kullanıcıların günlük ihtiyaçlarını karşılamak, yapay zekâ gibi geleceğin teknolojilerini beslemek için kullanılacağını gösteriyor. Böylece, hiçbir insan eli değmeden birbiriyle haberleşen makinalar, insanların yaşam standardını yükseltecek. Hem Türkiye’de, hem de dünyada IoT uyumlu altyapılara yatırımlar hızlanıyor. Biz de bu yapılara uygun çözümlerle, yüksek performans ihtiyacı duyan tüm müşterilerimize özel hizmetler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

“Çok ciddi maliyetler yaratabiliyor”
Her yıl katlanarak artan veri miktarıyla ekonomik yollardan baş edilebilmeye imkân tanıyan teknolojilerin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Abalı, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Oluşturulan verilerin çoğunlukla 5-10 yıl, hatta onlarca yıl saklanması çok ciddi maliyetler yaratabiliyor. Veri depolama, arşivleme, yedekleme alanlarında maliyetleri köklü bir şekilde değiştirecek teknolojilere çok ciddi şekilde ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde, gittikçe gelişen ve yaygınlaşan sanallaştırma teknolojileri sayesinde kaynak kullanımları çok daha verimli hale getiriliyor. Bu sayede, önümüzdeki dönemde daha az enerji tüketen, çevreye duyarlı ve daha verimli veri merkezlerinin sayısı gittikçe artacak.